Hırsızlık suçunda sanık müdafiinin temyiz istemiyle, şikayetçi zararının giderilip TCK 168/2 uygulanıp uygulanmadığının araştırılmaması nedeniyle hükmün bozulması kararı.
Özet: Hırsızlık suçundan yapılan yargılamada, şikayetçinin temyiz aşamasında şikayetinden vazgeçmesi üzerine temyiz istemi reddedilmiş; sanık müdafiinin temyiz başvurusu incelenerek ilk derece mahkemesinin, sanığın zararı giderme çabası ve mağduriyetin ne zaman giderildiği hususunu Türk Ceza Kanununun 168/2. maddesi kapsamında yeterince araştırmadan karar vermesi hukuka aykırı bulunmuş, bu nedenle hüküm bozulup dosya yeniden incelenmek üzere ilgili mahkemeye gönderilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2026/5690 E.  ,  2026/9879 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/1303 E., 2023/1589 K.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik şikâyetçinin temyiz isteminin incelenmesinde
Şikâyetçi tarafından, temyiz aşamasında verilen dilekçesinde, şikâyetten vazgeçtiğini bildirmesi karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 234. maddesi uyarınca, davaya katılma hakkı ve buna bağlı olarak kanun yoluna başvurma hakkının ortadan kalkacağı dikkate alınarak, şikâyetçinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, ''Sanığın müştekinin zararının giderilmesi için mücadele ettiğine ancak mahkemenin kasası bulunmadığı belirtilerek fiili imkânsızlıklar nedeni ile ödemenin yapılamadığına, son aşamada ise zararın giderildiğine ve buna ilişkin dekontun sunulduğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine'' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Şikâyetçinin 14.06.2023 tarihli dilekçesi ile sanığın zararı gidermek istediğini ancak yargılama sırasında ödemeyi yanlış yere yaptıktan sonradan durumu fark etmesi üzerine tekrar ödeme yaptığını beyan etmesi karşısında şikâyetçinin zararının karşılanıp karşılanmadığı, karşılanmış ise tarihi araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için dosyanın Denizli 15. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.