Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde, tanınmış gıda şirketinin markasına benzerliği ve iltibas iddiasıyla yeni bir markanın tescil kararının iptali ile hükümsüzlüğünün talep edildiği bir dava.
Özet: Bu hukuki ihtilafta, davacı büyük bir gıda şirketler grubunun, 1998den bu yana tescilli ve tanınmış bir marka ailesine sahip olduğu iddiasıyla, davalı yüksek teknoloji savunma sanayi şirketinin marka başvurusunun, tüketicilerde karıştırma ve ilişkilendirme ihtimali yarattığı, markalarıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, haksız kazanç sağlama amacı taşıdığı ve kötü niyetli olduğu gerekçeleriyle marka tescil kararlarının iptalini ve ilgili markanın hükümsüzlüğünü talep ettiği; davalının ise markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal bir benzerlik bulunmadığını ve iltibas oluşmadığını savunarak davanın reddini istediği bir hukuki ihtilaftır.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/506 Esas - 2025/46
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2023/506KARAR NO : 2025/46....DAVA : Marka ...Kararının İptali ile HükümsüzlükDAVA TARİHİ : 25/10/2023KARAR TARİHİ : 06/02/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 06/02/2025 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka ...Kararının İptali ile Hükümsüzlük istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, müvekkili şirketin .... en önde gelen gıda şirketlerini bünyesinde barındıran bir şirketler grubu olduğunu, davalı şirketin .... sayılı “.....” esas unsurlu markalara dayanılarak itiraz edildiğini, itirazın .... tarafından reddedildiğini, ret kararına karşı müvekkili şirket itirazı üzerine .... sayılı kararı ile başvuru markası kapsamından bir kısım mal ve hizmetlerin çıkarılmasına karar verildiğini, ancak başvuru markası kapsamında kalan mal/hizmetler ile müvekkili markalarının kapsamındaki malların iltibas teşkil ettiğini, müvekkili itirazına ilişkin kısmi ret kararının yerinde olmadığını, dava konusu marka başvurusu ile müvekkili markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, dava konusu markada yer alan ve İngilizce’de uzaktan çalışma prensibine sahip cihaz/ekipmanları niteleyen.... ibaresinin markaya belirgin farklılık kazandırmadığını, dava konusu markanın esas unsurunun....ibaresi olduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin markalarının tescilli olduğu sınıfta tescili talep edildiğini, müvekkilinin “...” ibareli markalarının ilk kez 1998 yılında başta 09 ve 42. Sınıflar olmak üzere çeşitli sınıflarda tescil ettirildiğini ve kullanılmaya başlandığını, ardından müvekkili tarafından “...” ibareli çok sayıda marka tescil edilerek marka ailesi yaratıldığını, taraf markalarının tüketici tarafından karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimalinin çok yüksek olduğunu, müvekkiline ait “...” markasının tanınmış marka olduğunu, dava konusu markanın tescili halinde müvekkili markası üzerinden haksız kazanç sağlanacağını, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu beyanla; .... sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; verilen kurum kararının yerinde olduğunu ifade ederek açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili dilekçeleriyle, müvekkili şirketin yüksek teknoloji odaklı faaliyet gösteren bir savunma sanayi şirketi olduğunu, taraf markaları bakımından SMK 6/1 maddesi anlamında iltibas oluşmadığını, markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak herhangi bir benzerlik bulunmadığını, müvekkili markasının daha önce .... ibaresinden oluştuğunu, davacı markalarının ise düzyazı siyah beyaz ve logolu yazım karakterinde renkli olarak yazılmış olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında, ...Kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. Dava konusu 2021/160373 sayılı marka başvurusu, 09, 38, 42. sınıflar için tescil edilmek üzere 11.11.2021 tarihinde yapıldığı, dava konusu marka başvurusu 13.12.2021 tarihli 386 sayılı Resmi Marka Bülteni’nde yayımlandığı, dava konusu başvurunun yayımına davacı şirket tarafından “benzerlik/karıştırılma ihtimali”, “tanınmışlık” ve “kötü niyet” gerekçelerine dayanılarak itiraz edildiği, davalı şirket tarafından itiraza karşı görüş bildirilmiş olduğu, itiraza mesnet gösterilen markaların kapsamında bulunan tüm mal ve hizmetler bakımından kullanımının ispatlanmasının talep edildiği, davacı şirketin yayıma itirazı ..... sayılı karar ile reddedildiği, kararda; “Md. 6/1 gerekçeli itiraz yerinde bulunmadığından kullanım ispatı talebinin değerlendirilmesine gerek görülmemiştir.” gerekçesine yer verilmiştir. davacı şirketin, .... sayılı “… Başvuru sahibi yayına itiraza cevaben sunduğu karşı görüş dilekçesinde, 6769 s. SMK'nın 19(2) maddesi hükmü kapsamında, itiraza gerekçe olarak gösterilen 2003 01606, 204813, 202224, 2003 01607 sayılı "eksper", "...", "... net", "... express" ibareli markaların tescilli oldukları tüm mal/hizmetler için kullanımının ispatını talep ettiği tespit edilmiştir. ... İtiraz ekinde yer alan 01/01/2019 tarihli ....verildiği tespit edilmiştir. Muteriz tarafından yeniden yapılan itiraz nedeni ile Kurul tarafından yapılan inceleme sonucunda, muterizin yayına itiraz aşamasında sunmuş olduğu belgeler çerçevesinde, kullanım ispatına konu olan itiraz gerekçes....tarafından ciddi kullanımının ispatlandığı kanaatine varılmış, itiraza gerekçe diğer markaların ise kapsamlarında yer alan mal/hizmetler açısından ciddi kullanımının ispatlanmadığı görüşüne varılmıştır. Dolayısıyla.... sayılı markalar açısından "9. sınıf: Bilgisayar" bakımından dikkate alınarak değerlendirilmiştir. Yukarıda belirtilen hususlar, ....sayılı "..." asli unsurlu markalar ile başvuruya konu xperremote ibaresi arasında ilişkilendirilme/iltibas oluşturacak düzeyde işaret benzerliği bulunduğu, ayrıca itiraz gerekçesi markaların kapsamında yer alan kullanımı ispatlanan "9. Bilgisayar" emtiası ile itiraza konu "9. sınıf: Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep telefonları ve bunların kılıfları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri., 42. Sınıf:Bilgisayar hizmetleri: bilgisayar programlama, bilgisayarı virüse karşı koruma, bilgisayar sistem tasarımı, başkaları adına web sitelerinin tasarlanması, bakımı ve güncelleştirilmesi, yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi, internet arama motoru sağlama, hosting, bilgisayar donanımları alanında danışmanlık, bilgisayar donanımlarının kiralanması hizmetleri." ile aynı/benzer türde mal/hizmetler oldukları görüşüne varılmıştır. Bu nedenle, itiraza konu belirtilen mal/hizmetler bakımından itiraz gerekçesi ....sayılı markalar ve başvuru arasında 6/1 kapsamında ilişkilendirilme/iltibas ihtimali bulunduğu, başvuruya konu diğer mal/hizmetler açısından iltibas ihtimali bulunmadığı sonucuna varılmıştır. ... Muterizin md. 6/5 gerekçeli itirazı, karıştırılma ihtimaline ilişkin yukarıda yapılan değerlendirme ve sunulan bilgi ve belgeler ışığında incelenmiş ve yerinde bulunmamıştır. ... Başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönündeki iddia somut delillerle ispatlanamadığından ve diğer başkaca koşulların varlığı bulunmaksızın, bir başvurunun sadece önceki tarihli marka ile karıştırılma ihtimali bulunduğu iddiası, o başvurunun kötü niyetle yapılmış bir başvuru addedilmesini gerektirecek bir husus olmadığından, kötü niyet iddiasına dayalı itiraz kabul edilmemiştir. Belirtilen gerekçeler ile itirazın 6/1 kapsamında kısmen kabulü gerekmiştir. KARAR İtirazın 6/1 kapsamında kısmen kabulüne ve başvurunun "9. sınıf: Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep telefonları ve bunların kılıfları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri., 42. Sınıf:Bilgisayar hizmetleri: bilgisayar programlama, bilgisayarı virüse karşı koruma, bilgisayar sistem tasarımı, başkaları adına web sitelerinin tasarlanması, bakımı ve güncelleştirilmesi, yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi, internet arama motoru sağlama, hosting, bilgisayar donanımları alanında danışmanlık, bilgisayar donanımlarının kiralanması hizmetleri." bakımından kısmen reddine karar verildiği ,anılan kararın ilgililere tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir. DEĞERLENDİRMELER; Dava Konusu Marka ile Davacının İtiraza Dayanak Markaları Arasında İlişkilendirilme İhtimali; Marka tescilinde nispi ret nedenleri arasında düzenlenen karıştırılma ihtimali uyarınca; tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. Markaların, karıştırılma ihtimaline dayalı tescil engelinden veya hükümsüzlük nedeninden söz edebilmek için aşağıdaki unsurların tamamının kümülatif olarak varlığı gerekir. Bu koşullardan herhangi birinin sağlanmamış olması halinde diğerlerinin varlığı değerlendirme konusu nispi tescil engelinin varlığını kabul için yeterli olmayacaktır: Dava konusu marka ile iddialara mesnet markaların kapsamında, aynı veya benzer mal ve hizmetler bulunuyor olması. Dava konusu marka ile iddialara mesnet markaların aynı veya benzer olması. Dava konusu markalar ile iddialara mesnet markalar arasında, ilişkilendirilme ihtimali de dâhil olmak üzere, halk nezdinde karıştırılma (iltibas) ihtimali bulunması. Mevzuatımızda yer alan düzenlemeye göre yalnızca benzerlik ve karıştırılma ihtimali kapsamında yapılan itirazlarda (SMK m. 6/1), itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. Dolayısıyla benzerlik ve karıştırılma ihtimaline dayalı ileri sürülen itiraz veya hükümsüzlük taleplerinde; uyuşmazlık konusu markanın başvuru tarihinde veya dava tarihinde, itiraza/hükümsüzlük talebine gerekçe olarak gösterilen markanın en az beş yıldır tescilli olması halinde, ilgili markanın tescil kapsamındaki emtialarda ciddi bir biçimde kullanılıp kullanmadığını ispata davet müessesi düzenlenmiştir. İtiraz sahibi tarafından sunulan delillerin itiraza konu markanın tescilli olduğu mal veya hizmetler bakımından kullanımın niteliği, yeri, zamanı, kapsamı ve markanın kullanım şekli hususlarına dair yeterli bilgiyi içermesi gerekir. Mevzuatında “ciddi biçimde kullanma” kavramına ilişkin açık bir düzenleme yer almamasına rağmen, söz konusu kavramla; markadan işlevlerine uygun bir tarzda yarar elde edecek, yani üzerinde kullanıldığı malın veya hizmetin piyasada tanınmasını ve diğer işletmelerin mal veya hizmetlerinden ayrılmasını sağlayacak şekilde ve yoğunlukta piyasada veya piyasaya hitap eden, piyasayı etkileyen yerlerde kullanılması kastedilmektedir. Davalı Şirketin İleri Sürdüğü Kullanmama Def’inin İncelenmesi (...karar iptali davası bakımından) Taraf markaları arasında karıştırılma ihtimaline yol açabilecek mahiyette bir benzerliğin bulunup bulunmadığı değerlendirmesine geçmeden önce, “kullanmama def’i” yönünden inceleme yapılacaktır. Davalı şirket itiraz aşamasında, itiraza mesnet ..... sayılı markaların kapsamında bulunan tüm mal ve hizmetler yönünden kullanımının ispatlanması talebinde bulunulmuştur. Somut olayda davalı şirkete ait dava konusu .... sayılı markalar hakkında kullanım ispatı talep edilebilir. Davacı taraf, ...karar iptali davası bakımından, markalarını 11.11.2016-11.11.2021 tarih aralığında, markalarını kullandığını ispatlamalıdır. Davacı taraf, kullanımı ispatlamak amacıyla faturalar ve gazete ve dergilerde yer alan reklamlara ilişkin belgeler sunmuştur. Sunulan belgeler incelendiğinde, davacının “...” markasını “.... sayılı markalar sadece “09. Sını: bilgisayar” emtiası bakımından dikkate alınarak, sınıfsal benzerlik değerlendirmesi yapılacaktır. Hükümsüzlük davası bakımından ise davacının hem ....sayılı markaları hem de dava dilekçesinde gerekçe olarak gösterdiği markaları, kapsamlarında yer alan tüm emtialar bakımından dikkate alınacaktır. Emtiaların Aynı/Benzer Olup Olmadığı Markalar arasındaki iltibas değerlendirmesi, markaların kapsamında yer alan mallardan ve hizmetlerden bağımsız değildir. Markaların tescilli oldukları sınıflar veya hizmetler farklılaştıkça markalar arasındaki benzerliklerin iltibasa neden olma ihtimali azalacaktır. Bir başka anlatımla, markaların kapsadığı malların ve hizmetlerin farklılaşması neticesinde markayı oluşturan ibarelerin benzerliğine rağmen iltibas tehlikesi azalmakta; malların ve hizmetlerin aynı olması durumunda ise markaların arasındaki ortalama bir benzerlik dahi iltibasa neden olacaktır. Mal ve hizmetlerin aynılığı, ilke olarak mal ve hizmetlerin aynı şekilde yazılmış, ifade edilmiş olmasıdır. Benzer mal ve hizmetler ise, ortalama tüketicilerce aynı (veya ilişkili) kaynaktan geldikleri varsayımıyla karıştırılma ihtimalinin konusu olabilecek mal ve hizmetleri içermektedir. Benzer mal ve hizmet tanımlamasının içeriği, aynı tür mal ve hizmeti mutlak surette kapsamakla birlikte daha geniş bir yaklaşımla benzer oldukları öngörülebilecek, tüketicilerce ilişkilendirilerek aynı kaynaktan geldikleri varsayılabilecek, aynı/benzer ihtiyaçların karşılanmasını sağlayacak mal ve hizmetleri de kapsamaktadır. Mal ve hizmetlerin benzerliği veya ilişkilendirilebilir niteliği .... Marka İnceleme Kılavuzu’na göre aşağıda belirtilen durumlarda ortaya çıkabilir: Mal ve hizmetlerin kullanım amacı ve alanlarının benzerliği, Mal ve hizmetlerin kullanıcılarının benzerliği, Malların fiziksel görünümünün benzerliği, Mal ve hizmetlerin ticari pazara ulaşmasında kullanılan satış yollarının benzerliği, Mal ve hizmetlerin birbirleriyle rekabet eder nitelikte bulunmasından kaynaklanan benzerlik, Mal ve hizmetlerin birbirlerini tamamlayıcı nitelikte olmasından kaynaklanan benzerlik, Malların mağazalarda aynı reyonda veya rafta bulunmasından kaynaklanan benzerlik. İlgili sektördeki malların niteliği, piyasaya sunuluş şekli, tüketici alışkanlıkları gibi somut olayı etkileyen ek şartların varlığı halinde hizmetlerle mallar arasında ilişkilendirilme ihtimali ortaya çıkabilmektedir. ...karar iptali davası bakımından kullanmama def’i ileri sürüldüğünden, Dava konusu marka başvurusu kapsamında, 09, 38 ve 42. Sınıf mal ve hizmetler bulunmaktadır. Davacının (kullanım ispatına tabi olan ve kullanımı ispatlanan) 2003/01606, ...sayılı markaları ise, sadece “bilgisayar” emtiasında kullanılmaktadır. Dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan emtialar ile davacı markaları kapsamında yer alan/kullanımı ispatlanan mal ve hizmetler, aynı/aynı tür değildir. Dava konusu marka kapsamında yer alan emtialar, davacı markalarında yer alan mal ve hizmetlerden tamamen farklıdır. Davacı markaları ve dava konusu marka kapsamında yer alan mal ve hizmetler, aynı mağazalarda birlikte satışa sunulan emtialar olmadığı gibi, ilgili tüketicisi birbirinden farklıdır. Sonuç olarak; dava konusu marka kapsamında yer alan ve dava konusu edilen tüm emtialar bakımından, taraf markaları arasında “emtiaların aynı veya benzer olması” şartının sağlanamadığı, HÜKÜMSÜZLÜK DAVASI BAKIMINDAN DEĞERLENDİRMELER; Dava konusu marka kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetler bakımından, sınıfsal ayniyet/benzerlik şartının bulunduğu, İşaretlerin Benzer Olup Olmadığı ve İltibas/Karıştırılma İhtimali; Markaların emtia/hizmetlerinin aynı/benzer olup olmadığı incelemesi yapıldıktan sonra bakılması gereken ikinci kriter işaretlerin benzer olup olmadığıdır. İki markanın benzer olup olmadığı değerlendirilirken; markalar arasında görsel, işitsel veya kavramsal düzeyde ortaya çıkan benzerlik veya yakınlık dikkate alınmalıdır. Görsel, işitsel veya kavramsal benzerliğin derecesi konusundaki değerlendirmeyi malların niteliğini ve malların piyasaya sunum yöntemlerini dikkate alarak yapmak yerinde olacaktır. İlgili tüketicinin markaları doğrudan karşılaştırma imkânının bulunmadığı, markaların karşılaştırmasını zihninde muhafaza ettiği tam (eksiksiz) olmayan imaja göre yaptığı dikkat edilmelidir. Görsel benzerlik, kelime veya şekil markalarının görünüm olarak benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Görsel benzerliğin tespiti, markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için, tek başına yeterli olarak kabul edilebilir. Bilindiği üzere, kelime markaları söz konusu olduğunda, kelimenin yazım şekli değil kelimenin kendisi korunmaktadır. Bu nedenle, kelimenin büyük ya da küçük harfle ya da farklı yazım karakterinde yazılmış olmasının incelemeye etkisi yoktur. Kelime markalarında görsel değerlendirme; kelimenin uzunluğu/kısalığı, harf sayısı, harflerin dizilimi, kelime sayısı ve işaretlerin yapısı gözetilerek yapılmalıdır. Görsel değerlendirmede, kelimenin ilk kısmında oluşan benzerlik ya da benzememe durumu kelimenin son kısmına göre daha büyük öneme sahiptir. Bununla birlikte, görsel algı önce dışta bulunan elemanları ayırt ettiği için, son harf, kelimenin iç kısımlarında yer alan harflere kıyasla, daha büyük etkiye sahip olacaktır. Kelime markalarında, kelime yazıldığından farklı şekilde okunmadığı sürece (yabancı dillerdeki markalar), görsel ve işitsel benzerlik genellikle aynı anda ortaya çıkar. Bununla birlikte, kısa zaman aralığında gerçekleşen işitsel algıya kıyasla, görsel algının daha kesin ve tekrarlanan algılama imkânı sağladığı dikkate alınmalıdır. Bu nedenle, işaretler arasındaki görsel farklılıklar işitsel farklılıklara kıyasla daha fazla etkiye sahip olacaktır. İşitsel benzerlik, kelime markaları telaffuz edilirken ortaya çıkan benzerlik halidir. İşitsel benzerliğin tespiti, bazı durumlarda tek başına markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için yeterli kabul edilebilir. Ancak, işitsel benzerliğin görsel benzerlikle yeterli düzeyde desteklenmemesi halinde markaların benzer markalar olarak değerlendirilmemesi de mümkündür. Kavramsal (anlamsal) benzerlik, kelime veya şekil markalarının karşılık geldikleri anlam veya kavramlar bakımından ayniyet veya benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Kelime markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği, temel olarak, farklı şekilde yazılı kelimelerin aynı veya farklı dilde aynı/benzer kavramlara (anlamlara) karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Şekil markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği ise temel olarak, markalarda yer alan şekil unsurlarının aynı kavramlara karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Benzerlik ve karıştırılma ihtimali telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Halkın, karşılaştırılan işaretler arasında “bağlantı” kurma ihtimali bulunması, benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterlidir. Markalar arasında benzerlik incelemesinde temel ilke, her iki markanın ortalama tüketici üzerinde bıraktığı genel intibaa göre tüm faktörler bir arada gözetilerek “global değerlendirme” yapılmasıdır. Global değerlendirme gereği, markaların unsurlarına bölünerek, unsurlarına göre ayrı değerlendirme yapılması hatalı olacaktır. Bununla birlikte, inceleme sırasında markayı oluşturan jenerik, tanımlayıcı unsurların değerlendirme dışı bırakılmasına engel değildir. Dolayısıyla asıl olan markaların bir bütün halinde bıraktıkları genel intibaa göre değerlendirme yapılmasıdır. .... kararında belirlenen temel ilkelerin dikkate alınması gerekmektedir. Buna göre; Asıl unsuru markanın bütünü itibarıyla bıraktığı izlenim, tümüne hâkim olan görünüş ve ayrıcalığını vurgulayan imajda aramak lazımdır. Tespit edilen asıl unsur sözcükten ibaret ise markalarda ortak olarak kullanılan kök kelime ve başvuru sahibinin varsa ilave ettiği ekler belirlenmelidir. Son olarak başvuru sahibinin markasındaki eklentinin başlı başına ayırt edicilik vasfının olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Dava konusu marka başvurusu, ....” ibaresinden oluşan bir kelime markasıdır. Marka kapsamında herhangi bir renk unsuru kullanılmamıştır. Buna karşın, dava konusu markada “...” ibaresi siyah renk ile “Remote” ibaresi yeşil renk ile yazılmış ve markanın iki kelimeden oluştuğu vurgulanmıştır. “...” ibaresi anlamlı bir kelime olmamakla birlikte, “Remote” ibaresi, İngilizce’de “uzak, uzakta olan şey, naklen yayın” gibi anlamlara gelmektedir. “...” ibaresinin, ... kelimesinin okunuşundan kaynaklı olarak....” şeklinde ya da okuma kolaylığı açısından “.... şeklinde telaffuz edilmesi olasıdır. ...ibaresinin anlamlı bir ibare olması karşısında, “...” ibaresinin anlamı olmayan bir ibare olması nedeniyle, dava konusu markanın, marka algısı yaratan kısmı .... ibaresidir. Davacıya ait markalar, “...” ibaresinden ya da bu ibarenin yanına eklenen “...” ibarelerinden oluşmaktadır. Davacı markalarında yer alan “....” gibi ibareler, marka vasfı olmayan ibareler olmasına karşın, “....gibi ibareler, anlamı olmayan ibarelerdir. Dolayısıyla..., xcellerator” ibaelerinin, markanın ikinci bir esas unsuru olduğu kabul edilmelidir. Davacıya ait markaların bir kısmının tek unsuru, bir kısmının ise esas unsuru ya da esas unsurlarından biri "...” ibaresidir. “...” ibaresinin herhangi bir anlamı bulunmamaktadır. “...” ibaresi, “eksper” şeklinde okunmaktadır. Dava konusu markanın esas unsuru “...” ibaresi iken, davacı markalarının esas unsuru ya da esas unsurlarından biri “...” ibaresidir. Bu ibareler arasında tek harf farklılığı bulunmakta olup, dava konusu markada, davacı markalarının ilk harfi olan “E” harfi kullanılmamıştır. Buna karşın, “...” ve “.... ibarelerinin okunuşunun aynı olması nedeniyle, görsel olarak var olan tek harf farklılığı, işitsel olarak tamamen ortadan kalkmaktadır. Bu nedenle, markalar arasında görsel ve işitsel olarak benzerlik bulunduğu değerlendirilmiştir. Karşılaştırılan markaların anlamlı kelimeler olmaması nedeniyle, markalar arasında anlamsal bir benzerlik bulunmamaktadır. Sonuç olarak, dava konusu marka başvurusu ile davacı markaları arasında görsel ve işitsel benzerlik şartının, somut olayda gerçekleştiği, Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus; ortalama düzeydeki halk nezdinde bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurulmasıdır. Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir. Burada işitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta genel görünüş açısından umumi intiba olmasa bile halk tarafından iki marka arasında bir bağlantı kurulması ve hatta çağrıştırması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü olarak kabul edilmelidir. Tüketicinin iki işaret arasında doğrudan ya da kaynakları bakımından idari – iktisadi bir ilişki kurma yanılgısına düşmesi iltibas ihtimalinin kabulü için yeterli olacaktır. Karıştırılma olasılığının değerlendirmesi, inceleme konusu markaların görsel, işitsel veya kavramsal benzerliği bakımından, markaların ayırt edici ve baskın unsurları özellikle göz önüne alınarak, markaların bütünsel olarak ortaya çıkardıkları izlenim esasında yapılmalıdır. İnceleme konusu malların veya hizmetlerin ortalama tüketicilerinin markaları algılayış biçimi, karıştırılma olasılığına yönelik genel değerlendirmede belirleyici rol oynar. Markalar arasındaki görsel, işitsel veya kavramsal benzerlikler bütün olarak karşılaştırılmalıdır. Karşılaştırma, genel izlenim esas alınarak, özellikle markaların ayırt edici ve baskın unsurları ve davanın koşullarıyla ilgili tüm faktörleri dikkate alarak global olarak yapılmalıdır. Karıştırılma ihtimali değerlendirilirken araştırılması gereken bir diğer husus da hedef tüketici kitlesidir. Tüketici kitlesi, her bir mal ve hizmet türü için ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin tespitinde kural olarak ortalama tüketiciler dikkate alınacak olup; doktrinde kabul edilen kritere göre malın hitap ettiği makul düzeyde bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. Yukarıdaki hususlar dâhilinde somut olayda, dava konusu marka kapsamında yer alan mal ve hizmetler, belirli bir düzeyde uzmanlık gerektiren mal ve hizmetlerden olup, ilgili tüketicinin dikkat seviyesi ve bilinç düzeyi yüksektir. Bu mal ve hizmetler yönünden, ortalama tüketici/alıcı kitlesinin bilinç/dikkat/özen seviyesinin yüksek olabileceği ve iltibas değerlendirmesinde dikkat düzeyi ortalamanın üzerinde olan ilgili tüketici kesiminin dikkate alınabileceği, Sonuç olarak, ...KARAR İPTALİ DAVASI bakımından, taraf markaları arasında sınıfsal benzerlik şartı oluşmadığından, karıştırılma ihtimalinden bahsedilemeyeceği, Bununla birlikte, hükümsüzlük davası bakımından, dava konusu mal ve hizmetlerin tamamı bakımından karşılaştırılan markalar arasında sınıfsal ayniyet oluştuğu, dava konusu marka başvurusunun esas unsurunun “...” ibaresi olduğu, davacı markalarının bir kısım markasında tek unsurun “...” ibaresi olduğu, bir kısım markasında ise esas unsur ya da esas unsurlardan biri olduğu, “...” ve “....” ibarelerinin toplamda dört harf benzerliği taşıdığı, markalar arasında bir harf farklılığı bulunmakta ise de, bu harf farklılığının işitsel değerlendirmede ortadan kalktığı, zira dava konusu markanın da “eksper” şeklinde telaffuz edilmesinin olası olduğu, bu gerekçeler çerçevesinde dava konusu marka ile davacı markalarının görsel ve işitsel olarak benzer olduğu, markaların anlamlı kelimeler olmaması nedeniyle, markalar arasında anlamsal bir benzerlik bulunmadığı, markalar arasında sınıfsal olarak ayniyet bulunduğu da gözetildiğinde, tüketicinin taraf markalarını aynı/aynı tür ya da benzer ürünler üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlayabilmelerinin mümkün olmaması, taraf markalarının birbiri ile ilişkilendirme ihtimalinin bulunması nedeniyle, hükümsüzlük davası bakımından markaların karıştırılması/ilişkilendirilmesi ihtimaline dayalı olan nispi tescil engeline ilişkin şartların oluştuğu, Davacı Markasının Tanınmış Olup Olmadığı, Davalının Başvuruya Konu Markasının Davacının Tanınmış Markasından Haksız Yararlanma Sağlayıp Sağlamadığı, Davacı Markasının İtibarına Zarar Verip Veremeyeceği, Ayırt Ediciliğini Zedeleyip Zedelemeyeceği: Davacı tarafın, itiraz ve dava aşamasında, faturalar, marka lisans sözleşmesi ve gazete reklamları dosyaya sunduğu, sunulan belgeler incelendiğinde, davacının lisans sözleşmesi kapsamında markasını kullandırdığı, markanın kullanıldığı emtianın “bilgisayar” emtiası olduğu, Somut uyuşmazlık bakımından incelendiğinde, davacı tarafça gerekçe gösterilen markalarının tanınmışlığın ispatına yönelik Türkiye’de gerçekleşen tanıtım faaliyetlerine ilişkin, gerek itiraz aşamasında gerek dava aşamasında dosyaya yeterli belge, ilan, reklam harcaması, haber, dergi vb. tanıtım malzemesi sunulmadığı, sunulan belgelerin markanın kullanımını gösterdiği fakat markanın tanınmışlığı konusunda yeterli olmadığı, tanınmışlığın değerlendirilebileceği yeterli seviyede belgenin dosya kapsamında bulunmadığı, iddia edilen tanınmışlığın ispatlanamadığı, mahkememizin bilgi ve tecrübeleri kapsamında da davacı markasının tanınmış olarak değerlendirilemeyeceği, somut olayda tanınmışlığa bağlı koşulların oluşmadığı, Davalı vekilince her ne kadar ıslah talebinde bulunulmuş ise de, mahkememizce verilen süre içerisinde ıslah dilekçesini sunmadığı anlaşılmıştır. Netice itibariyle, ...karar iptali davası bakımından, davacının gerekçe olarak gösterdiği markalar ile dava konusu marka arasında sınıfsal olarak ayniyet/benzerlik bulunmadığı, dolayısıyla somut olayda karıştırılma ihtimalinden bahsedilemeyeceği, kurum kararının yerinde olduğu, Hükümsüzlük davası bakımından, davacıya ait markalar ile dava konusu marka arasında sınıfsal ayniyet bulunduğu, karşılaştırılan markalar arasında görsel ve işitsel olarak benzerlik bulunduğu, dolayısıyla hükümsüzlük davası bakımından markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu sonuç ve kanaatlerine varılmış, aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M : 1-.... sayılı kararının iptali talebinin reddine,Davalı kurum kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine,Davalı kurumun yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,Davacının işbu talep yönünden yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 2-Davacının hükümsüzlük talebinin tüm mal ve hizmetler yönünden kabulü ile davaya konu markanın tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, Alınması gereken 615,40.-TL harçtan, peşin alınan 269,85.-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 345,55.-TL maktu ilâm harcının davalı şirketten alınarak hazineye irad kaydına, Davacının kendisini vekille temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine,Yapılan yargılama giderlerinin ...kararının iptali ve hükümsüzlük talebi yönünden 1/2 oranında yapıldığının tespitine, Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü yazılı 12.823,10.-TL yargılama giderinin 1/2'sinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ile davalı kurum vekillerinin yüzüne karşı, diğer davalı vekilinin yokluğunda, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.06.02.2025 Kâtip Hâkim ... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır MASRAF DÖKÜMÜ İlk Masraf : 578,10.-TL Bilirkişi Ücreti :12.000,00.-TL P.P : 245,00.-TL TOPLAM :12.823,10.-TL