Okul servis şoförünün küçük yaştaki öğrencileri terk ederek yaralanmalarına sebebiyet vermesi üzerine neticesi sebebiyle ağırlaşmış taksirle yaralama suçundan mahkumiyetinin onanması.
Özet: Okul servis şoförünün, yaşları küçük öğrencileri ailelerine teslim etmeden araçtan indirerek kendi başlarına bırakması neticesinde çocukların yaralanmasıyla ilgili davada, ilk derece mahkemesinin beraat kararının aksine, istinaf mahkemesince şoförün koruma ve gözetim yükümlülüğünü ihlal ederek terk dolayısıyla neticesi sebebiyle ağırlaşmış taksirle yaralama suçundan mahkumiyetine karar verilmiş olup, Yüksek Mahkeme de servis şoförünün küçük öğrencilerin güvenliğini sağlama sorumluluğu ve eylemi ile meydana gelen yaralanma neticesi arasındaki uygun illiyet bağının varlığını kabul ederek bu mahkumiyet hükmünü onamıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/334 E., 2024/135 K.SUÇ : Terk dolayısıyla neticesi sebebiyle ağırlaşmış taksirle yaralamaHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraat kararı verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile sanık hakkında terk dolayısıyla neticesi sebebiyle ağırlaşmış taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 44/1, 97/2, 23. maddeleri yollamasıyla, TCK'nın 89/4, 62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; sanığın, zincirleme şekilde terk suçundan 5237 sayılı TCK'nın 97/1, 43/1-2. maddeleri gereğince mahkûmiyetine, üzerine atılı 5237 sayılı TCK'nın 89/4. maddesinde düzenlenen taksirle yaralama suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a. maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi yerine sanığa isnat edilen ve sübutu kabul edilen tüm eylemlerin 5237 sayılı TCK'nın 44/1, 97/2, 23. maddeleri yollamasıyla aynı kanunun 89/4. maddesi uyarınca taksirle yaralama suçu olarak nitelendirilmesinde hukuka uygunluk bulunmaması nedeniyle hükmün bozulmasının gerektiğine ilişkindir.III. OLAY VE OLGULAR1.İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın ... İlkokulunda servis şoförü olarak çalıştığı, 05.03.2021 tarihinde saat 12.00 sıralarında, ... İlkokulu çıkışında öğrencileri alarak ... Mahallesi ... mevkisinde evlerine bırakmak üzere seyir halindeyken, aracının arızalanması nedeniyle araç ile ilgilendiği esnada, ... ve ... ... ... isimli çocukların ikametine gitmek için araçtan inmelerine izin verdiği, servisten inen ... ve ... ... ...'in kendi çabalarıyla evlerine doğru giderken önlerine köpeklerin çıkması nedeniyle ormanlık alana yöneldikleri, ormanlık alan içerisinde koşarlarken düşerek basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralandıkları, bu nedenle sanığın kusurun bulunmadığı kabul edilerek 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir. 2.Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın okul servisi şoförü olarak kendisine teslim edilen ve yaşları itibariyle kendilerini idare edemeyecek durumda olan çocuklara yönelik koruma ve gözetim yükümlülüğünün bulunmasına rağmen çocukları ailelerine teslim etmeksizin servisten indirmek suretiyle yükümlülüğüne aykırı davrandığı, bu suretle terk dolayısıyla neticesi sebebiyle ağırlamış taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçunu işlediği kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 44/1, 97/2 ve 23. maddeleri yollamasıyla aynı Kanun'un 89/4. maddesindeki taksirle yaralama suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARARSanığın, Okul Servis Araçları Yönetmeliği'nin, " taşıma işlerinde çalışanların şartları, görev ve sorumlulukları" başlıklı 9/2-c maddesinde yer alan " öğrenciler ile çocukların güvenli şekilde servis aracına binip inmelerini ve gerektiğinde karşıdan karşıya geçişlerini sağlamak.." yükümlülüğü kapsamında, servis şoförü sıfatıyla taşıdığı küçük yaştaki öğrencilerin güvenliğini sağlama ve gözetim altında bulundurma sorumluluğunun bulunduğu, olay tarihinde yaşları küçük olan katılanların kendi güvenliklerini temin edebilecek durumda olmadıkları, buna rağmen sanığın katılanları ailelerine teslim etmeksizin kendi hallerine bırakarak yükümlülüğüne aykırı davrandığı, meydana gelen yaralanma neticesinin de bu ihlalin sonucu olduğu, katılanların davranışlarının illiyet bağını kesen bağımsız bir neden teşkil etmediği anlaşılmakla, sanığın eylemi ile netice arasında uygun illiyet bağının bulunduğu gözetilerek kurulan mahkûmiyet hükmünde bir isabetsizlik bulunmadığından, unsurları oluşmayan suçtan sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine dair Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 97/2 ve 23. maddeleri yollamasıyla aynı Kanunun'un 89/4 maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken uygulama koşulları bulunmayan 5237 sayılı TCK'nın "Fikri içtima" başlıklı 44.1 maddesine yer verilmesi, ayrıca sanığa hükmedilen ve 5237 sayılı TCK'nın 49/2. maddesi gereği kısa süreli olan 5 ay hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken aynı Kanun'un 50/4. maddesinin uygulama koşullarının bulunmadığı gözetilmeden uygulanan kanun maddesinin; " 5237 sayılı TCK'nın 50/1-a " maddesi yerine " TCK'nın 50/4. maddesi yollamasıyla 50/1-a. maddesi " şeklinde yanlış yazılması,Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği hüküm fıkrasının adli para cezasının uygulandığı bölümünde yer alan "TCK'nın 50/4. maddesi yollamasıyla 50/1-a. maddesi " ibarelerinin, "5237 sayılı TCK'nın 50/1-a" ibareleri ile değiştirilmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Kozan 3. Asliye Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2026 tarihinde karar verildi.