Danıştay, Osmangazi Belediyesi tarafından "kahvehane" işyeri açma ve çalıştırma ruhsatının iptalinde, eksikliklerin giderilmesi için verilen sürenin 7201 sayılı Tebligat Kanununa uygun tebliğ edilmemesi hususunu değerlendirmiştir.
Özet: Bir belediyenin kahvehane işyerinin ruhsatını iptal etmesi üzerine açılan davada, ilk derece ve bölge idare mahkemeleri, ruhsat iptali öncesinde mevzuatta zorunlu kılınan eksiklik giderme süresi tebligatının, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak işletme yetkilisi veya çalışanına yapılmadığı gerekçesiyle iptal işlemini hukuka aykırı bulmuştur; ancak Danıştay, Tebligat Kanununun tüzel kişilere ve ticarethanelere tebligat usullerini düzenleyen maddelerini inceleyerek, alt mahkeme kararının bozulması gerektiğini belirtmiştir.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2025/4636 E.  ,  2026/214 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/4636
Karar No : 2026/214
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:...K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Bursa ili, Osmangazi ilçesi, ... Mahallesi,... Sokak No:... adresinde yer alan "3. Sınıf Kahvehane" faaliyet konulu işyeri için düzenlenen... tarih ve ... sayılı iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatının iptaline ilişkin Osmangazi Belediye Başkanlığının ... tarih ve E...... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... K:... sayılı kararda; İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik'in 13. maddesi uyarınca ruhsatın iptal edilebilmesi için, öncelikle denetimlerde mevzuata uygun olmadığı tespit edilen unsurların ve noksanlıkların giderilmesi için bir defaya mahsus olmak üzere onbeş günlük süre verilmesinin zorunlu olduğu, bu süre verme işleminin de usulüne uygun olarak ilgilisine tebliğ edilmesi gerektiği açık olup; bakılan uyuşmalıkta, dava konusu işlemin dayanağı olduğu belirtilen ve davacıya ait işyerindeki mevzuata aykırı unsur ve noksanlıkların giderilmesi için süre verilmesine ilişkin olan 05/01/2024 tarihli yazının 7201 sayılı Tebligat Kanunu'na uygun olarak işletme yetkilisi veya çalışanına tebliğ edilmediği anlaşıldığından, buna istinaden tesis edilen dava konusu işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İdarelerince ilgili mevzuat ve İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre tesis edilen işlemin usul ve yasaya uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Tebligatın Yapılması" başlıklı 1. maddesinde, "Kazaî merciler, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I) sayılı cetvelde yer alan genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, (II) sayılı cetvelde yer alan özel bütçeli idareler, (III) sayılı cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumlar, (IV) sayılı cetvelde yer alan sosyal güvenlik kurumları ile vakıf yükseköğretim kurumları, il özel idareleri, belediyeler, köy hükmî şahsiyetleri, barolar ve noterler tarafından yapılacak elektronik ortam da dâhil tüm tebligat, bu Kanun hükümlerine göre Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü veya memur vasıtasıyla yapılır."; "Bilinen adrese tebligat" başlıklı 10. maddesinde, "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. (Ek fıkra: 11/1/2011-6099/3 md.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir."; "Hükmi şahıslara ve ticarethanelere tebligat" başlıklı 12. maddesinde, "Hükmi şahıslara tebliğ, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır. Bir ticarethanenin muamelelerinden doğan ihtilaflarda ticari mümessiline yapılan tebliğ muteberdir."; 13. maddesinde, "Hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlere yapılır." kuralı yer almıştır.
Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in "Tüzel kişilere ve ticari işletmelere tebligat" başlıklı 20. maddesinde, "(1) Tüzel kişilere tebliğ yetkili temsilcilerine, bunlar birden çok ise yalnız birine yapılır."; "Tüzel kişilerin memur ve müstahdemlerine tebligat" başlıklı 21. maddesinde ise, "(1) Tüzel kişiler adına tebligatı almaya yetkili kişiler, herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde işyerinde bulunmamaları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde olmaları durumunda tebliğ, tüzel kişinin o yerdeki sürekli çalışan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır.
(2) Ancak, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin, tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde görev itibariyle tebligatın muhatabı olan tüzel kişinin temsilcisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu tür işlerle görevlendirilmiş bir kişi olması gereklidir.
(3) Bu kişilerin de bulunmaması halinde, bu husus tebliğ mazbatasında belirtilir ve tebliğ, o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme yapılır.
" düzenlemesine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, Bursa ili, Osmangazi ilçesi, ... Mahallesi, ...... Sokak No:... adresinde yer alan "3. Sınıf Kahvehane" faaliyet konulu ruhsatlı işyerinde tespit edilen aykırılıkların giderilmesi için davacıya süre verilmesine ilişkin 05/01/2024 tarihli yazının tebliğ edildiği, verilen sürede söz konusu aykırılıkların giderilmediğinin 08/02/2024 tarihinde tespit edilmesinin ardından işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin tesis edilen 15/02/2024 tarihli işlemin iptali istenilmiştir.
Olayda, dava konusu işleme dayanak teşkil eden tespiti yapılan aykırılıkların onbeş (15) gün içinde giderilmesi gerektiğinin bildirimine ilişkin 05/01/2024 tarihli işlemin tebliğinin davacıya ait işyerinde, 09/01/2024 tarihinde, ... adlı şahsın imzadan imtina ettiği belirtilerek gerçekleştirildiği görülmüştür.
Davacı tarafından, tebligat yapılan adresin yanlış olduğuna dair bir iddiaya yer verilmediği ve 05/01/2024 tarihli yazının davacının ruhsatında da yazılı olan adrese tebliğ edildiği hususu ihtilaf konusu değildir.
İdare Mahkemesince; imzadan imtina ettiği belirtilen şahsın işletme ile olan ilgisi (mümessil, müstahdem, mesul müdür vs) ifadesine yer verilmediği, tebliğ belgesinde tebligat yapılan şahsın, davacıya ait işyerinde çalışanı olmadığı belirtilmiş ise de; işyerinin ruhsat sahibi olan davacı veya mümessil, müstahdem, mesul müdür gibi bir çalışanı olmaksızın faaliyette bulunmasının ve ilgisiz üçüncü kişilerin kahvehane olarak faaliyet gösteren işyeri hakkındaki işlemlere esas alınacak kimlik bilgilerini belirtmeleri hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi, izahı da mümkün değildir.
Bu itibarla, işyeri adresinde tebligatın usulüne uygun olarak yapıldığı ve geçerli olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, uyuşmazlığın esası incelenerek karar verilmesi gerekirken aksi yönde verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 20/01/2026 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.