Hırsızlık ve konut dokunulmazlığı ihlalinde Bölge Adliye Mahkemesinin etkin pişmanlık ile değer tespiti konularını duruşmasız bozma kararı Yargıtayca usulden bozuldu.
Özet: Sanığın hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından mahkumiyet kararlarına yönelik istinaf incelemesinde, bölge adliye mahkemesinin, çalınan eşyanın değerinin belirlenmemesi ve etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirilmemesi gibi nedenlerle verdiği bozma kararının, yasalarda duruşma açmaksızın bozma yapılabilecek sınırlı haller arasında bulunmaması nedeniyle usulüne aykırı olduğu, dolayısıyla bu hatalı bozma üzerine ilk derece mahkemesince kurulan hükmün hukuki değerden yoksun olduğu belirtilerek, bölge adliye mahkemesinin yargılamayı yeniden açıp duruşma yaparak hukuka aykırılıkları gidermesi gerekirken dosya üzerinden karar vermesi hukuka aykırı bulunarak hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2023/4033 E., 2023/3470 K.SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâliHÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ:Temyiz isteminin reddi, temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin " müdafii yokluğunda karar verildiğine, üzerine atılı eylemleri uyuşturucu madde etkisinde iken gerçekleştirdiğine ve söz konusu eylem nedeniyle pişman olduğuna" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, İstanbul 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.09.2022 tarihli ve 2022/279 Esas, 2022/507 Karar sayılı dosyasında sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından mahkûmiyet kararlarına yönelik sanığın istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 25.01.2023 tarihli ve 2022/3288 Esas, 2023/156 Karar sayılı kararı ile özetle, "... suça konu sayacın değeri belirlendikten sonra, bu miktarın asgari brüt ücretin %10'undan az olması durumunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 145. maddesinin uygulama yeri bulunup bulunmadığının tartışılmaması, suça konu sayacın değerinin tespit edilmesinden sonra, sanığa ödeme yapması için makul bir süre verilip, yer ve imkân sağlanması ve sonuca göre etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirilmesi gerekirken, şikâyetçinin zararını gidermek istediğini belirten sanığın bu yöndeki talepleri dikkate alınmayarak aynı Kanun'un 168. maddesinde düzenlenen, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanma hakkının engellendiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması..." nedenleri ile hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, zira her ne kadar 5271 sayılı Kanun'un 2 89... . maddeleri uyarınca hükmün bozulmasına karar verilmiş ise de, bozma nedeni olarak gösterilen hukuka aykırılığın bu maddeler kapsamına girmediği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 25.01.2023 tarihli ve 2022/3288 Esas, 2023/156 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen İstanbul 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.10.2023 tarihli ve 2023/199 Esas, 2023/620 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.