Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı CMK 280e aykırı verilen bozma kararının hukuken geçersiz olduğu ve temyiz yolunun açık kaldığı içtihadı.
Özet: Hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen ilk derece mahkemesi hükümlerine yönelik istinaf incelemesinde, bölge adliye mahkemesinin, Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1 (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak belirtilen haller dışında ve dosya üzerinden bozma kararı vermesinin yasal dayanaktan yoksun olduğu tespit edilmiştir. Bu durumun, hukuka aykırılığın giderilmesi için davanın yeniden görülmesi gerekirken dosya üzerinden yapılan usuli hatadan kaynaklandığı ve Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi içtihatları doğrultusunda mahkemeye erişim hakkının ihlali anlamına geldiği, bu şekilde tesis edilen kararların hükümsüz sayılması gerektiği vurgulanmaktadır.
2. Ceza Dairesi         2025/11285 E.  ,  2026/9927 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2024/5240 E., 2024/3372 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 10.07.2024 tarihli ve 2023/871 Esas, 2024/1897 Karar sayılı kararı ile yapılan istinaf incelemesi neticesinde hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak Bölge Adliye Mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin yasal dayanağı bulunmadığı böylece sanıklar hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümlerin de temyizi kabil olduğu anlaşılmakla, Tebliğnamedeki ret düşüncesine iştirak edilmemiştir.
5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanıklar müdafileri ile sanık ...'ın temyiz istemlerinin, “mahkûmiyetlerine yeterli delillerin bulunmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, etkin pişmanlık şartlarının oluştuğuna, eylemlerin teşebbüste kaldığına, verilen cezaların yüksek olduğuna" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Gaziosmanpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.11.2022 tarihli, 2022/1203 Esas, 2022/1420 Karar sayılı dosyasında verilen hükümlere yönelik istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 10.07.2024 tarihli ve 2023/871 Esas, 2024/1897 Karar sayılı kararı ile “hırsızlık suçu tamamlandığı halde teşebbüs aşamasında kaldığı gerekçesiyle sanıkların cezasından TCK'nın 35/2 maddesi uyarınca indirim yapılarak eksik cezaya hükmedilmesi, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nun 143. maddesi uygulanmak suretiyle hırsızlık suçundan fazla ceza tayini" gerekçeleri ile hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,
Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 10.07.2024 tarihli ve 2023/871 Esas, 2024/1897 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Gaziosmanpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.10.2024 tarihli, 2024/1660 Esas, 2024/1521 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafileri ile sanık ...'ın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.