Mal rejimi tasfiyesi davasında katkı payı oranlarının brüt/net gelir farkından hatalı hesaplanması ve taşınmaz değerinin güncel olmaması nedeniyle kararın bozulması.
Özet: Evlilik birliğinin sona ermesiyle ortaya çıkan katkı payı, değer artış payı ve katılma alacağı davasında, temyiz eden erkek vekilinin itirazları kısmen kabul edilerek, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunun reddi kararı ortadan kaldırılmış ve ilk derece mahkemesinin kararı, eşlerin katkı payı oranları belirlenirken bir tarafın net, diğerinin brüt gelirlerinin esas alınması ile mal rejiminin tasfiyesi sırasında mevcut malların değerlemesinde tasfiye tarihi yerine eski ve güncelliğini yitirmiş bir tarihin dikkate alınması nedenleriyle hatalı bulunarak bu iki gerekçeyle bozulmuş, dosya yeniden değerlendirilmek üzere mahkemesine gönderilmiştir.

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/3 E., 2025/53 K.DAVA TÜRÜ: Katkı Payı, Değer Artış Payı ve Katılma AlacağıİLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 7. Aile MahkemesiSAYISI : 2014/288 E., 2021/109 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından asıl ve birleşen dava yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı-davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Davacı-davalı erkek vekilinin katkı payı oranına yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;Somut olayda; Mahkemenin asıl davada tasfiye konusu 10 39... parsel sayılı taşınmaz ile tasfiye konusu 7 70... parsel 4 nolu bağımsız bölümün edinilmesinde satışından elde edilen paranın kullanıldığı dava dışı 7 43... parsel 3 nolu bağımsız bölümün ve birleşen davada tasfiye konusu 65 29... parsel 1 nolu bağımsız bölümün edinilmesinde tarafların çalışarak katkısının olduğuna yönelik kabulü yerinde ise de, katkı payı oranları hatalı belirlenmiştir. Şöyle ki, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı-davalı erkeğin net gelirleri dikkate alınmasına rağmen, davalı-davacı kadının brüt gelirlerinin dikkate alınarak katkı payı oranlarının belirlendiği anlaşılmaktadır. O halde, Mahkemece, davalı-davacı kadının da net gelirleri dikkate alınarak katkı payı oranlarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.3. Davacı-davalı erkek vekilinin asıl davada tasfiye konusu 7 70... parsel 4 nolu bağımsız bölümün değerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;Değer artış payı ve artık değere katılma alacağı miktarı hesaplanırken, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan malların, bu tarihteki durumlarına göre, ancak tasfiye tarihindeki sürüm (rayiç) değerleri esas alınır (TMK md. 227/1, 228/1, 2 32... /1). Yargıtay uygulamalarına göre tasfiye tarihi, karar tarihi olup Bölge Adliye Mahkemesince tasfiyenin yapılması halinde karar tarihi Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihidir.Somut olayda; Mahkemece, tasfiye konusu 7 70... parsel 4 nolu bağımsız bölüm yönünden yukarıda izah edilen ilkeye aykırı şekilde, taşınmazın karar tarihinden (09.02.2021) bir yıldan fazla süre önceki (10.01.2020) belirlenen güncel değerlerine göre değer artış payı ve artık değere katılma alacağının hesaplanması doğru olmamıştır. O halde, İlk Derece Mahkemesince, tasfiye konusu taşınmazın tasfiye (önceki karar bozulmakla değer güncelliğini yitirdiğinden bozma sonrası yeni karar tarihine en yakın tarihteki) tarihi itibariyle sürüm (rayiç) değerleri belirlendikten sonra, değer artış payı ve artık değere katılma alacağının hesaplanarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir. KARARAçıklanan sebeplerle;1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2.Davacı-davalı erkek vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 3.Davacı-davalı erkek vekilinin bozma kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.