Danıştay 5. Daire, KHK 375 ile FETÖ/PDY iltisakı nedeniyle kamu görevinden çıkarılan personelin ankesörlü ardışık arama delilleriyle işlemin hukuka uygun olduğuna karar verdi.
Özet: Kamu görevinden FETÖ/PDY ile iltisak veya irtibatı gerekçesiyle çıkarılan davacının, bu işleme karşı açtığı davada, hakkında yürütülen ceza yargılamasındaki mahkumiyet kararının kesinleşmemesine rağmen, ceza davasında elde edilen ankesörlü telefonlardan ardışık aramalar ve şifreli arama kayıtları gibi delillerin bağımsız olarak değerlendirilmesi sonucunda terör örgütüyle bağlantısının tespit edildiği, bu nedenle davacının kamu görevinden çıkarılma işleminin ve özlük haklarının iadesi talebinin reddine ilişkin alt derece mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz istemi reddedilmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2025/14509Karar No : 2025/9994 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...Karşı Taraf (Davalılar) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA 2- ... Genel Komutanlığı / ...Vekili : Av. ...İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY ile bir irtibatının bulunmadığı, kamu görevinden çıkarılmasını meşru kılacak hiçbir sebebin olmadığı, Anayasa'ya sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğine dair herhangi bir somut delil ortaya konulmadığı, savunma hakkının kullandırılmadığı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerden adil yargılanma hakkının, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, ankesörlü telefonlardan ardışık arama yöntemiyle aranmadığı, işlemin şekil, konu, sebep ve maksat yönünden hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.Davalı İdarelerin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi : ...Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.Dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının incelenmesi neticesinde, davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek davacının mahkumiyetine karar verildiği anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediği görüldüğünden, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde kararında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünce hazırlanan 31/05/2018 tarihli tutanakta; sanığın 2013-2014 yılları içerisinde Ankara ili genelinde bulunan 6 büfe market tarzı iş yerlerine kayıtlı sabit hatlardan 11 defa arandığı, jandarma yüzbaşı yakup turan ile ardışık aranmasının olduğu belirtilmiş ve sanıkla birlikte aranan askeri personellerin bulunduğu tablonun gönderildiği görülmüştür. HTS kayıtları incelemesi sonucu hazırlanan 10/03/2021 tarihli bilirkişi raporunda; sanığın kullanımında bulunan ... numaralı GSM hattının sabit/ankesörlü telefonlardan aranması öncesi ve sonrasında ... Bankası A.Ş Genel Müdürlük'ün arandığı, sanık aranmadan önce aranan ... numarası sanığın numarasının operatör numarasından sonra çevrilmesi gereken 651 yerine operatör numarasının son hanesiyle birlikte çevrildiği, numaranın şifreli olarak kayıt edilerek aranırken yanlış arandığının düşünüldüğü ve sanığın Y. T. ile ardışık olarak arandığının görüldüğü..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 01/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.