Danıştay 10. Daire kararı: Belediyenin hazineye tahsis edilen arsaya inşa ettiği huzurevi için bedel veya trampa talebinin reddi işlemine karşı davanın temyiz incelemesi.
Özet: Bir belediye, kendisine ön tahsis edilen ancak tahsisin kesinleştirilmediği ve irtifak hakkı tesis sürecinin iptal edildiği Hazineye ait arazi üzerine inşa ettiği huzurevinin maliyetine karşılık, Hazinenin başka taşınmazlarını trampa yoluyla devralma talebinin reddedilmesi üzerine dava açmış; ilk derece ve bölge idare mahkemeleri, tahsisin kaldırılması durumunda yapıların bedelsiz olarak Hazineye geçeceği yönündeki düzenlemeleri gerekçe göstererek davanın reddine karar vermiş, belediye ise bu kararı temyiz etmiştir.
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2022/5644 E.  ,  2026/336 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/5644
Karar No : 2026/336
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) ... Başkanlığı
VEKİLİ : Av....
İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı Belediye tarafından; İstanbul ili, Bakırköy ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parselde bulunan ve mülkiyeti Hazineye ait olan taşınmaz üzerine inşa edilen yapının 32.928.206,67 TL olarak hesaplanan yapı maliyet bedeline karşılık olarak, mülkiyetleri Hazineye ait olan; İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan taşınmaz ile İstanbul ili, Şişli ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan taşınmazların trampa yoluyla tapuda adına devirlerinin yapılmasına yönelik ... tarih ve ... sayılı başvurunun reddine ilişkin... tarih ve E... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı Belediye lehine dava konusu taşınmazın 5.155,55 m²lik kısmına huzurevi yapılmak üzere iki yıl süre ile (ön) tahsis edildiği, davacı tarafından geçen zaman içerisinde sağlanan ön tahsisin kesin tahsise dönüştürülmediği, bunun yerine davacının talebi üzerine davacı lehine otuz yıl süreli bağımsız ve sürekli nitelikli irtifak hakkı tesis edilmek üzere 25/12/2016 tarihli Bakanlık oluru alındığı, ancak anılan irtifak hakkının tapuya tescil ettirilmediği, akabinde 10/12/2018 tarihinde irtifak hakkı tesisinin iptal edildiği, anılan iptal işlemine karşı açılan davada, .... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davanın reddine hükmedildiği, kesin tahsis talebinde bulunulmaması, süresiz tahsis edilen taşınmazın iki yıl süre ile tahsis amacına uygun olarak kullanılmaması veya tahsis amacı dışında kullanılması halinde tahsis işleminin herhangi bir yazışmaya gerek kalmaksızın kendiliğinden kalkmış sayılacağı ve tahsisi kaldırılan veya geri alınan taşınmazın üzerine adına tahsis yapılan veya devralan kamu idaresi tarafından yapılan bina ve tesislerin bedelsiz olarak maliki kamu idaresine geçeceği, bunlar için malik kamu idaresince herhangi bir bedel veya tazminat ödenmeyeceği düzenlemeleri uyarınca davacının dava konusu taşınmazda bulunan taşınmaza yönelik tespit edilen bedelin ödenmesi veya bedele karşılık trampa yapmak amacıyla, Sarıyer ve Şişli'de bulunan taşınmazların Belediye adına tapu devirlerinin yapılması talebinin reddine dair tesis olunan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davacı tarafından; irtifak hakkının tapuya tescil edilmesine ilişkin sürecin davalı idarece sürüncemede bırakıldığı, irtifak hakkına konu taşınmazın alt kiraya verilmesinin söz konusu olmadığı, irtifak hakkı tesisine ilişkin olurun iptal edilmesinin hukuka aykırı olduğu, uyuşmazlığa konu yapının Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Tahsis ve Devri Hakkında Yönetmeliğin 24. maddesinin 3. fıkrasının kapsamında olmadığı, tahsise uygun olarak yapının inşa edildiği ve tahsise aykırı herhangi bir işlem ya da eylemlerinin olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ:...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, Üye ...'nun, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesi uyarınca temyiz kanun yoluna tabi olmadığı, bu nedenle davacının temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği yolundaki ayrışık oyuna karşı; dosyanın incelenmesinden temyize konu kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesi uyarınca temyiz kanun yoluna tabi olduğu anlaşıldığından, temyiz incelemesine geçilerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
06/04/2005 tarih ve 287 sayılı Bakan oluru ile; İstanbul ili, Bakırköy ilçesi, ... Mahallesi'nde bulunan ... pafta, ... ada, ......parsel numaralı, 10.426,00 m² yüzölçümlü taşınmazın 5.155,55 m²lik kısmı, huzur evi yapılmak üzere, iki yıllık süre içerisinde inşaata başlanılması, başlanılmadığı takdirde tahsisin kendiliğinden kalkmış sayılacağı kaydıyla, iki yıllık süre ile davacı Belediyeye tahsis edilmiştir.
28/03/2007 tarihinde inşaat ruhsatı alınarak, tahsise konu taşınmazın üzerine yapılacak huzur evinin inşaatına başlanmıştır.
Davalı idare görevlilerince 09/07/2007 tarihinde düzenlenen Taşınmaz Tespit Tutanağı'nda, tahsise konu taşınmazın üzerinde "Bakırköy Yaşam evi (Huzur evi) inşaatı ve şantiye sahasının bulunduğu" tespit edilmiş; 02/12/2010 tarihinde düzenlenen Taşınmaz Tespit Tutanağı'nda ise tahsise konu taşınmazın üzerinde "altı katlı betonarme bina bulunduğu" tespit edilmiştir.
Davalı idare tarafından davacı Belediyeye gönderilen... tarih ve ... sayılı yazıyla; idare görevlilerince yapılan 05/03/2014 tarihli tahkikatta tahsise konu taşınmazın 6.710,00 m²lik kısmında yaşam evi ve sahasının BAKSAV tarafından inşaatının tamamlanarak davacıya teslim edildiğinin, kullanılan alanın tahsis edilen alandan fazla olduğunun anlaşıldığı belirtilerek;
- Kullanım alanının tahsis edilen alandan neden fazla olduğu,
- Bahsi geçen inşaatın iki yıllık ön tahsis süresinde neden tamamlanmadığı,
- Yaşam evi ve sahası tesislerinin ne şekilde, kim tarafından ve ne kadarlık bir ücretle hangi tarihten itibaren işletileceği,
- Söz konusu alanda ticari bir kullanımın olup olmayacağı,
- Bahsi geçen taşınmazın kat'i tahsisinin talep edilip edilmeyeceği hususlarının bildirilmesi istenilmiştir.
Bu yazıya cevaben davacı Belediye tarafından gönderilen ... tarih ve ... sayılı yazıyla; kullanılan alanın tahsis edilen alandan fazla olduğuna yönelik iddia bakımından mahallinde gerekli ölçümlerin yapılacağı, eğer fazlalık varsa ortak bir görüş ile çözüm oluşturulacağı, inşaatın kendi imkanları ile 22/03/2014 tarihinde tamamlanarak açılışının yapıldığı, yaşam evinin kendi imkanları çerçevesinde hazırlanılacak bir plan dahilinde işletileceği ve ticari kazancın amaçlanmadığı belirtilerek yaşam evinin adlarına kat'i tahsisinin sağlanması talep edilmiştir.
Davacı Belediye, bu yazının akabinde gönderdiği ...arih ve ... sayılı yazıyla ise; yapılan çalışma ve değerlendirmeler sonucunda işletmenin daha profesyonelce yapılması için üçüncü şahıslara kiralanmasının daha uygun olabileceğinin düşünüldüğü, bu amaçla iki kurum arasında protokole dayalı uzun süreli irtifak sözleşmesinin yapılması veya kabul edilmemesi halinde nasıl bir yol izleneceği hususunda bilgi verilmesini talep etmiştir.
Davacı Belediyenin anılan yazılarına cevaben davalı idare tarafından gönderilen 08/04/2015 tarih ve 34735 sayılı yazıyla; konu hakkında Bakanlığın, taşınmazın üçüncü kişilere kiraya verilmek suretiyle Hazine taşınmazları üzerinde belirtilen amaçla bedelsiz tahsis yapılmasının mümkün olmadığı, bedeli karşılığında davacı Belediye lehinde doğrudan irtifak hakkı tesisinin mümkün olduğu yönünde görüş bildirdiği belirtilerek, taşınmaz için irtifak hakkı talep edilip edilmediğinin bildirilmesi istenilmiştir.
Davacı Belediye Meclisinde, ... Huzurevinin tamamlanması nedeniyle davalı idare ile işbirliği protokolü yapılmasına ilişkin ...... tarih ve ... nolu karar alınmıştır.
25/12/2016 tarih ve 36323 sayılı Bakan oluru ile, anılan taşınmazın tahsise konu 5.155,55 m²lik kısmının huzur evi ve bahçe olarak kullanılmak amacıyla davacı Belediye lehine otuz yıl süreli bağımsız ve sürekli nitelikli irtifak hakkı tesis edilmek üzere ilk yıl için tespit edilen 644.450,00 TL tahmini bedel üzerinden 2886 sayılı Kanun'un 51. maddesinin (g) bendi uyarınca pazarlık usulü (doğrudan) ile irtifak hakkı ihalesinin yapılmasının uygun görülmesi üzerine 03/02/2017 tarihinde yapılan irtifak hakkı ihalesi davacı Belediye üzerinde bırakılmış, ihale 13/02/2017 tarihinde ita amirince onaylanarak kesinleşmiştir.
10/12/2018 tarih ve 235882 sayılı Bakan oluru ile, irtifak hakkının henüz tapuya tescil edilmediği ve tapuya tescil edilmeyen irtifak hakkının alt kiracıya devredildiği gerekçesiyle, irtifak hakkı ihalesi yapılmasına yönelik 25/12/2016 tarih ve 36323 sayılı Bakan olurunun iptaline karar verilmiş, bu husus ... tarih ve ... sayılı yazıyla davacı Belediyeye bildirilmiştir.
Davacı Belediyenin... tarih ve ... sayılı yazısıyla, irtifak hakkının Tapu Müdürlüğünde kurulması; ... tarih ve ... sayılı yazısıyla ise, irtifak hakkının kurulması, bunun mümkün olmaması halinde binanın yapım maliyetinin kendilerine ödenerek binanın Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca yaşlılar yurdu ya da Sağlık Bakanlığının tasarrufunda bir rehabilitasyon merkezi olarak kullandırılması hususları talep edilmiştir.
15/11/2019 tarih ve 269565 sayılı Bakan oluru ile anılan taşınmazın 5.155,55 m²lik kısmının, huzur evi olarak kullanılmak üzere, iki yıllık süre ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na ön tahsisi uygun görülmüştür.
Davacı Belediye, ... tarih ve ... sayılı yazıyla idareye başvurarak; anılan taşınmaz üzerine inşa edilen yapının 32.928.206,67 TL olarak hesaplanan yapı maliyet bedeline karşılık olarak, mülkiyetleri Hazineye ait olan; İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ...parselde bulunan taşınmaz ile İstanbul ili, Şişli ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan taşınmazların trampa yoluyla tapuda adına devirlerinin yapılmasını talep etmiştir.
Davacı Belediyenin 23/01/2020 tarihli trampa talebi, dava konusu ... tarih ve E... sayılı işlemle, tahsise konu taşınmazın üzerine inşa edilen huzur evi bina ve tesislerinin Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Tahsis ve Devri Hakkında Yönetmeliğin 24. maddesinin 3. fıkrası kapsamında bedelsiz olarak Hazineye geçtiği gerekçesiyle reddedilmiştir.
Bunun üzerine, 13/10/2020 tarihinde bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Tahsis ve Devri Hakkında Yönetmeliğin "Ön ve kesin tahsis ile süresi" başlıklı 6. maddesinde,
"(1) Kamu idareleri, üzerinde tesis yapılması plânlanan ve tahsis talebinde bulunulan taşınmazları, talepte bulunan kamu idarelerine, tahsis amacına yönelik olarak yatırım projesinin hazırlanması, yatırım programına alınması ve tesis/bina inşaatına başlanması amacıyla iki yıla kadar ön tahsis yapabilirler. Adına ön tahsis yapılan kamu idaresi tarafından, ön tahsis süresi içerisinde bu iş/işlemlerin yapılması ve buna ilişkin belgeler ile mahallinde düzenlenen tespit tutanağının gönderilerek talepte bulunulması halinde ön tahsis, hizmetin devamı süresince olmak üzere kesin tahsise dönüştürülür. Ancak, tahsise konu taşınmazın aynen kullanılmak üzere tahsisi durumunda ön tahsis işlemi yapılmaksızın doğrudan kesin tahsis işlemi yapılabilir.
(2) Birinci fıkrada yer alan koşulların yerine getirilerek kesin tahsis talebinde bulunulmaması, süresiz tahsis edilen taşınmazın iki yıl süre ile tahsis amacına uygun olarak kullanılmaması veya tahsis amacı dışında kullanılması halinde, tahsis işlemi herhangi bir yazışmaya gerek kalmaksızın kendiliğinden kalkmış sayılır.";
"Tahsisin kaldırılması" başlıklı 9. maddesinde,
"(1) Tahsis işlemi;
a) Kamu hizmetinin sona ermesi,
b) Taşınmazın tahsis amacı dışında kullanılması veya maliki kamu idaresinin izni olmaksızın üçüncü kişilere kullandırılması,
c) Taşınmazın en az iki yıl boş bırakılması veya hiç kullanılmaması,
ç) Taşınmazın tahsis amacının değişmesi,
d) İmar plânıyla, taşınmazın başka bir amaca ayrılması,
e) Yönetmeliğin 8 inci maddesinde belirtilen tedbirleri alma ve bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi,
f) Tahsis amacının ortadan kalkması halinde,
durumlarında, tahsis yapılan kamu idaresinin görüşü alınmaksızın tahsisi yapan kamu idaresinin merkez veya taşra birimlerince resen kaldırılabilir.
(2) Birinci fıkranın (d) bendine göre tahsisin kaldırılması işlemlerinde, imar planının yapımı aşamasında tahsisli kamu idaresinin uygun görüşünün alınmamış olması durumunda ilgili kamu idaresinin görüşü alınır.
(3) Birinci fıkranın (f) bendine göre tahsisin kaldırılması işlemi, adına tahsis yapılan idarenin isteği üzerine de, tahsisi yapan malik kamu idaresi tarafından yapılabilir.";
"Devir ve geri alma" başlıklı 12. maddesinde,
"(1) Özel bir hüküm olmaması durumunda, düzenleyici ve denetleyici kurumlar hariç olmak üzere kamu idareleri, Kanunun 45 inci maddesine göre, mülkiyetlerinde bulunan taşınmazları, görmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinde kullanılacağına ve amacına uygun kullanılmaması halinde geri alınacağına dair tapu kütüğüne şerh konulması kaydıyla bedelsiz olarak birbirlerine devredebilirler.
(2) Özel hükümler, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 45 inci maddesine göre, öncelikle uygulanır.
(3) Kamu idarelerine devredilen bu taşınmazlar, hizmetin devamı süresince kullanılabilir. Ancak bu taşınmazların devir amacının ortadan kalkması veya amacına uygun kullanılmaması halinde, maliki kamu idaresince geri alınabilir.
(4) Devir amacının ortadan kalkması halinde geri alma işlemi, adına devir yapılan idarenin isteği üzerine de, devreden malik kamu idaresi tarafından yapılabilir.
(5) Devir yetkisi taşınmazın maliki kamu idaresine aittir. Hazineye ait taşınmazların devir yetkisi ise, özel bir hüküm olmadıkça Bakanlığa aittir.";
"Taşınmazın teslimi, tahsisin kaldırılması ve geri almanın sonuçları" başlıklı 24. maddesinde ise,
"1) Tahsisi yapılan taşınmaz, maliki kamu idaresi tarafından tahsis işleminden sonra adına tahsis yapılan kamu idaresine, devredilen taşınmaz ise, maliki kamu idaresi tarafından tapudaki devir işleminden sonra devralan kamu idaresine, bir tutanak düzenlenmek suretiyle teslim edilir. Tutanakta; teslim tarihi, taşınmazın durumu, varsa üzerindeki bina ve tesisler, özelliklerinin neler olduğu ayrıntılı biçimde belirtilir.
(2) Tahsisi kaldırılan taşınmaz, maliki kamu idaresi tarafından tahsisin kaldırılması işleminden sonra, geri alınan taşınmaz ise, maliki kamu idaresi tarafından tapudaki geri alma işleminden sonra, bir tutanak düzenlenmek suretiyle teslim alınır. Tutanakta, teslim alınma tarihi ile teslim tarihindeki durumuna göre, noksanlıklar ve fazlalıklar ayrıntılı biçimde belirtilir.
(3) Tahsisi kaldırılan veya geri alınan taşınmazın üzerine adına tahsis yapılan veya devralan kamu idaresi tarafından yapılan bina ve tesisler, bedelsiz olarak maliki kamu idaresine geçer. Bunlar için malik kamu idaresince her hangi bir bedel veya tazminat ödenmez. (Ek cümle:RG-7/10/2016-29850) Ancak, bu taşınmazın, adına tahsis yapılan veya devralan kamu idaresi ile satış, trampa, arsa ve/veya kat karşılığı inşaat, irtifak hakkı tesisi gibi mülkiyete ilişkin tasarrufî işlemlere konu edilmesi halinde, halen aynı kamu idaresi tarafından kullanılıyor olması kaydıyla bu bina ve tesisler bedel hesabında dikkate alınmaz, bu taşınmaz ile üzerindeki bina ve tesisler için ecrimisil istenilmez, tahsil edilmiş olanlar iade edilmez." düzenlemeleri yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bakılan dava, davacı Belediyenin 23/01/2020 tarihli trampa talebinin, tahsise konu taşınmazın üzerine inşa edilen huzur evi bina ve tesislerinin Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Tahsis ve Devri Hakkında Yönetmeliğin 24. maddesinin 3. fıkrası kapsamında bedelsiz olarak Hazineye geçtiği gerekçesiyle reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idare tarafından, davacı Belediyenin trampa talebi hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmamış, trampa istemine konu edilen yapının Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Tahsis ve Devri Hakkında Yönetmeliğin 24. maddesinin 3. fıkrası kapsamında bedelsiz olarak Hazineye geçtiğinden bahisle talebin reddine karar verilmiştir.
Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Tahsis ve Devri Hakkında Yönetmeliğin dava konusu işlemin dayanağını teşkil eden 24. maddesinin 3. fıkrası, tahsisi kaldırılan veya geri alınan taşınmazlara ilişkin düzenlemeler içermektedir. Aynı maddenin 2. fıkrasında da, tahsisi kaldırılan veya geri alınan taşınmazların maliki kamu idaresi tarafından bir tutanak düzenlenmek suretiyle teslim alınacağını ve bu tutanağın içereceği hususları düzenlemektedir.
Anılan madde uyarınca, tahsisi kaldırılan taşınmaz, maliki kamu idaresi tarafından tahsisin kaldırılması işleminden sonra; geri alınan taşınmaz ise, tapudaki geri alma işleminden sonra bir tutanak düzenlenmek suretiyle teslim alınacağından, taşınmaz üzerinde yapımı süren bir inşaat bulunması halinde tahsisin kaldırılması veya taşınmazın geri alınması ve tutanak düzenlenmek suretiyle teslim alınmasından sonra bu inşaata devam edilemeyeceği açıktır.
Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Tahsis ve Devri Hakkında Yönetmeliğin 6. maddesinde, adına ön tahsis yapılan kamu idaresi tarafından maddede belirtilen koşullar yerine getirilerek kesin tahsis talebinde bulunulmaması, süresiz tahsis edilen taşınmazın iki yıl süre ile tahsis amacına uygun olarak kullanılmaması veya tahsis amacı dışında kullanılması hallerinde tahsis işlemi herhangi bir yazışmaya gerek kalmaksızın kendiliğinden kalkmış sayılacağı düzenlemesine yer verilmekle birlikte, taşınmazın maliki olan idarece taşınmazın teslim alınmaması veya adına tahsis yapılan idarenin taşınmazdan tahliye edilmemesi durumunda taşınmazın üzerinde inşa edilen (tahsisin kendiliğinden kalkmış sayıldığı tarihten sonra da yapımına devam edilen) yapının akıbetinin ne olacağı hususu düzenlenmemiştir.
Yönetmeliğin 24. maddesinin 3. fıkrasının, tahsisi kaldırılan veya geri alınan taşınmazlara ilişkin olması ve bu taşınmazların maliki olan idarece tutanak karşılığında teslim alınması karşısında, bu maddenin, Yönetmeliğin 6. maddesi uyarınca tahsisi kendiliğinden kalkmış sayılan ancak maliki olan idarece teslim alınmayan taşınmazlara uygulanması mümkün değildir.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelerden; davacı Belediyenin 06/04/2005 tarihli ön tahsise istinaden, iki yıllık süre içerisinde olacak şekilde 28/03/2007 tarihinde, tahsise konu taşınmazın üzerine yapılacak huzur evinin inşaatına başladığı, iki yıllık süre içerisinde kat'i tahsis talep ettiğine ilişkin olarak dosyada bilgi belge bulunmadığı, ancak davalı idare görevlilerince iki yıllık süre bittikten sonra 09/07/2007 ve 02/12/2010 tarihlerinde Taşınmaz Tespit Tutanakları düzenlendiği, bu tutanaklarda inşaatın devam ettiğinin tespit edildiği, dosya muhteviyatında iki yıllık sürenin bittiği 06/04/2007 tarihinden sonra davacı Belediyenin tahsise konu taşınmazdan tahliye edildiğine veya taşınmazın davalı idare tarafından teslim alındığına yönelik bilgi belge bulunmadığı, davacı Belediyenin inşaatı tamamlayarak 22/03/2014 tarihinde açılış yaptığı, inşaatın tamamlandığı hususunun davalı idarenin 22/04/2014 tarihli yazısında da ikrar edildiği, anılan yazıda davacı Belediyenin tahsisinin kendiliğinden kalkmış sayıldığından bahsedilmediği gibi taşınmazın kat'i tahsisinin talep edilip edilmeyeceği hususunun davacı Belediyeye sorulduğu anlaşılmaktadır.
Davalı idarenin iki yıllık ön tahsis süresi bittikten sonra taşınmazı teslim almaması, 09/07/2007 ve 02/12/2010 tarihlerinde inşaatın devam ettiğini tespit etmesine rağmen inşaatın tamamlanmasına kadar tahsisin kendiliğinden kalkmış sayıldığından bahisle herhangi bir işlem tesis etmemesi nedeniyle, trampa istemine konu yapının Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Tahsis ve Devri Hakkında Yönetmeliğin 24. maddesinin 3. fıkrası uyarınca bedelsiz olarak Hazineye geçtiğinin kabulüne, bu haliyle olanak bulunmamaktadır.
Bu durumda; İdare Mahkemesince, davalı idarenin iki yıllık ön tahsis süresinin bittiği 06/04/2007 tarihinden trampa istemine konu yapının inşaatının tamamlandığı tarihe kadar geçen süreçte; tahsise konu taşınmazın idarelerine teslim edilmesine, davacı Belediyenin taşınmazdan tahliye edilmesine, inşaatın durdurulmasına yönelik herhangi bir işlem tesis edip etmediği, inşaatın davacı Belediye tarafından mı üçüncü bir şahıs tarafından mı tamamlandığı, tahsise konu taşınmazın tahsis tarihinden inşaatın tamamlandığı tarihe kadar kesintisiz olarak davacı Belediye uhdesinde olup olmadığı hususları araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığından bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Davanın reddine ilişkin .... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K...sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 04/02/2026 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:... K:... sayılı temyize konu kararının onanması gerektiği oyuyla, aksi yöndeki Daire kararına katılmıyoruz.