Trafik kazası sonucu sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde, maluliyetin tespiti için kaza tarihindeki mevzuata uygun yetkili sağlık kurulu raporu sunulması zorunluluğu.
Özet: Davacı, sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında yolcu olarak yaralanıp sürekli iş göremez hale geldiği iddiasıyla, zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalıdan tazminat talep etmiş, ancak uyuşmazlık hakem heyeti davanın reddine karar vermiştir; davacının itirazı üzerine itiraz hakem heyeti, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda uzman hekim eksikliği ve kaza tarihinde yürürlükteki mevzuata uygun sağlık kurulu raporunun sigorta şirketine başvuruda sunulmaması gerekçeleriyle davanın usulden reddine hükmetmiş, davacı ise eksikliğin giderilebilir olduğunu ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
4. Hukuk Dairesi         2026/4103 E.  ,  2026/5151 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2024/807 Değişik İş, 2024/806 Karar
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 19.06.2016 tarihinde davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası neticesinde araçta yolcu konumunda olan davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek 6100 Sayılı Yasa'nın 107. Maddesi uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; taraflar arasında uzlaşma olup olmadığının araştırılması gerektiğini, kusur durumlarının tespiti için bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olmadığını, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemine göre yapılması gerektiğini, 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı ile alınan maluliyet raporu gözetilerek davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya sunulan ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından dosyaya kazandırılan bilirkişi raporunda uzman hekimin heyette yer almadığı, başvuru sahibi tarafından kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun sağlık kurulu raporu ile sigorta şirketine yapılmış başvuru bulunmadığı gerekçesiyle itirazın kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 1. maddesinin davanın usulden reddine şeklinde değiştirilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; eksikliğin tamamlanabilir eksiklik olduğunu, yeniden rapor alınması için kendilerine süre verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Somut olayda, davacı tarafından başvuruda sunulan, kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ... Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 24.02.2023 tarihli maluliyet raporunda kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre sürekli iş göremezlik oranı hipertrofik skar ve keloid nedeniyle %5 olarak belirlenmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince anılan raporun hüküm kurmaya yeterli görülmemesi nedeniyle doktor bilirkişiden rapor alındığı ve bu raporda meydana gelen kaza nedeniyle davacının sürekli iş göremezlik oranının %0 olduğunun tespit edildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince rapora itibar edilerek davanın reddine karar verildiği, davacı vekilince karara itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince dosyaya sunulan ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından dosyaya kazandırılan bilirkişi raporunda uzman hekimin heyette yer almadığı, başvuru sahibi tarafından kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun sağlık kurulu raporu ile sigorta şirketine yapılmış başvuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Bahsi geçen her iki raporun da maluliyetin niteliğine göre aralarında plastik cerrahi uzmanı bulunmayan heyet tarafından düzenlendiği, hakem heyeti kararına esas alınan raporun davacının muayenesi yapılmadan düzenlendiği bu hali ile anılan raporların yönetmelikteki şartları taşımadığı açıktır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51. maddesine göre hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak tazminatı belirleyecektir.
Dosya kapsamına göre, İtiraz Hakem Heyetince sigortaya usulüne uygun maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığı gerekçesi ile dava şartı yokluğundan başvurunun usulden reddine karar verilmiş ise de, 6098 sayılı Kanun'un 51. maddesi gözetilerek, İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı hususuna dikkat edilerek dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve davacı bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin Özür Oranları Cetvelinin Yüz bölümüne uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu davacının yerleşim yerine en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı bölümünden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.