Banka tarafından sendikanın gazete ilanıyla itibarın zedelendiği iddiasıyla açılan maddi ve manevi tazminat davasının düşünce özgürlüğü kapsamında reddi.
Özet: Bir banka, sendika tarafından yayınlanan gazete ilanının itibarını zedelediğini, asılsız ve yanıltıcı beyanlar içerdiğini ileri sürerek müdahalenin meni ile maddi ve manevi tazminat talep etmiş; ancak ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, söz konusu ilanın sendikanın üye haklarını koruma amacıyla yaptığı meşru bir eylem olduğunu, ifade özgürlüğü sınırları içinde kaldığını, herhangi bir hakaret, iftira veya sövme içermediğini belirterek davanın reddine karar vermiştir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2371 E., 2023/1310 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... geldi. Davalı adına gelen olmadı. Davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 07.04.2026 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı sendika tarafından ... Gazetesinin 02.03.2017 tarihli sayısında tam sayfa ilan verildiğini, verilen bu ilan ile bankanın itibarının zedelendiğini, şöhretine ve servetine zarar vermenin hedef alındığını ve suç isnad eden kasıtlı bir metin olduğunu, ilanda yer alan beyanların tamamının gerçek dışı olduğunu, alınmış bir grev kararı dahi söz konusu değilken ilanda grev kararı alınmış gibi yanıltıcı beyanlarda bulunulduğunu, bu şekilde ilan veren davalının Bankacılık Kanunu'nun 74. maddesinde düzenlenen itibarın korunması hükmüne ve Türk Borçlar Kanunu’nun 58.maddesine aykırı davrandığını ileri sürerek davalının asılsız ve kasıtlı müdahalelerinin men’i ve durdurulması ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL maddi tazminatın ve 100.000,000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın iddialarının asılsız olduğunu, dava konusu ilanın, almaya hak kazandıkları grev kararına yönelik süreç ile ilgili olduğunu, ilanda bu hususun ''Grev kararı hakkımız doğmuştur'' ibaresi ile yer bulduğunu, ilanda ve başlatılan mücadelelerinde hukuka aykırı bir iftira, hakaret ya da gerçeğe aykırı bir bilginin yer almadığını, davacı bankanın sendikanın yetkisi ile ilgili sürekli işi sürüncemede bıraktığını ve yetkisizleşmesi için elinden gelen her türlü kötü niyetli davranışı gösterdiğini, maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin koşulların oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kurum bir sendika olup kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu statüsünde olduğu, sendikaların, kuruluş kanunları ve tüzükleri gereği üyesi bulunan işçilerin hak ve menfaatlerini korumak amacı ile hareket eden sosyolojik olarak da gerek hükümetler gerekse de işverenler nezdinde sosyal baskı gruplarından olduğu, dolayısıyla üyesi bulunan işçilerin hak ve menfaatlerini koruyabilmek adına her türlü meşru yola başvurarak hedefindeki hükümet ve işverenlere baskı yapmanın sendikaların görevleri arasında yer aldığı, dava konusu edilen ilan metninin incelenmesinde, metin içeriğinde herhangi bir hakaret, sövme veya iftira sayılabilecek haksız fiil niteliğinde bir ibare bulunmadığı, söz konusu bu ilan nedeniyle sendika görevlileri hakkında ... 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/504 Esas sayılı dosyasında 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu’nun 158/1.maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle açılan dava sonucunda beraatlerine karar verildiği ve kararın 26.11. 2020 tarihinde kesinleştiği, herhangi bir hakaret iftira ya da sövme içermeyen davaya konu ilanın sendikanın, sendika olmaktan kaynaklı ve işveren ile işçiler arasındaki o dönemde kamuoyuna yansımış sürtüşmeler sebebi ile görünür gerçekliğe uygun bir ilan olarak değerlendirildiği ve ilanda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu ilan ve açıklamaların düşünceyi açıklama ve ifade özgürlüğü sınırlarında kaldığı, doğrudan kişilik haklarına saldırı niteliğinde olmadığı, kamu yararına ilişkin işçi-işveren toplu iş sözleşmesinde gelinen noktaya katkı sağlamaya yönelik olduğu, davacı ile davalının toplu iş sözleşmesi arabuluculuk sürecinin olumsuz sona ermesi sonucunda davalının greve gideceğine ilişkin açıklamalarına yer verildiği ve hakaret içermediği, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, mahkemece delillerin değerlendirilmediğini, dava konusu olay nedeniyle maddi veya manevi bir kaybın gerçekleşip gerçekleşmediği yönünde araştırma yapılmadığını, varsa toplanması gereken delillerin toplanması, bilirkişi raporu alınması, davacı müvekkili bankanın zarara uğrayıp uğramadığının araştırılması gerektiğini, davalı tarafından gerçekleştirilen haksız fiil nedeniyle EBRD (Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası) tarafından davacı bankanın talebi için yeniden değerlendirme yapılmasına ve bu aşamada faizlerin artmasına sebebiyet verildiğini, dava konusu ilanın kasıtlı ve gerçeğe aykırı, davacı bankanın itibarını zedeleyici, şöhretine ve servetine zarar vermeyi hedef almış suç isnad eden kasıtlı ve gerçeği yansıtmayan bir metin olduğunu, henüz herhangi bir grev kararı almamış olan davalı sendikanın her türlü mecrada grev kararlarını açıkladıklarını, yine asılsız şekilde sendika üyesi çalışanların, performans adı altında veya zorla istifa ettirildiğinin iddia edildiğini, ticari itibarı zedeleyici davranışlar nedeniyle davacının ticari onuru zarar görerek manevi tazminat talep etme hakkının doğduğunu, ceza mahkemesi kararının hukuk hakimi yönünden bağlayıcı nitelikte olmadığını, ceza mahkemesinde kusur tespiti yapılmayıp, sadece kasıt unsuru oluşmadığı gerekçesiyle sendika görevlilerinin beraatine karar verildiğini, suçun işlendiğine veya işlenmediğine ilişkin ceza mahkemesinin kesin bir kararı bulunmadığından kusurun mahkemece araştırılması gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; kişilik haklarına saldırı nedeniyle davalının asılsız ve kasıtlı müdahalelerinin men’i ve durdurulmasına yönelik tedbir talebi ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,Duruşmada vekille temsil olunmayan davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.