Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden Aile Mahkemesinin katkı payı alacağı davasındaki taşınmaz edinimi ve ispat yükümlülüğüne ilişkin hatalı kararına, usuli müktesep haklar gözetilerek yapılan temyiz incelemesi sonucu yeni bir bozma kararı.
Özet: Katkı payı alacağı davasında, bozma sonrası yeniden yargılama yapan ilk derece mahkemesinin kararını temyizen inceleyen yüksek mahkeme, genel olarak usul ve yasalara uygunluk bulsa da, 3 47... parsel sayılı taşınmazın edinildiği 1978 yılında davacı kadının çalışarak gelir elde ettiğini ispatlayamamasına rağmen bu taşınmaza katkısı olduğu yönündeki hükmünü hatalı bularak, usuli müktesep hak prensibi gereği mahkemenin önceki bozma kararına ve kapsamına bağlı olduğunu belirtmek suretiyle bu kısım yönünden kararı bozmuştur.

MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
SAYISI : 2023/352 E., 2025/75 K.DAVA TÜRÜ: Katkı Payı Alacağı Taraflar arasındaki davanın bozma sonrası yapılan muhakemesi sonunda Mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, Mahkemece bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ve bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşen yönlerin yeniden incelenmesinin hukuken mümkün bulunmadığı anlaşılmakla; davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı erkek vekilinin 3 47... parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;Somut olayda, Mahkemece işbu taşınmaz yönünden davacı kadının katkısı olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar vermiş ise de, karar dosya kapsamı ile örtüşmemektedir. Şöyle ki, 3 47... parsel sayılı taşınmazın imar nedeni ile 18.06.2001 tarihinde davalı erkek adına tecil edildiği, taşınmazın imar öncesi 489 parsel sayılı taşınmaz olduğu ve davalı erkeğin 489 parselde 2000/60652 hisseyi 07.02.1978 tarihinde satın aldığı, 1000/60652 hisseyi 20.02.1978 tarihinde sattığı ve davalı erkek adına 489 parselde 1000/60652 hisse kayıtlı iken imar uygulaması ile 3 47... parseldeki 161/593 hissenin oluştuğu; davacı kadının tercümesi yapılan sigorta kayıt belgelerine göre 1982 tarihinden itibaren çalışmasının olduğu ve taşınmazın satın alındığı 1978 yılında çalışmasının olmadığı anlaşılmaktadır. O halde, Mahkemece, işbu taşınmazın edinildiği tarihte davacının çalışarak gelir elde ettiğini ispatlayamadığından işbu taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.3. Hükmün kapsamına yönelik yapılan incelemede;HMK'nin 26. maddesi uyarınca, hakim, tarafların talep sonucu ile bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Ayrıca, aynı Kanun'un 297/2. Maddesi uyarınca da, hükmün sonuç kısmında her bir talep hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmalı ve taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.Vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtay’ın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan hukuk mahkemesi, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Mahkeme, bozma kararından dönerek direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da yeni bir hüküm kuramaz. Bu müesseseye usuli müktesep hak veya usule ilişkin kazanılmış hak denir. Usuli müktesep hak, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiş, usul hukukunun ana ilkelerindendir ve kamu düzeni ile ilgilidir. Açıkça bozmaya uyulmasına karar verilmesiyle, taraflardan birisi yararına usule ilişkin kazanılmış hak doğar. Bundan sonra mahkemenin yapacağı iş, bozma kararı uyarınca ve o doğrultuda işlem yapmak ve gerekli kararı vermekten ibarettir. Kural olarak, hakim ara kararından dönebilirse de, bozmaya uyulmasına ilişkin karar bunun istisnalarındandır. Farklı anlatımla; bozma kararına uyan Mahkeme, bununla bağlıdır.Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak), Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, No 351, 1974, s. 395 vd.).Yukarıda açıklanan yasal düzenleme ve ilkeler uyarınca; Dairemizin 09.01.2023 tarihli bozma ilamıyla katkı payı oranı ile tasfiye konusu 456 72... parsel, 3 47... parsel, 2131 parsel ve 3150 parsel ( 15... nolu bağımsız bölümler) sayılı taşınmazlar yönünden kararın bozulmasına karar verildiği, bozma kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar verildiği, bozma kapsamı dışındaki talepler yönünden açıkça onama kararı bulunmadığı anlaşılmaktadır. O halde, İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyulduğuna göre, infazda tereddüt oluşmaması ve bozma kapsamı dışında kalması yolu ile taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hak oluştuğu da gözetilerek davacının tasfiye konusu diğer mallara ilişkin talepleri yönünden de yeniden hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde sadece bozma kapsamındaki tasfiye konusu taşınmazlar yönünden karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davalı erkek vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile, Mahkeme kararının yukarıda (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 2. Davalı erkek vekilinin bozma kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.