677 sayılı KHK ile FETÖ/PDY iltisakı nedeniyle ihraç edilen kamu görevlisinin OHAL Komisyonu başvuru reddine ilişkin temyizinde, ceza yargılaması kararından bağımsız delil değerlendirmesi.
Özet: Kamu görevinden KHK ile çıkarılan bir kişinin göreve iade başvurusunun reddi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddini temyizen inceleyen Danıştay, ceza mahkemesince TCK 221/4-1 maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olsa dahi, idari yargının ceza dava dosyasındaki delilleri, davacının kendi beyanları (örgüt evlerinde kalma, toplantılara katılma) ve tanık ifadeleri (ByLock kullanımı, örgütsel zimmetlemeler) doğrultusunda FETÖ/PDY ile iltisak veya irtibatını değerlendirebileceğine hükmederek, kamu görevinden çıkarılma işleminin hukuka uygun olduğunu belirtmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2022/13745Karar No : 2025/9921 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARAVekili : Av. ... İstemin Özeti : 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY'nin terör örgütü suçlamasının ilk olarak 26 Mayıs 2016 tarihli MGK kararında alındığı, bunun 30 Mayıs 2016'da kamuoyuna duyurulduğu, bu tarihten sonraki iradi faaliyet ya da kasti hareketlerinden dolayı sorumlu tutulabileceği, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerden doğan haklarının ihlâl edildiği, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesine aykırı hareket edildiği, hakkında ceza verilmesi yer olmadığına karar verildiği, bir mahkûmiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin ihlâl edildiği, terör örgütleriyle bir bağının olmadığı, kendisine savunma hakkı tanınmadığı, Devlet memurluğundan çıkarılmaya ilişkin usule uyulmadığı iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi : ...Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.Davacı hakkında FETÖ/PDY Silâhlı Terör Örgütüne Üye Olmak suçlamasıyla yürütülen ceza yargılaması neticesinde (... Ağır Ceza Mahkemesi, E:..., K:..., ...) Türk Ceza Kanunu'nun 221/4-1 maddesinde yer bulan "Suç işlemek amacıyla örgüt kuran, yöneten veya örgüte üye olan ya da üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, gönüllü olarak teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi halinde, hakkında örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçundan dolayı cezaya hükmolunmaz." maddesi uyarınca FETÖ/PDY Silâhlı Terör Örgütüne Üye Olmak suçundan davacı hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği, anılan kararın temyiz incelemesinin devam ettiği, söz konusu ceza yargılamasının davacı aleyhine bir sonuç doğurmadığı hususunda tereddüt bulunmamakla birlikte ceza mahkemesince verilen karardan bağımsız olarak ceza dava dosyasında yer alan delillerin idari yargı mercilerince davacının FETÖ/PDY Silâhlı Terör Örgütüyle iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında değerlendirilmesine engel bir durumun olmadığı açıktır. Davacı hakkındaki ceza dava dosyası içerisinde yer alan davacının beyanlarının incelenmesinden; FETÖ/PDY Silâhlı Terör Örgütüyle olan irtibatının 2013 yılında Şanlıurfa Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünde göreve başlamasıyla birlikte başladığı, örgüte müzahir evlerde kaldığı, örgütsel toplantılara katıldığı hususlarının davacı tarafından dile getirildiği görülmektedir. Öte yandan, davacı hakkındaki ceza dava dosyasının ve UYAP Örgütlü Suçlar Bilgi Bankasının birlikte incelenmesinden tanık M.K. adlı şahsın teşhisli beyanının olduğu görülmekte olup anılan tanık beyanının özetle; “2014 yılı yaz ayında benim tayinim Şanlıurfa'ya çıktı… Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünde göreve başladıktan dört ay kadar sonra bizim şubede çalışan ... (davacı) isimli polis memuru bana "sen Antep'te çalışırken sohbetlere gidiyormuşsun, biz abilerle konuştuk, senin haberini aldık, seni abi çağırıyor gel görüş" dedi. Ben de kabul ettim...Sohbetlerde yine Risale ve Fethullah Gülen kitapları okunuyor, Fethullah Gülen vaazları dinleniyor…Bu abinin sohbetlerine ilk başladığım dönemde 2014 ekim-kasım aylarında ... isimli polis memurunun ByLock isimli programı kullandığını kendisinden öğrenmiştim. Kendisi bana şubede iken telefonundan bu programı göstermişti... ... Abi bana, ...'a ve …'ya bizim şubeden birer tane polis memurunu zimmetleyerek onlarla ilgilenmemizi, ailecek bu şahıslarla görüşmemizi istemişti... ... da bu kapsamda ... ile ilgileniyordu…Benim kullandığım ByLock'ta… ... ekliydi.” şeklinde olduğu görülmekte olup bu beyanın davacının "USER ID"si tespit edilememiş ByLock kullanıcı olduğu yönünde ceza dava dosyasında yer alan tespit ile örtüştüğü anlaşılmaktadır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 30/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.