Danıştay beşinci daire, kamu görevinden çıkarılma davasında FETÖ/PDY iltisakına ilişkin ceza yargılamasındaki HAGB kararının idari işlem için bekletici mesele olmadığını, delillerin bağımsız değerlendirileceğini belirtti.
Özet: Kamu görevinden çıkarılan davacının, FETÖ/PDY iltisakı nedeniyle tesis edilen göreve son verme işleminin iptali talebiyle açtığı davada, idare ve bölge idare mahkemelerince verilen ret kararlarına karşı yaptığı temyiz başvurusunu inceleyen Danıştay, ilgili hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, masumiyet karinesi gereği doğrudan aleyhe sonuç doğurmamakla birlikte, ceza yargılaması sırasında elde edilen HTS analiz raporları ve tanık beyanları gibi somut delillerle FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin tespit edildiği gerekçesiyle, alt mahkeme kararlarının onanması yönünde hüküm kurmuştur.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2023/6689 E.  ,  2025/9945 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/6689
Karar No : 2025/9945
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalılar) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA
2- ... Genel Komutanlığı / ...
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/(B) maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti:FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üyelik suçlamasıyla yapılan ceza yargılamasının henüz neticelenmediği, bu nedenle ceza yargılaması neticesinin bekletici mesele yapılması gerektiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarelerin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve davacı hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği anlaşılmıştır.
Masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; "....HTS analiz tutanaklarına göre sanığın kullanımında olan ... numaralı hat ile 2012 yılı içerisinde örgüt içerisindeki öğretmen konumundaki şahıslar ile İstanbul ve Kırklareli ilinde bulunan ankesörlü hat ile birçok kez haberleştiği, bu aramalarda askeri personel H. G. isimli şahısla ardışık arandığının tespit edildiği, FETÖ-PDY silahlı terör örgütünün yapılanması içerisinde yeraldığı gerekçesi haklarında soruşturma açılan F. M. ve E. O.'nun alınan beyanlarında sanıkla birlikte örgüt evinde bulunduklarına/sohbet toplantılarına katıldıklarına ilişkin beyanda bulunarak sanığı teşhis ettikleri, Sanık kullanımında olan ve ankesörlü/sabit hatlardan arandığı tespit edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının BTK tarafından dosyaya gönderildiği, tanık olarak dinlenen F. M. beyanında, sanıkla 2010-2012 yılları arasında örgüt içerisinde tanışıklığının olduğunu, ilk olarak örgüt evlerinden tanıdığını, halı saha maçlarında da bir araya geldiklerini, askeri okulu kazandıktan sonra örgütün talimatıyla kendisiyle ilgilenmeye başladığını, 2012 yılının başlarına kadar ilgilenmeye devam ettiğini, 2-3 haftada bir buluştuklarını, namaz ve tesbihat yaptıklarını, bu görüşmelerin Balıkesir ilinde olduğunu, Kocaeli ilinde de bir iki sefer görüştüklerini, 2 kere de İstanbul ilinde görüştüklerini, bu dönem zarfında sanığı bir iki kere ankesörlü telefondan aradığını, genelde buluşmalarında diğer buluşmanın zamanını söylediği için sanığı aramadığını, H. G. isimli şahısla sanığın 2-3 kere beraber aynı grupta olduklarını, sanığa verilen kod isminin ... ya da ... olduğunu hatırladığını ancak sanığın gerçek ismini de bildiği için bu ismi pek kullanmadıklarını, 2012 yılı Mart-Nisan ayları sonrasında sanığı mezun olacağı için başka birine devrettiğini hatırladığını, kendisinin de üniversiteden mezun olduktan sonra yapıyla bağını kopardığını, sanığı devrettikten sonra sanığın örgütle bağının devam edip etmediğini bilmediğini, daha sonra sanıkla irtibatının olmadığını beyan ettiği, tanık olarak dinlenen E. O. beyanında; sanığı 2009-2010 yıllarında üniversite yıllarında örgüte müzahir evlerde kalan şahıslardan biri olarak bildiğini, kendisiyle aynı evde kalmadığını, İzmit merkezde kendisiyle tanıştığını ancak detayını hatırlamadığını, sanığın bir dönem ev abiliği yaptığını hatırladığını, örgüte ait 5 evden birisinin abisinin sanık olduğunu, bunu örgütün yapmış olduğu etkinliklerde herkesin bilebileceği bir şey olduğunu, kendisinin bölge abiliği yaptığını ancak sanığın böyle bir görevinin olduğunu hatırlamadığını, sanığın ev abiliği görevinin yanında evin fatura vs gelen ihtiyaçlarıyla ilgilenmek olduğunu, sanığın bunu gönüllü olmasa da yapmak zorunda olduğunu, sanığın kod adı kullandığını hatırlamadığını, kendisini Sadık olarak bildiğini, sanığın kendisine sorumlu olduğu evdeki öğrencilerle ilgili çetele getirdiğini beyan ettiği...... Sanığın, soruşturma aşamasında müdafi huzurunda etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak amacıyla, örgüt içerisinde yer alan bir kısım kişileri eylemleri ile birlikte belirterek ifadesi sonrasında fotoğraf üzerinden bu kişileri teşhis ettiği, mahkemede alınan savunmasında ise, ailesinin maddi durumu çerçevesinde Fem dersanesini seçtiğini, daha sonra yine sayısal derslerinde çok verim almayınca dershanedeki öğretmeninin özel ders alabileceği evlerin olduğunu bu evlerde üniversite öğrencilerinin kaldığını ve ücretsiz bir şekilde ders verebileceklerini söyledilğini, kendisinin kabul ettiğini, daha sonra Kocaeli Üniversitesi İktisat bölümünü kazandığını, yine dershanedeki öğretmeninin barınma ihtiyacını karşılamak için Kocaeli'nde bu tarz evlerde kalabileceğini söylediğini, sonra Kocaeli'ndeki o evlerde kalmaya başladığını, hazırlıkta kalması üzerine kısa yoldan meslek edinmeyi düşündüğünü sonra askeri okullara geçmeyi düşündüğünü, Kocaeli döneminde ... diye bildiği fakat kollukta adının F. M. olarak öğrendiği şahısın üniversite evinde arada bir gelirdiğini beraber sohbet, muhabbet ettiklerini, birkaç sefer askeri öğrenciyken görüştüklerini, ibadet yönünün zayıf olmamasını istediklerini, sadece Allah'tan, kitaptan bahsedildiğini, dost sohbeti şeklinde, samimi şekilde geçtiğini, dini yönlerinin belli olmasından eğer bir sıkıntı yaşanırsa askeri okuldan çıkartılacağımın söylendiğini, 2 yıllık öğrencilik hayatımda 5-6 kez ancak görüştüklerini, ankesörlü telefondan arıandığını, şuraya ben geleceğim sen de gel denildiğini, daha sonra bir devre arkadaşı ile tanıştırıldığını, ... ile aynı anda 1 kez buluştuklarını, en başından beri bu yapıya uygun biri olmadığını, sadece maddi imkanlarının yetersiz olduğunu, kendisine kod isim verilmediğini beyan ettiği ..."şeklindeki tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ve davacı ikrarı ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 01/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.