Danıştay, 701 sayılı KHK ile ihraç edilen personelin ankesörlü telefon kayıtları ve tanık beyanlarıyla FETÖ/PDY iltisakı sabit görülerek göreve iade talebinin reddine ilişkin istinaf kararını onadı.
Özet: Kamu görevinden 701 sayılı KHK ile ihraç edilen ve göreve iade talebi reddedilen davacının, FETÖ/PDY ile hiçbir irtibatı olmadığını iddia ederek yaptığı temyiz başvurusunda, mahkeme; davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasındaki ankesörlü/büfe telefonlardan ardışık arama tespitleri ve örgüt evlerindeki faaliyetleri detaylandıran tanık beyanları gibi somut delillerle FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle iltisak ve irtibatının sabit olduğu gerekçesiyle, alt mahkemenin davanın reddi yönündeki kararını hukuka uygun bularak temyiz isteminin reddine karar vermiştir.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2025/13985 E.  ,  2025/9993 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/13985
Karar No : 2025/9993
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY ile bir irtibatının bulunmadığı, kamu görevinden çıkarılmasını meşru kılacak hiçbir sebebin olmadığı, Anayasa'ya sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğine dair herhangi bir somut delil ortaya konulmadığı, savunma hakkının kullandırılmadığı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerden adil yargılanma hakkının, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, ankesörlü telefonlardan ardışık arama yöntemiyle aranmadığı, hakkındaki tanık ifadelerinin doğru olmadığı iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Bununla birlikte davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...sanık hakkında düzenlenen 06/03/2023 tarihli ankesör/büfe sorgu raporuna göre; ... numaralı gsm hattının 2012-2014 yıllarında İstanbul ilinde bulunan ankesörlü/büfe hatlardan arandığı, aramaların 15 grup ardışık olarak sınıflandırıldığı, ardışık arama gruplarında Y.Ö., S.İ., F.K., F.S., E.Ç., C.Ç., E.M., Ş.A., İ.E. ve H.D isimli asker şahısların arandığı...Örgüt faaliyeti çerçevesinde haberleşme aracı olarak kullanılan sabit hatlardan 2012-2014 yıllarında örgütsel arama yöntemleri ile uyumlu arandığı..." tespitleri ile ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında davacı hakkında "...2007 yılı Eylül ayında okuldan mezun olduktan sonra İstanbul Beykoz TCG Akın Komutanlığında göreve başladım, bu süre zarfında bana verilen telefon numarasını kaybettiğim için örgüt bağım yaklaşık olarak 6 ay koptu, daha sonra gemiden devrem olan ... beni abisinin evine davet etti, bende gittim sonra bana seninle irtibat kurmamı söylediler dedi, bende kabul ettim, ayrıca bana devremiz olan G. K.’un da bizim gibi olduğunu söyledi ve başka birgün ... ve G. K. ile birlikte Maltepe de oturan ... adlı şahsın evine gittik, bu evde ... adlı örgüt elemanı ile sohbet ettik, ben tanıştım, benim cep telefonu numaramı aldı, daha sonra haftaya tekrar buluşma yeri ayarladık, bu eve gittiğimiz de ev de A. D. ( astsubay ) de vardı, kendisini görünce benim gibi olduğunu anladım, ..., G. K. ve A. D. ile bir grup olacağımı söyledi ... ( ilaç dağıtım firmasında görevli, 32 yaşlarında) adlı şahıs ve bize birlikte ev tutmamızı söyledi, sonra biz birlikte ev tuttuk, biz hep birlikte ... ın örgüt evine gidiyor burada namaz kılıyor, Fetullah GÜLEN kitaplarını okuyor, videolarını izliyorduk..." yönündeki Y.Ö. isimli tanık beyanı, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 01/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.