Orman sınırları içinde kaldığı iddia edilen taşınmazın tapu iptali davasında, mevcut bilirkişi raporunun yetersiz bulunarak tarihi belgelerle desteklenmiş yeni ve kapsamlı bir bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğine dair Yargıtay kararı.
Özet: Davacının tapulu taşınmazın bir kısmının kesinleşmiş devlet ormanı sınırı içinde kaldığı iddiasıyla açtığı tapu iptali ve tescil davasında, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin bilirkişi raporuna dayanarak verdiği tescil kararı, dosyadaki orman tahdit çalışmalarına ilişkin çalışma tutanaklarının eksik olması ve mevcut bilirkişi incelemesinin uyuşmazlığın çözümü için yetersiz bulunması nedeniyle bozulmuş; uyuşmazlığın doğru bir şekilde çözümü için 1949 yılına ait orman tahditlerine ilişkin tüm belgelerin, onaylı orman tahdit harita örneklerinin, 1956 yılı hava fotoğrafları ve bunlardan üretilen memleket haritalarının getirtilerek, uzman orman mühendisleri ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden keşif yapılarak detaylı bir inceleme yapılmasını, orman sınır noktalarının tespitini ve birleşik harita üzerinde gösterilmesini emretmiştir.

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1577 E., 2025/268 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Anamur 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2021/122 E., 2021/323 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Mersin ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 1 40... parsel sayılı taşınmaz, 22.564 m² yüzölçümüyle ve tarla vasfıyla tapuda davalı ... adına kayıtlıdır. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 1949 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu uyarınca yapılan orman tahdidi, 1990 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu uyarınca yapılan aplikasyon, orman kadastrosu ve 2/B madde çalışmaları vardır. 2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; tapuda davalı adına kayıtlı bulunan 1 40... parsel sayılı taşınmazın bir kısmının kesinleşen Devlet ormanı sınırları içinde kaldığını ileri sürerek, taşınmazın bu kısmının tapu kaydının iptaliyle orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın bir kısmının kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 1 40... parsel sayılı taşınmazın 24.10.2021 tarihli bilirkişi raporu ve ekli fen bilirkişisi tarafından tanzim olunan krokide (A) harfi ile gösterilen 5.519,67 m², (B) harfi ile gösterilen 1.202,72 m² ve (C) harfi ile gösterilen 195,94 m² yüzölçümündeki kısımlarının tapu kaydının iptali ile bu kısımların orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usûl ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı ... vekili temyiz dilekçesinde; alınan bilirkişi raporunun hüküm vermek için yeterli olmadığını, verilen kararın usûl ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kısmen, kesinleşen orman sınırları içinde kalıp kalmadığına ilişkindir.İlk Derece Mahkemesince; dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporu esas alınarak, dava konusu taşınmazın (A), (B), ve (C) harfi ile gösterilen kısımlarının kesinleşen tahdit içinde kaldığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de; hükme esas alınan bilirkişi raporu dava konusu taşınmazın tahdit içinde kalıp kalmadığını belirlemede yeterli değildir.Şöyle ki, kesinleşen orman kadastro çalışmalarına ilişkin çalışma tutanakları dosya arasında bulunmadığından orman bilirkişisince yapılan tahdit gösteriminin denetimi sağlanamamıştır. Diğer bir ifadeyle, orman bilirkişisince sadece kadastro paftası ile orman kadastro haritası çakıştırılmak suretiyle tahdit hattı gösterimi yapılmış olması uyuşmazlık konusunda hüküm kurmak için yeterli değildir. Bu şekilde eksik araştırmaya dayalı olarak karar verilemez. Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince doğru sonuca ulaşılabilmesi için; dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman tahditlerine ilişkin (19 49... yılında yapılan) işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örnekleri ve 19 56... yılı hava fotoğrafları ile bunlardan üretilen memleket haritaları dosyaya getirtilerek; önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte, orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, dava konusu taşınmazın orman kadastro haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritaları arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki bulunmakta ise dava konusu parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, her iki orman çalışmasına göre dava konusu taşınmazın konumunun gösterildiği krokili rapor alınmalı, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesince, belirtilen hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olan bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmesi usûl ve kanuna uygun bulunmadığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.VI. KARARYukarıda açıklanan sebeplerle, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.