Danıştay, 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan personelin FETÖ/PDY iltisakı nedeniyle OHAL Komisyonu ret kararının temyizinde masumiyet karinesi ve Bank Asya delillerinin bağımsız değerlendirilmesi.
Özet: Bir kamu görevlisinin 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin OHAL Komisyonu ret kararının iptali istemiyle açtığı davanın alt dereceli mahkemelerce reddedilmesi üzerine yaptığı temyiz başvurusunda, Danıştay, davacının hakkında devam eden ceza yargılamasındaki masumiyet karinesinin, terör örgütüyle iltisakının belirlenmesi noktasında ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin (Bank Asyaya örgütün talimatıyla para yatırılması, tanık beyanlarıyla örgüt içi görevinin ortaya konulması gibi) bağımsız olarak değerlendirilmesine engel olmadığını belirterek kamu görevinden çıkarma işleminin hukuka uygunluğunu temyiz açısından incelemiştir.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/5463 E.  ,  2025/8094 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/5463
Karar No : 2025/8094
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı iddia olunan özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen... İdare Mahkemesinin... tarih ve E..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Uyuşmazlıkta ceza hukuku ilke ve güvencelerinin uygulanması gerektiği, FETÖ/PDY’nin ilk kez hukuken terör örgütü olarak kabul edildiği tarih öncesi için kendisine herhangi bir sorumluluk yöneltilemeyeceği, irtibat ve iltisak kavramlarının hukuki dayanağının bulunmadığı, kamu görevine son verildiği tarihte mevcut olmayan delil ve tespitlerin aleyhine sonuç doğurmayacağı, Bank Asya'ya terör örgütünün talimatı ile finansal destek verdiği iddiasının gerçeği yansıtmadığı, yasal olarak faaliyet yürüten tüzel kişilerle geçmişte kurulan hukuk ilişkilerinin OHAL ilanı sonrasında terör örgütleriyle iltisak nedeni olarak kabul edilemeyeceği, hukuka aykırı olarak elde edilen delillerin dikkate alınamayacağı, hakkında genel mevzuat hükümleri yerine OHAL KHK’si hükümleri uygulanarak ve savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmadığı, masumiyet karinesinin, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ve Anayasa ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümlerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Her ne kadar; temyizen incelenen İdare Dava Dairesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde, davacının .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi "masumiyet karinesi" gereğince mümkün olmamakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
Bu itibarla; ... Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan;
"... sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ele başı Fetullah Gülen'in örgüt kapsamında faaliyet gösteren Bank Asya'yı kurtarmaya yönelik Ocak 2014 tarihinde para yatırılması talimatından sonra Bank Asya'daki hesabına örgüte destek amacıyla, 07.05.2014 tarihinde 5.100,00-TL para yatırdığı, 29.09.2014 tarihinde 30.000,00-TL lik, 03.07.2015 tarihinde ise 20.232,02-TL lik katılım hesapları açtığı, ayrıca küçük miktarlarda para yatırma ve çekme işlemlerinin olduğu...
... tanık olarak beyanda bulunan İ.H.İ.'ın, Akşehir ilçesinde örgüte bağlı bir yurtta belletmen olarak çalıştığı dönemde, sanığı aynı bölgede küçük bölgeci olarak görev yapması nedeniyle tanıdığını, kendisininde aynı zamanda örgüt içinde küçük bölge imamlığı yaptığını, hakkında örgüt üyeliği ile ilgili soruşturma bulunduğunu ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandığını, Küçük bölgeci'nin; büyük esnaf gruplarının bir alt grubundan sorumlu örgüt üyesi olduğunu, sanığın 2011-2014 yıllları arasında küçük bölgeci olarak görev yaptığını, küçük bölgecilerin sorumlu oldukları esnaf grubuna sohbet toplantısı düzenlediğini, bu toplantılarda fetönün kitaplarının okutulup, cd lerinin seyredildiğini, dergi, gazete aboneliği yapıldığını, kurban, bağış, burs adı altında yardımlar toplandığını, kendisinin 2014 yılında askere gittiğini, 2015 yılında askerden döndüğünü, bu sefer Yunak ilçesinde aynı faaliyetleri yürütmeye devam ettiğini, sanığın da 2015 yılında Akşehir'de aynı görevi yaptığını, öğretmen olan sanığın, 2015 yılında yapılan bölge toplantılarına kendisiyle birlikte katıldığını, bu sebeple sanığın 2015 yılında küçük bölgeci olarak faaliyetlerine devam ettiğini bildiğini, kendisi 2015 yılı aralık ayında Denizli'ye gidince sanıkla irtibatının kesildiğini beyan ettiği..." şeklindeki tespitler bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.