Silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyetinde tanık sorgulama hakkı, yeni delil ibrazı eksikliği ve cezada orantısızlık nedeniyle hükmün Yargıtayca bozulması.
Özet: Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkûmiyet kararının, temel tanığın usulüne uygun dinlenmemesiyle sanığın iddia tanıklarını sorgulama hakkından mahrum bırakılması, dosyaya sonradan eklenen veri analiz raporları ve diğer itirafçı/tanık beyanlarının sanık ve müdafiine tebliğ edilip diyeceklerinin sorulmaması ile eksik araştırma yapılması, ayrıca cezanın bireyselleştirme ve orantılılık ilkelerine aykırı şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak fazla tayin edilmesi gibi esaslı usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1194 E., 2022/683 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 32. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2018/202 E., 2021/271 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;1- Mahkumiyete esas alınan, cezanın kişiselleştirilmesi bakımından ... isimli şahsın doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması, sanığın örgütteki konumu ve faaliyetleri ile ilgili olarak ayrıntılı beyanlarının alınması gerektiği gözetilmeden; ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek 5271 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrası ve 210 uncu maddelerine muhalefet edilmesi, ve tanıkların beyanında sanık ile birlikte örgüte ile irtibatlı olduğu belirtilen şahıslar hakkında aynı suçtan soruşturma veya kovuşturma olup olmadığının saptanması, varsa buna ilişkin bilgi ve belgelerin getirtilmesi, gerekirse duruşmaya celbedilerek usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmelerinden sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, 2- Temyiz kanun yolu aşamasında dosyaya UYAP sistemi üzerinden 06.09.2025 tarihinde gönderilen Veri Analiz Raporu (VAR), Birlikte Analiz Raporu (BAR)'un 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması ve UYAP veri havuzunda oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında başkaca bir itirafçı ifadesi veya tanık beyanı olup olmadığı araştırılarak varsa beyanlarının getirtilmesi, gerektiğinde bu kişilerin tanık olarak da dinlenmeleri suretiyle, dosyada mevcut delillerle birlikte değerlendirilerek sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekliliği,3- Kabul ve uygulamaya göre de; Anayasa'nın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken alt sınırdan uzaklaşılarak yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.