Boşanma davasında, istinaf edilmeyen yoksulluk nafakası temyizinin reddedilmesi ve hükmedilen maddi ile manevi tazminatın az bulunarak istinaf kararının Yargıtayca bozulması.
Özet: Yargıtay, boşanma davasında, davacı kadının yoksulluk nafakası talebinin istinaf aşamasında temyiz edilmediği gerekçesiyle bu yöndeki temyiz dilekçesini reddederken, bölge adliye mahkemesince kadına hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusur dereceleri ile hakkaniyet ilkesi göz önüne alındığında yetersiz olduğuna karar vererek bu kısım yönünden kararı bozmuş; davalı erkeğin tüm itirazları ile davacı kadının diğer temyiz itirazlarını ise reddederek bölge adliye mahkemesi kararının bozma dışındaki kısımlarını onamıştır.

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1870 E., 2025/1978 K.DAVA TÜRÜ : BoşanmaİLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 4. Aile MahkemesiSAYISI : 2021/251 E., 2024/472 K.Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı vekili tarafından hükmedilen nafakaların ve tazminatların miktarı, kişisel ilişki süreleri, yoksulluk nafakasının reddi yönünden; davalı-davacı erkek vekili tarafından ise asıl davanın kabulü, karşı davanın reddi, kusur belirlemesi, hükmedilen iştirak nafakası ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre ilk derece mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır.İlk Derece Mahkemesince verilen karar davacı-davalı kadın tarafından yoksulluk nafakasının reddi yönünden istinaf edilmemiş olup bu yönde Bölge Adliye Mahkemesince de yeni bir hüküm kurulmadığı anlaşılmakla; kadının yoksulluk nafakasının reddi yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.Davalı erkek vekilinin tüm, davacı kadın vekilinin diğer yönlerden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-davacı erkeğin tüm, davacı-davalı kadının aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri nazara alınarak, 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereğince daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu husus gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.KARARAçıklanan sebeplerle;1.Davacı-davalı kadın vekilinin yoksulluk nafakasının reddine yönelik temyiz dilekçesinin REDDİNE,2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadın lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarı yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,3.İlk Derece Mahkemesi kararının kadın lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarı yönünden BOZULMASINA,4.Davalı-davacı erkek vekilinin tüm, davacı-davalı kadın vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ...'a yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ...'e iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.