Silahlı terör örgütüne üyelik suçunda, sanığın tanık sorgulama hakkı ihlali ve eksik araştırma nedeniyle verilen mahkumiyet kararının Yargıtayca bozulması.
Özet: Yargıtay, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararının istinaf başvurusunun esastan reddi üzerine yapılan temyiz incelemesinde, sanık müdafiinin talebi doğrultusunda hükmü bozmuştur; zira suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi açısından belirleyici olan tanıkların doğrudan sanığın huzurunda veya yasal usullerle dinlenmemesi, sadece ifade metinlerinin okunmasıyla yetinilmesi, temyiz aşamasında dosyaya giren kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın ve eklerinin sanık ile müdafiine okunarak görüşlerinin alınmaması ve UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında bilgi/beyan olup olmadığının araştırılmayarak dosya kapsamına alınmaması ile varsa tanıkların dinlenmemesi veya beyanlarının okunmaması gibi eksik araştırma ve usul hataları tespit edilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/146 E., 2022/255 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 9. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2019/29 E., 2019/269 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurusunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; A. Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanıkların doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180. maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek hüküm verilmesi, B. Sanık hakkında temyiz aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ve eklerinin 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunduktan ve diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi lüzumu, C. UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında bilgi ve beyan olup olmadığının da araştırılarak varsa beyanların aslı veya onaylı suretlerinin dosya kapsamına alınması, olanaklı ise duruşmada tanık sıfatıyla dinlenilmeleri, olanaklı değil ise beyanlarının CMK’nın 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulmasından sonra dosyanın bir bütün halinde değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Mersin 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.