Danıştay, Ankara Şereflikoçhisardaki arazi toplulaştırma projesinde parselin verimlilik ve kullanım niteliklerine ilişkin iptal talebini reddeden alt mahkeme kararını onadı.
Özet: Bir vatandaşın arazisinin toplulaştırma işlemi sonrası verimsizleştiği ve değer kaybettiği iddiasıyla açtığı davada, ilk derece ve bölge idare mahkemelerinin, yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda taşınmazın toplulaştırma öncesi ve sonrası verimlilik ve değer açısından benzer olduğu, idarenin işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmesi üzerine yapılan temyiz başvurusu, yüksek yargı organı tarafından incelenmiş ve alt mahkemelerin usul ve hukuka uygun olan kararlarının bozulmasını gerektirecek bir sebep görülmediği belirtilerek reddedilmiş, böylece toplulaştırma işleminin hukuka uygun olduğu yönündeki yargısal karar kesinleşmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/13847Karar No : 2025/4177 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: 07/11/2012 tarih ve 28460 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 12/10/2012 tarih ve 2012/3857 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, Gölbaşı Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında, Ankara ili, Şereflikoçhisar ilçesi, ... Mahallesi ... parselini kapsayan alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsele ilişkin kısmının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; dosyadaki bilgi ve belgelerle taşınmaz mahalinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen ve hükme esas alınabilecek nitelikte görülen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, uyuşmazlığa konu taşınmazın toplulaştırma öncesi ve sonrasında verimlilik ve değer açısından yaklaşık aynı derecede ve eşdeğer nitelikte olduğu, idarece ortak katılım payının doğru hesaplandığı, anılan taşınmazın öncesinde ve toplulaştırma sonrasında mevzuata uygun bir şekilde kullanılabileceği, toplulaştırma sonucu oluşan parselin eğiminin %2-7 arası ve orta derecede erozyona sahip olduğu, bu durumun üretim ve verim için bir olumsuzluk yaratmadığı, toprak işleme ile ekim ve hasat işlerini engelleyici ve zorlaştırıcı bir durum oluşturmadığı, toprak endeksi, verimlilik endeksi ve parsellerin konumu itibariyle dava konusu taşınmaza yönelik toplulaştırması işleminin 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nda belirtilen ilke ve esaslara uygun olarak gerçekleştirildiği anlaşılmış olup, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Taşınmazın ilk halinde çaya yakın bir yerde bulunduğu, arsanın yaklaşık 20.000 m²'sinin enerji harcanmadan sulanabildiği, verim ve konumu açısından oldukça değerli olduğu, toplulaştırma işlemi sonucunda taşınmazın 30-35 metre kot farkı olan engebeli, sürülemeyecek kadar eğimli, kıraç, verimsiz ve bir kısmı ise hiç tarla olarak kullanılmayan parselden verildiği, yeni verilen taşınmazın tarım arazisine uygun olmadığı ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE :Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz isteminin reddine,2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 01/07/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.