6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi kapsamında hazine adına kaydedilen arazinin idarece satılmasına karşın tapu tescilinin tamamlanmaması üzerine açılan tapu iptali ve tescil davasında hak sahipliğinin belirlenmesi.
Özet: Bu hukuki belge, Hazine adına tescilli eski bir 2/b arazisinin 786 metrekarelik kısmının tapu tescilini talep eden bir davayı özetlemektedir; davacı, bu hisseyi Hazineden belirlenen bedel karşılığında satın alan bir hak sahibinden harici yolla devralmış ancak idari süreçler ve tapu devri tamamlanamamıştır; dava sürecinde ilk derece mahkemesi davayı kabul ederken, bölge adliye mahkemesi yargı yolu nedeniyle davayı usulden reddetmiş, ancak Yargıtay, idarece satışı tamamlanmış ve bedeli ödenmiş bir taşınmazın tapu tescili talebinin adli yargının görevinde olduğuna hükmederek bölge adliye mahkemesi kararını bozmuştur.
8. Hukuk Dairesi         2025/6855 E.  ,  2026/3686 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1555 E., 2025/1024 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kemer 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/53 E., 2022/534 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Antalya ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında yapılan kullanım kadastrosu sonucunda, 640 parsel sayılı 1.758,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve üzerindeki narenciye ağaçları ... ve ...'e aittir" şerhleri yazılarak, tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını, bilahare 2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanun uyarınca Hak Sahipleri Tespit Komisyonu tarafından taşınmazın 786,00 metrekarelik kısmının hak sahibi olarak dava dışı ...'ın belirlendiğini, müvekkilinin belirtilen taşınmazı 24.04.2006 tarihli zilyetlik devir senedi ile dava dışı ...'dan satın aldığını, taşınmaza ilişkin belirlenen rayiç bedelin davalı idareye ödenmesine rağmen müvekkili adına tapuda devir işlemlerinin yapılmadığını belirterek, dava konusu taşınmazın 786,00 metrekarelik kısmının davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.
II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.12.2022 tarihli ve 2021/53 Esas, 2022/534 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, dava konusu taşınmazdaki 787,41/1.761,16 metrekarelik davalı hissesinin 786/1.761,16 metrekarelik kısmının iptali ile müvekkkili adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
III. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 13.12.2022 tarihli kararının davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 2023/1164 Esas, 2023/1039 Karar sayılı kararıyla davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davanın yargı yolu nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMA SONRASI YARGILAMA
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2023/6426 Esas, 2024/4479 Karar sayılı ilamıyla "Dava konusu taşınmazın 789,00 metrekarelik kısmının satış tarihinde işlemi yapmaya yetkili ... yönetimi tarafından 30.11.1999 tarihli karar ile dava dışı ...'a satıldığı, tespit edilen bedelin ödenmesinin ardından İdarece 22.12.1999 tarihli yazı ile dava konusu yerin dava dışı ...'a devrinin yapılması için Tapu Müdürlüğüne yazı yazıldığı ancak tescilin yapılmadığı, bilahare adı geçen kişi tarafından söz konusu hissenin davacıya harici satışla satıldığı, tamamlanan satış işleminin gereği olan tapuya tescilin yapılması için açılacak davada adli yargının görevli olduğunun kabulü gerektiği" gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "Dava konusu taşınmazın 786,00 metrekarelik kısmının satış tarihinde işlemi yapmaya yetkili ... yönetimi tarafından 30.11.1999 tarihli karar ile dava dışı ...'a satıldığı, tespit edilen bedelin ödenmesinin ardından İdarece 22.12.1999 tarihli yazı ile dava konusu yerin dava dışı ...'a devrinin yapılması için Tapu Müdürlüğüne yazı yazıldığı ancak tescilin yapılmadığı, bilahare adı geçen kişi tarafından söz konusu hissenin davacı ...'a harici satışla satıldığı, adı geçen taşınmazda güncelleme yapılarak işbu parselin 786/1758 hissesinin İsmail oğlu ... kullanımında olduğunun tapu kaydının beyanlar hanesinde de gösterildiği, 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun)
14/2. maddesi uyarınca 2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanun (2924 sayılı Kanun)
hükümlerine göre hak sahibi olduğu tespit edilenler hakkında yapılan ve tamamlanamayan işlemlerin, mali yükümlülüklerini kısmen veya tamamen yerine getiren kişilerin hakları korunarak bu kanun hükümlerine göre Maliye Bakanlığınca sonuçlandırılacağının hüküm altına alındığı, ancak idarece iade işleminin gerçekleştirilmediği, bu nedenle eldeki davanın açıldığı, davacının bayiinin yukarıda yazılı metrekare yüzölçümündeki bölümü satın aldığının ve bedellerin ödendiğinin defterdarlık tarafından dosyaya gönderilen belgelerde, tapu sicil müdürlüğüne yazılan müzekkereler ile bozma ilamında da yazılı olduğu üzere sabit olduğu, davacı tarafça çekişmeli parsele ilişkin ... Başmühendisliğince belirlenen bedelin, Anayasa Mahkemesinin 04.10.2002 tarihli ve 24896 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 23.01.2002 tarihli ve 2001/382 Esas, 2002/21 Karar sayılı Hazineye ait taşınmaz malların satışını öngören 4706 sayılı Kanun'un Hazineye ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanunda Değişiklik yapılması Hakkında Kanun'un (4706 sayılı Kanun) 3. maddesinin iptaline ilişkin karardan önce tahsil edildiği, iptal kararının kazanılmış haklara tesir etmeyeceği gibi geriye de yürümeyeceği anlaşılmakla usule ilişkin bozma ilamına uyulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, bundan ayrı çekişmeli taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde 406,31 metrekarelik kısmın tescilli orman içinde kaldığına yönelik şerh bulunmakta ve İlk Derece Mahkemesinin 13.12.2022 tarihli ve 2021/53 Esas, 2022/534 Karar sayılı ilamından sonra davada taraf olarak yer almayan ..., karar tarihinden sonra İlk Derece Mahkemesine sunduğu dilekçe ile davaya müdahale talep ederek, sonraki tarihli dilekçeleri ile de hükmü istinaf ettiğini ve tedbir talebinde bulunduğunu bildirmiş ise de, Dairenin 29.09.2023 tarihli ve 2023/1164 Esas, 2023/1039 Karar sayılı ilamında; davaya asli müdahalenin 6100 sayılı Kanun'un 65. maddesi gereğince hüküm verilinceye kadar, feri müdahalenin ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 66. maddesi uyarınca tahkikat sona erinceye kadar mümkün olduğu, bu kapsamda yargılama sırasında dosyada taraf olarak yer almayan Orman İdaresine, karar tarihinden sonra sunulan müdahale dilekçesinin taraf sıfatı kazandırmayacağı, kanun yoluna başvurma hakkının ise dosyanın taraflarına ait olduğu gözönüne alındığında orman idaresinin istinaf dilekçesi ve tedbir istemi hakkında Dairece yapılacak bir işlem bulunmadığı kabul edilerek işin esası yönünden incelemeye geçildiği gibi, eldeki davanın ...'den kaynaklanan ve davacı gerçek kişi tarafından Hazine payına yönelik açılan tapu iptali ve tescil talebi olduğu, taşınmazın kalan paylarının müşterek mülkiyet hükümleri uyarınca dava dışı gerçek kişiler adına kayıtlı olduğu, çekişmeli taşınmazın zeminde belirli bölümler üzerinden değil paylı olarak davalı ... dava dışı şahıslar adına kayıtlı olduğu, dolayısı ile taşınmazın bir bölümünün orman olduğu iddiası karşısında hepsinin hukukunun etkilenmesinin söz konusu olacağı, ne var ki dava dışı gerçek kişiler ile davalı ... arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından bu kişilerin davaya dahili yoluyla davanın görülmesinin olanaklı bulunmadığı, orman idaresinin orman iddiasını tapu kayıt maliklerinin hepsini hasım göstererek açacağı ayrı bir dava ile ileri sürmesi gerektiği, açıklanan nedenle eldeki davaya müdahale yoluyla iddiasının incelenmesinin olanaklı olmadığı, bu dosyada taraf olarak da yer almadığından davacı payı yönünden bir kesin hüküm oluşmasının da söz konusu olamayacağı dikkate alınarak orman idaresinin yukarıda yazılı talebi yönünden bir değerlendirmede bulunulmayacağı" gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazda davalı Hazineye ait 786/1758 payın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde: taşınmazın eylemli orman niteliğinde olduğunu, zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, davanın reddi gerektiğini, Orman Genel Müdürlüğüne ihbar edilmesi gerektiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava tapu iptal ve tescil talebine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.