Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, trafik kazası sonucu ölüm ve cismani zarar tazminat davasını tarafların anlaşmasıyla feragat nedeniyle reddetti.
Özet: Bu tazminat davasında, trafik kazası sonucu yaya konumundaki davacının, daimi maluliyet, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve karşılanmayan tedavi masrafları gibi maddi zararlarının davalı sigorta şirketinden tahsilini talep etmesi üzerine, davalı tarafın sigortalı araç sürücüsünün kusursuzluğunu ve sorumluluğunun poliçe limiti dahilinde olduğunu savunmasının ardından, tarafların dava süresince sulh olarak anlaşmaya vardıklarını ve davacı tarafın davadan feragat ettiğini beyan etmesiyle, mahkeme davayı usulüne uygun feragat beyanı doğrultusunda reddederek yargılama giderlerini davacıya yüklemiştir.

T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/202 Esas - 2026/258

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/202 Esas
KARAR NO : 2026/258
........................x...........
............x........................x.
........x...............x...................
........................................x
..............x.......................x.............x
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 16/03/2025
KARAR TARİHİ : 30/03/2026
KR.YZL. TARİHİ : 30/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07.12.2023 tarihinde sürücü ................ sevk ve idaresindeki ............. plakalı araç ile Büyükkavaklı köyü istikametinden Bozhöyük köyü istikametine doğru seyir halinde ilerlediği esnada Hacıhalil köy kavşağına geldiğinde.........isimli şahsın bağ evinin önünde gidiş istikametine göre yolun solundan sağına geçmekte olan ............ isimli yayaya aracının ön kısımlarıyla çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkili ............'in ise kazaya etken kusuru tespit edilmediğini, bu kazada müvekkili ...............'in yaya konumunda olduğunu, dava konusu kaza ile ilişkili olarak .......... Cumhuriyet Başsavcılığında 20............. soruşturma numaralı dosya açıldığını, kazaya sebebiyet veren ............. Plaka Sayılı araç, davalı ...........Sigorta Anonim Şirketi'nden Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi ile poliçelendirildiğini, davalı sigorta şirketine yapılan yazılı başvuruya cevap verilmediğini beyanla, davacıya ödenmesi gereken işgücü kaybından doğan ve belirsiz alacak niteliğinde açılan işbu davada 100,00-TL daimi maluliyet (sakatlık),1,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1,00-TL bakıcı gideri ve 1,00-TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri olmak üzere toplam 103,00-TL maddi tazminatın ve yargılama giderleri kapsamında 1.191,42-TL noter makbuz giderinin olmak üzere toplam 103,00-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti dâhilinde olduğunu, sigortacının sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu ve dava konusu kazanın oluşunda sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, davacılara sgk tarafından rücuya tabi daimî veya geçici iş göremezlik ödeneğinden bir ödemenin yapılıp yapılmadığı veya gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı giderleri ve hastane masraflarının poliçe teminatında olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte asıl alacağa ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebilineceğini beyanla, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olması nedeniyle davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili UYAP sistemi üzerinden mahkememize sunduğu 04/03/2026 tarihli dilekçesinde tarafların anlaşması sonucu davadan feragat ettiklerini bu doğrultuda karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 13/03/2026 tarihli dilekçesi ile davacı taraf ile sulh olduklarını, dosya kapsamında vekalet ücreti taleplerinin olmadığını bildirmiştir.
Dosyaya sunulan vekaletnameler incelendiğinde feragat yetkisini içerdikleri görülmüştür.
Feragat HMK'nın 307-309-310-311. md'leri hükmüne göre davaya son veren taraf işlemlerinden olup hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabildiği gibi Mahkemenin muvafakatine de bağlı olmadığından, davadan feragatin aynı zamanda davaya konu haktan da feragat anlamına geldiğinden, usule uygun yapılmış feragat beyanı doğrultusunda davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargılama giderlerinin taraflara yüklenmesine gelince, HMK'nın ''Feragat ve Kabul Halinde Yargılama Giderleri'' başlıklı 311/1. maddesine göre; ''Feragat ve kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkumiyet, ona göre belirlenir.'' düzenlemesi ışığında davalı vekilinin vekalet ücreti talep etmemesine göre yargılama giderleri davacıya yüklenmiş, davalı yararına vekalet ücretine takdir olunmamıştır.
Dosya kapsamına göre aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın feragat nedeni ile reddine,
2-Davadan feragat ilk celseden sonra vuku bulduğundan, Harçlar Kanununun 22. maddesi gereğince 488,00-TL harcın kabulü ile bakiye 127,40-TL harcın kararın kesinleşmesine müteakip talebi halinde davacıya iadesine,
3-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
4-Davalı vekilinin vekalet ücreti talebi olmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısım var ise karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/03/2026