3402 sayılı Kanun uyarınca yapılan uygulama kadastrosunda taşınmaz yüzölçümünün hatalı küçüldüğü iddiasıyla açılan davada, davacının önceki feragati sebebiyle oluşan kesin hüküm ve davalılar yönünden husumet yokluğu gerekçesiyle davanın reddine ilişkin karar.
Özet: Bölge adliye mahkemesi, davacının uygulama kadastrosu sırasında taşınmazının yüzölçümünün küçüldüğü iddiasıyla açtığı hata düzeltme davasında, aynı iddia ve istemle daha önce açılan bir davadan feragat edilmiş olması ve bu feragat kararının kesinleşmesi sebebiyle kesin hüküm şartının oluştuğunu, davalı kadastro müdürlüğü ile hazine yönünden ise pasif husumet ehliyeti bulunmadığını tespit ederek ilk derece mahkemesinin ret kararını onamıştır.
8. Hukuk Dairesi         2025/6997 E.  ,  2026/3688 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/590 E., 2025/294 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/48 E., 2022/124 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 1253 parsel sayılı 9.400,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 282 91... parsel numarasıyla ve 9.446,03 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda davalılar adına kayıtlı bulunan eski 1252 parsel sayılı 6.605,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 282 91... parsel numarasıyla ve 6.633,36 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın yüzölçümünün uygulama kadastrosu sırasında küçüldüğünü belirterek, uygulama kadastrosundaki hatanın düzeltilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi 2019/163 Esas, 2019/203 Karar sayılı dosyada davacının dava açtığını, feragat edip feragatten red kararı verildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; Husumet itirazlarının olduğunu, uygulama kadastrosunun doğru olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "Kadastro Müdürlüğü için husumet incelemesinde; davanın yöneltilmesi gereken tarafın, taşınmazda eksilmeye ya da sınır değişikliğine sebep olan komşu parsel maliki ise davacıların taşınmazdaki eksilmenin komşu taşınmazdan kaynaklanacağı beyan edildiğinde keşifle eski-yeni paftaların çakışıp çakışmadığı tespit edilerek çakışıyorsa ve yüzölçümü farkı ilk kadastro sırasında yapılan alan hesabı hatasından kaynaklanıyorsa, ihtilaf herhangi bir taşınmaz lehine değişiklik olmadığından bu durumla sınırlı olarak Kadastro Müdürlüğüne husumet yöneltilmesi gerekeceği; aksi halde Kadastro Müdürlüğü’ne karşı davanın husumet yokluğundan reddedileceği, dava konusu parsel hakkında, huzurdaki sebeple ve aynı netice-i talebi içerir mahiyette, davacının davalılara karşı daha evvel açmış olduğu, Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin, 2019/163 Esas, 2019/203 Karar sayılı dosyanın yargılaması sonunda, davacının feragati sonucu davanın feragattan reddine karar verildiği; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 307 vd. maddelerine göre, feragat edilen dava ve talep hakkında, davacı tarafından, aynı konu ve sebeple davalılara dava ikame edilmeyeceği" gerekçesiyle davanın kesin hüküm nedeniyle reddine, davalı Kadastro Müdürlüğü yönünden husumetten reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "Hukuk Muhakemeleri Kanunu "Dava Şartları" başlıklı 114/1-i maddesi gereğince "Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması" dava şartlarından olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerektiği, somut davada da davacı tarafından davalılara karşı ve aynı taşınmazlar hakkında yapılan aynı uygulama kadastrosu çalışmasına karşı tamamen aynı iddia ve istemle daha önce açılan uygulama kadastrosu tespitine itiraz davası sırasında aynı davacı vekili Av. ... tarafından sunulan 10.07.2019 tarihli dilekçeyle davadan feragat ettiklerini, vekaletnamesinde feragat yetkisinin bulunduğunu ve feragat istemleri yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini istediği ve yargılama sonucunda Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 10.07.2019 tarihli 2019/1 63... /203 Karar sayılı kararıyla feragat nedeniyle davanın reddine karar verilerek kararın istinaf edilmeksizin 01.07.2020 tarihinde kesinleştiği; dolayısıyla eldeki dava ile taraflarının, hukuki sebebinin ve konusunun aynı olması nedeniyle eldeki dava yönünden kesin hüküm niteliğinde olduğu ve ilk derece mahkemesince de bu gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmiş olunmasında isabetsizlik bulunmadığı; davalı Hazine yönünden ise kesin hüküm niteliğindeki davada davalı olarak yer almaması nedeniyle davalı Hazine hakkında kesin hüküm bulunmamakta ise de; davaya konu taşınmazda malik olarak yer almaması nedeniyle pasif husumet ehliyeti bulunmadığından eldeki davada davalı olarak Hazineye yöneltilen dava hakkında ise husumet nedeniyle reddine karar verilmesinde de usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde: usul ve kanuna aykırı karar olduğunu, kesin hüküm denilen dosyanın sebebinin, taraflarının, konusunun aynı olmadığını, bilirkişi raporuna göre davanın kabul edilmesi gerektiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.