Yargıtay, karşılıklı boşanma davasında zinaya dayalı talebin kabulü ve vekalet ücretinin hatalı değerlendirilmesi üzerine bölge adliye mahkemesi kararını düzelterek onadı.
Özet: Yargıtay, karşılıklı boşanma davasında, Bölge Adliye Mahkemesinin kadının zinası nedeniyle boşanma talebini kabul etmesine rağmen, ilk derece mahkemesinin kadının evlilik birliğinin temelden sarsılmasına dayalı davasına ilişkin hükmünü kaldırmamasını ve kabul edilen zina davası için vekalet ücretine hükmetmemesini hatalı bularak, kadının terditli açtığı davasında zina sebebinin kabul edilmesiyle birlikte diğer boşanma sebebinin düşmesi gerektiğini ve vekalet ücretinin hükmedilmesi gerektiğini belirterek, kararı düzelterek onamıştır.

MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/269 E., 2025/1614 K.DAVA TÜRÜ: Karşılıklı BoşanmaİLK DERECE MAHKEMESİ: Denizli 5. Aile MahkemesiSAYISI : 2021/304 E., 2023/540 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, reddedilen davası ile kadının zinaya dayalı davasının kabulü, kadın için hükmedilen tazminatlar yönünden; davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından ise katılma yoluyla reddedilen yoksulluk nafakası, lehine hükmedilen tazminatlara hükmedilmeyen faiz talebi ve zinaya dayalı davasının kabulü yönünden hükmedilmeyen vekalet ücreti yönlerinden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, delillerin takdirinde hata görülmemesine göre davalı-karşı davacı erkek vekilinin tüm, davacı-karşı davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2.Davacı-karşı davalı kadın dava dilekçesi ile tarafların erkeğin zinası sebebiyle boşanmalarına, olmadığı takdirde 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinde yer aldığı şekilde evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.İlk Derece Mahkemesince tarafların karşılıklı boşanma davalarının yapılan yargılaması sonucunda kadının zinaya dayalı davasının reddine, tarafların boşanma davalarının 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği kabulü ile tarafların boşanmalarına, kadın için nafaka ve tazminata karar verilmiş, kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince erkeğin davasını ispatlayamadığı halde kabulünün hatalı olduğu gerekçesiyle erkeğin davasının reddine, kadının zinaya dayalı davasını ispatlandığı halde reddinin hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin kadının zinaya dayalı boşanma talebinin reddine ilişkin "1-A" no'lu bendinin kaldırılması ile aynı bent yerine geçmek üzere kadının zinaya dayalı davasının kabulüne karar verilmiş, kabul edilen zinaya dayalı dava yönünden karar tarihi itibariyle vekalet ücretine hükmedilmemiş, kadının İlk Derece Mahkemesince kabul edilen 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddenin birinci fıkrasına dayalı davası yönünden düzenlenen "1-B" bendini ve vekalet ücreti yönünden düzenlenen "1-İ" bendini korumuştur. Kadının istinafa gelirken öncelikli talebi olan zina hukuki sebebine dayalı davasının reddini de getirdiği anlaşılmakla kadının 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddenin birinci fıkrasına dayalı davasının kesinleştiğinden söz edilemez. Hal böyle olunca Bölge Adliye Mahkemesince kadının davasını terditli açtığı ve kadının 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddenin birinci fıkrasına dayalı davasının kesinleşmediği de dikkate alınmaksızın İlk Derece Mahkemesince kadının 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası yönünden kurulan "1-B" bendinin ve bu kabule bağlı vekâlet ücretine ilişkin bendinin kaldırılmaması ve kadının zinaya dayalı davasının kabulü yönünden kadın lehine karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmayıp bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.KARARAçıklanan sebeple;1. Davalı-karşı davacı erkek vekilinin tüm, davacı-karşı davalı kadın vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) numaralı paragrafta gösterilen sebeple reddine,2.Davacı-karşı davalı kadın vekilinin zinaya dayalı davasının kabulü yönünden hükmedilmeyen vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının kabulü ile yukarıda (2) numaralı paragrafta gösterilen sebeple Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki düzenlemelere ek olarak İlk Derece Mahkemesi'nin gerekçeli kararının hüküm fıkrasının "1-B" ve "1-İ" numaralı bentlerinin de hükümden tamamen çıkarılmasına, "1-İ" bendinin yerine "Davacı-karşı davalı kadın kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı-karşı davacı ...'den alınarak davacı-karşı davalı ...'e verilmesine" yazılmak suretiyle ilk Derece Mahkemesi kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden Zehra'ya iadesine,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden...a yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.