Haklı istifa eden avukatın, takip ettiği dava kaybedilmiş olsa dahi akdi ve karşı vekalet ücretine hak kazanıp kazanmayacağına dair Yargıtayın oy çokluğuyla onama kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, vekalet ilişkisinin avukatın müvekkilin başka avukatların katılımına rıza göstermemesi nedeniyle haklı istifasıyla sona ermesi halinde, avukatın akdi ve karşı vekalet ücretinin tamamına hak kazanıp kazanmayacağı uyuşmazlığını incelemektedir; Yüksek Mahkeme, sözleşmenin haklı nedenle sona erdiğini ve davanın devam etmesi sebebiyle avukatın her iki ücrete de hak kazandığını onarken, karşı oy yazısı, asıl davanın ret ile sonuçlanması durumunda "gerçekliğin faraziyeye üstünlüğü" ilkesi gereği avukatın oluşmayacak karşı vekalet ücretine hak kazanmaması gerektiğini ileri sürmektedir.

MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/223 E., 2025/1255 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: Hatay 1. Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mah. Sıf.)SAYISI : 2024/20 E., 2024/352 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Uyuşmazlık, haklı istifa nedenine dayalı vekalet ücreti alacağı istemine ilişkindir.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 172. maddesinin üçüncü fıkrası gereği, davacı avukat başka avukatların işe dahil olmasına muvafakat etmediğinden vekalet sözleşmesinin haklı nedenle kendiliğinden sona erdiği,sona erme tarihi itibariyle vekalet ilişkisine konu dava devam ettiğinden haklı nedenle istifa eden avukatın akdi ve karşı yan vekalet ücretinin tamamına hak kazandığının anlaşılmış olmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.06.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. (Muhalif) KARŞI OYDavacı, davalı ile yapılan vekâlet sözleşmesinin haksız azli nedeniyle akdi ve karşı yan vekâlet ücretinin ödenmesini talep etmiştir. Vekâlet akdinin feshinin haksız olduğu Mahkemece ve Dairemizce kabul edilmiştir. Daire çoğunluğu ile aramızdaki ihtilaf, ret ile sonuçlanan davada, avukatın haksız azli nedeniyle karşı vekâlet ücret alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu madde 74/2’ye göre, avukatın azli halinde ücretin tamamı verilir. Avukat, haksız azil sonucunda şayet azledilmemiş olsa idi davalıdan ne alabilecekse ondan yoksun kalmıştır. Sözleşmenin müvekkil tarafından geçersiz ve haksız tek taraflı bozulması halinde avukatın ne isteyebileceği yasada açıkça belli edilmiştir. Bu haklar yanlar arasında kararlaştırılan avukatlık ücreti ile yasanın 164. maddesinin son fıkrası hükmünce karşı tarafa yükletilebilecek avukatlık ücretinden ibarettir. (Y. HGK. 30.1.1981 t. E. 1981/3-47, K. 1981/39) Yargılama gideri olarak hükmedilen avukatlık ücreti (karşı vekâlet ücreti) kural olarak davayı kaybeden tarafa yükletilir. HMK 326/1. maddeye göre, “Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.”Haksız azil durumunda avukatın alacağı ücretin niteliği üzerinde de durmak gerekir. Davanın başında veya herhangi bir aşamasında haksız olarak azledilen avukat hangi ücretlere ve ne kadarına hak kazanacak sorusu ücretin niteliğini belirlemektedir. Bu durumda avukatın alacağı ücretin “ceza” veya “tazminat” olduğuna dair görüşler mevcut ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarında, avukatın haksız azil halinde alabileceği ücret, azledilmemiş olsa idi alabileceği ücret kadar olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla avukatın alacağı, vekâlet ücretidir. Davacı avukatın açtığı dava, azilden sonra ret ile sonuçlanmıştır. Somut olayda davacı avukat, azledilmemiş olsa ve davaya devam etse idi, dava ret ile sonuçlandığından yargılama gideri olarak lehine hükmedilen bir avukatlık ücreti olmayacak ve davacı da bu ücrete hak kazanamayacaktı. Hukukta “Gerçekliğin faraziyeye üstünlüğü ilkesi” vardır. Hâkim, varsayımlara (faraziyelere) değil, somut ve ispatlanmış gerçeklere göre karar verir. Mahkeme, kararını, “olmuş gibi kabul edilen” varsayımlara değil fiilen gerçekleşmiş ve ispat edilmiş olaylara dayandırmak zorundadır. Bu hükümler, hâkimin somut delillere dayanarak karar vermesini zorunlu kılar. Eldeki davanın hüküm aşamasında, davanın ret ile sonuçlandığı kesinleşmiş ve somut bir delil oluşmuştur. Artık somut delillere dayanılarak karar verilmesi zorunludur. Haksız azil halinde avukatın alacağı ücret, bir ceza veya tazminat değildir. Davanın sonuçlanması için dava sonuna kadar emek sarf etmemiş olmasına rağmen azledilmemiş gibi tam ücrete hak kazanmakta ise de davanın kaybedilmesi halinde hiç alamayacağı karşı vekâlet ücretini azil halinde de alamaması gerekir. Aksi halde müvekkili, karşı taraftan hiç tahsil etmediği veya edemeyeceği bir yargılama giderini avukatına vermek durumunda kalacaktır. Haksız azil durumunda avukatların vekâleten açtıkları davaların tümünün kabul ile sonuçlanacağı kabulü ise hatalıdır.Yukarıda belirtilen nedenlerle davacının yargılama gideri olarak verilen karşı vekâlet ücretine hak kazanamayacağı kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.