Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin tanınmış markaya benzerlik ve ayırt edicilik eksikliği iddialarıyla açılan marka hükümsüzlüğü ve tescil iptali davasına ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Davacı, uzun yıllardır ulusal ve uluslararası alanda faaliyet gösteren, tanınmış ticari markasının itibarını ve ayırt ediciliğini korumak amacıyla, benzer mal ve hizmet sınıflarında tescil edilen yeni bir markanın kendi markasıyla görsel, işitsel ve kavramsal olarak karıştırılma potansiyeli taşıdığını, ayırt edicilikten yoksun olduğunu ve tanınmışlık ilkesini ihlal ettiğini belirterek hükümsüzlüğünü talep etmiştir; davalılar ise markalarının özgün tasarım unsurları, farklı yazım stili, renk ve şekil kullanımıyla davacı markasından ayrıştığını, aralarında iltibas veya çağrışım yaratacak bir benzerlik bulunmadığını ve kötü niyetin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/512 Esas - 2025/120

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/512
KARAR NO : 2025/120
....
DAVA : Marka ... Kararının İptali ile Hükümsüzlük
DAVA TARİHİ : 30/10/2023
KARAR TARİHİ : 27/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 28/03/2025
Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka... Kararının İptali ile Marka Hükümsüzlüğü istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili dilekçeleriyle özetle,.... 1985 yılında.... doğmuş olup, 1997 yılında .... Grubu tarafından satın alınmış ve 24 yıldır bir .... gibi birçok ülkede 400’ü aşkın mağazası ile hizmet verdiğini,şirketin 2023 yılında mağaza sayısını 500 yurtiçi ve 1000 yurtdışı olmak üzere 1500’e çıkartarak 4 milyar doları yurtiçinden, 6 milyar doları da yurtdışından sağlanmak üzere 10 milyar dolarlık bir ciro hedefi bulunduğunu, T/01012 sayılı .... ibaresinin herkesin kullanımına açık, ayırt edicilik barındırmayan ve marka vasfı bulunmayan genel nitelikte ibare olduğunu, bu nedenle esas unsurun elsi ibaresi olduğunu, görsel olarak ise ayırt edilemeyecek derecede bir benzerlik olduğunu, ....” ibaresinin kavramsal olarak müvekkilimizin.... markaları gibi herhangi bir anlam taşımadığı dikkate alındığında markaların kavramsal olarak da ayrışamayacağını, davaya konu marka kapsamında tescil edilmek istenen 24, 25. sınıftaki malların ve bu malların 35. sınıfta satış hizmetlerinin tamamının müvekkilinin markalarında tescilli olduğunu, müvekkili markasının tanınmış olduğu da dikkate alındığında aynı emtialarda müvekkili markasının serisi gibi algılanacağını, müvekkilinin ulaştığı tanınmışlık düzeyinin ispatıyla birlikte md. 6/4 ve 6/5 hükümlerinde yer alan şartların tamamının karşılanmış olduğunu beyan ederek .... sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; SMK m.6/1 anlamında bir tescil engelinin mevcut olduğundan söz edebilmek için, markaların benzer olması, kapsadıkları mal/hizmetlerin aynı/benzer olması ve iltibas yaratması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerektiğini, dava konusu markanın yeşil renkte “elsi” ibaresini içerdiğini, “i” harfinin siyah ve yeşil renkte çorap biçiminde tasarlandığını, bu ibarenin altında siyah renkte “....” ibaresinin yer aldığını, davacı markalarının ... ....” ibarelerini ihtiva ettiğini, bu ibarelerin yanı sıra bazı markalarda ilave kelime unsurlarının yer aldığını, bazı markaların renk ve şekil unsur içermeyen kelime markaları olduğunu, bazı markaların figüratif yazım tarzına sahip olduğunu, bazı markaların ise şekil unsuru ihtiva ettiğini, taraf markalarının tasarım tarzı, yazım stili, konumlandırılış biçimi itibariyle de farklı unsurlar içerdiğini, markaların görsel, işitsel ve kavramsal açıdan benzerlik arzetmediğini ve karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer olmadığını, davacı tarafından kötü niyete ilişkin delil sunulmadığını, SMK 6/5 maddesinde sayılan koşulların ortaya çıkacağı yönünde bir sonuca varmak için yeterli kanaat oluşturacak delil sunulmadığını, başvurunun 6769 sayılı SMK’nın 6/5. Maddesi uyarınca reddini gerektirecek haklı ve geçerli bir sebep bulunmadığını ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şahıs vekili dilekçeleriyle, müvekkilinin kızının adının ilk harfleri ile, kendi adının ilk harflerinin birleşimi ile oluşturulduğunu, markanın görselinin ayırt edici olduğunu ve bu niteliğinden ötürü taklidi mümkün olmayan....markasından "görsellik" yönünden tamamen ayrıştığını, tertip tarzı, yazım stili, ihtiva ettiği farklı şekil, renk ve kelime unsurları sebebiyle davacı adına tescilli markalar ile karıştırılma ihtimalinin hiçbir şekilde bulunmadığını, markalar arasında bütünsel algılamada ortalama tüketici açısından "görsel, işitsel ve kavramsal" anlamda benzerlik göstermediklerini, müvekkili adına tescillenen markanın fonetiğinin "...." şeklinde olduğu dikkate alındığında da, ...." ile hiçbir benzerlik göstermediğini, ilişkilendirmede dahil olmak üzere karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
GEREKÇE :
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında, ... Kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
İşlem dosyasının tetkikinde, davalı şahıs tarafından .... sınıfta yer alan mal ve hizmetler için tescil başvurusunda bulunulduğu, markanın ilk incelemeden geçerek 28.02.2022 tarih ve 391 sayılı Resmi Marka Bülteninde ilan edildiği, davacı tarafından .... ibaresini içeren markalarını mesnet gösterilerek 6/1, 6/4, 6/5 ve 6/9 maddelerine dayanılarak itiraz edildiği, ....sayılı nihai kararı ile itirazı reddettiği, anılan kararın ilgililere tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir.
DEĞERLENDİRMELER
BENZERLİK VE İLTİBAS İHTİMALİ;
SMK 6/1 maddesi uyarınca; tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı veya benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı veya benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
Dolayısıyla markalar arasındaki benzerlik değerlendirmesinin ilk koşulu; markaların tescilli oldukları sınıfların aynı olması veya birbirine benzer olmasıdır. Markaların tescilli oldukları veya tescili talep edilen mal veya hizmetlerin benzerliğine kanaat getirilmesi halinde, ikinci şart olan markaların benzerliğine geçilir. Görüldüğü üzere karıştırılma ihtimalinin varlığı için çifte benzerlik şartının gerçekleşmesi ve her iki benzerliğin de dikkate alındığı genel izlenim ve değerlendirmeye göre ilişkilendirilme ihtimali dâhil karıştırma ihtimalinin bulunduğu kanaatine varılması gerekmektedir.
EMTİALARIN BENZERLİĞİ
Doktrinde de kabul gördüğü üzere, markalara ait mal veya hizmet listelerinde yer alan emtiaların "benzer" olup olmadığının değerlendirilmesinde, sınıflandırmaya ilişkin ulusal ve uluslararası düzenlemeler bağlayıcı kesin kurallar içermemektedirler.
Bu nedenle, inceleme konusu markaların emtia listelerindeki sınıf numaralandırması ile bağlı kalınmaksızın, karşılaştırılan emtia listelerinin "aynı veya benzer" mal veya hizmetlerden oluşup oluşmadığı incelenmelidir.
“Marka kapsamındaki mal ve hizmetlerin aynı veya benzer tür olup olmadığı hususunda 1957 yılında yapılmış olan “Uluslararası Nice Protokolü” kapsamında hazırlanan “Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ” hükümlerine ve bunun ekindeki sınıflara ve alt gruplara göre yapılan listenin dikkate alınması gerekmekle birlikte tek başına listenin bir bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Bu anlamda, ilişkilendirmenin varlığı için mal ve hizmetlerin tamamen aynı sınıfta veya aynı alt grupta yer alması gerekmez.”
Zira asıl olan, işaretlerin, kapsamlarındaki mal veya hizmetler üzerinde tescilli bir marka olarak kullanılması durumunda, tüketici nezdinde karıştırılma ihtimaline yol açıp açmayacağıdır. Bu nedenle, mal ve hizmet sınıf ve alt gruplarında benzerlik araştırmasında piyasanın anlayışı, benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları giderip gidermediği, mal veya hizmetlerin birbiri yerine ikame edilebilme ve rekabet olanaklarının olup olmadığı, birinin diğerini tamamlama imkânı olup olmadığı, mal veya hizmetlerin dağıtım kanallarının ortak olması, aynı veya yan yana raflarda satışa arz edilip edilmediği kullanım yöntemleri, hedeflenen müşteri kesiminin aynı olup olmadığı hususlarının araştırılması gereklidir.
Markalar arasında iltibas değerlendirmesinin ilk koşulunun, taraf markaları kapsamındaki emtiaların benzerliği olduğu hususu Yüksek Mahkemenin birçok kararında da açıkça belirtilmiştir.
Nitekim EUIPO nezdinde verilen kararlarda da malların benzerliğine ilişkin değerlendirmenin, mal ve hizmetler arasındaki ilişkilerin ilgili özellikleri dikkate alınarak yapılması gerektiğini, bu özelliklerin, malların doğaları, kullanım amaçları, kullanım yöntemleri ve birbiriyle rekabet halinde veya birbirini tamamlayıcı olup olmadıklarını içerdiği belirtilmiştir.
Dava konusu markada yer alan mal ve hizmetler davacı markalarında aynen yer almaktadır. Bu konuda taraflar bakımından bir çekişme bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı markalarından örnekler sunulmakla yetinilmiştir. Sonuç olarak taraf markaları arasında SMK 6/1 maddesinde aranılan emtia benzerliği sağlanmış durumdadır.
İŞARETLERİN BENZER OLUP OLMADIĞI;
Markaların karıştırılma ihtimalinden söz edilebilmesi için yukarıda da belirtildiği üzere emtiaların/hizmetlerin aynı/benzer olması yanında markayı oluşturan ibarelerin de aynı/benzer olması koşulu bulunmaktadır.
İki işaret arasında karıştırılma ihtimali, iki şekilde ortaya çıkabilecektir. Bunlardan birincisi, tescil talebine konu markanın tescilli veya tescili için daha önce başvurulmuş markaya benzerliği nedeniyle önceki markanın aynısı ya da benzeri marka zannedilmesi ve bu sebeple satın alınmak istenen ürün dışında bir ürünün satın alınmasına sebebiyet verilmesidir. İkinci ihtimal ise, tüketicinin iki marka arasındaki farklılıklar nedeniyle her iki markanın aynı marka olmadığını anlamasına rağmen, iki markanın aynı işletmeye, başka bir ifadeyle aynı iktisadi – idari kaynağa ait olduğunu sanmasına sebebiyet verilmesidir. Bu durumda da tüketici, gerçekte almak istemeyebileceği bir ürünü, salt güvendiği önceki markayla irtibatlı sandığı için sonraki markayı alabilecektir. Böylece, önceki tescilli veya tescil talebine konu edilmiş markayı taşıyan ürünler için tüketici nezdinde tesis edilen güvenden haksız olarak yararlanma sonucu doğabileceğinden, karıştırılma ihtimali gerçekleşmiş olacaktır.
Benzerlik ve karıştırılma ihtimaline dayalı değerlendirmelerde kural olarak orta seviyedeki tüketiciler dikkate alınacak olup; malın hitap ettiği ortalama bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. .... kararlarında da belirtildiği üzere; “ortalama alıcılar / kişiler”, çabuk aldanabilen kişiler olmadığı gibi aptal ya da budala da değildir . Mal/hizmetin alıcısı olarak dikkate alınacak olan bu kişiler; orta düzeyde zeka ve dikkate sahip olan, işareti/markayı anımsaması da sıradan olan kişilerdir . Ancak tüketici kitlesinin dikkat ve özen düzeyinin mal ve hizmet sınıflarına bağlı olarak değişkenlik göstermesi de mümkündür.
Taraf markalarında ortak olan 25. Sınıf emtiaların tüketici kitlesinin her kesimden,yaştan, cinsiyetten ve ekonomik kesimden olabileceği, belli bir ihtiyaca yönelik olabileceği gibi, anlık karar sonucunda da satın alım yapılabileceği, bu nedenle tüketici dikkat seviyesinin ortalama olduğu, davacı adına tescilli bulunan ...." markası arasındaki benzerliğin ortalama düzeydeki tüketicileri yanıltabileceği, tüketicilerin davalı markasının davacının yeni, seri bir markası olduğu zannına kapılabileceği, davalı markasında yer alan şekil unsuru ile socks ibaresinin tüketiciyi markaların ayrı işletmeye ait olduğu fikrine ulaştırmak için yeterli olmadığı,
Davaya konu marka kapsamında tescil edilen 24, 25. sınıftaki malların ve bu malların 35. sınıfta satış hizmetlerinin tamamının davacı markalarının da tescilli olduğu ve markalar arasında benzerlik olduğu, bu sınıfların davacı şirketin ana faaliyet alanı olduğu,
TANINMIŞLIK İDDALARI;
Davacının.... kayıtlı olduğu, davacı markalarının tanınmış olduğu, tanınmışlık korunmasından yararlanabileceği,
KÖTÜ NİYET İDDİALARI;
Davalının salt markayı tescil ettirme eylemi ya da markalar arasında yer alan benzerlikler kötü niyetin bir göstergesi olarak değerlendirilemeyeceği, kötü niyetin varlığı somut delillerle kanıtlanmalıdır. Dosya kapsamında, davalının kötü niyetini gösteren herhangi somut bir kanıt sunulmadığı,
Netice itibariyle,
Dava konusu markada yer alan mal ve hizmetler ile davacı markalarında yer alan mal ve hizmetlerin ayniyet içerdiği,
Bütünsel açıdan değerlendirme sonucunda taraf markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali buluduğu,
Davacının tanınmışlık gerekçeli itirazının yerinde olmadığı,
Kötü niyet iddialarının kanıtlanamadığı,
....sayılı kararının hukuka aykırı olduğu, iptali koşullarının oluştuğu sonuç ve kanaatlerine ulaşılmış davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :
Davanın kabulüne,
....sayılı kararının tüm mal ve hizmetler bakımından iptaline,
Davaya konu markanın tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,
6769 sayılı .... Kanunu'nun 51/4.maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip resen Türk Patent’e gönderilmesine,
Alınması gereken 615,40.-TL harçtan peşin alınan 269,85.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 345,55.-TL maktu ilam harcının davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,
Davacı kendisini vekille temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü yazılı 13.370,10-TL
yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),
Dair, davacı vekili ile davalı kurum vekilleri ile davalı şahıs vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.27.03.2025
Kâtip Hâkim ....
✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır
MASRAF DÖKÜMÜ
İlk Masraf : 578,10.-TL
Bilirkişi Ücreti :12.500,00.-TL
P.P : 292,00.-TL
TOPLAM :13.370,10.-TL