Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülen, tanınmış bir markanın, benzer yeni bir marka tescil başvurusuna karşı açtığı iltibas ve kötü niyet iddiasıyla iptal davası.
Özet: Davacı, hızlı tüketim sektöründeki köklü ve uluslararası çapta tanınan markası ile davalıya ait yeni marka başvurusunun görsel, fonetik ve kavramsal olarak benzer olduğunu, özellikle temizlik kağıtları gibi aynı mal sınıflarında karıştırılma ihtimali yarattığını, müvekkilinin markasının tanınmış marka statüsünde olduğunu ve bu benzerliğin kötü niyetli bir şekilde itibarını zedeleyeceğini ileri sürerek ilgili kararın iptalini ve marka başvurusunun reddini talep etmiştir; davalı taraf ise markalar arasında ayırt edici farklılıklar bulunduğunu, karıştırılma riskinin olmadığını, davacı markasının tanınmışlık iddiasının somut delillerle desteklenmediğini, farklı mal ve hizmet sınıflarında faaliyet gösterdiklerini ve kötü niyetin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/426 Esas - 2025/464
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A RESAS NO : 2024/426KARAR NO : 2025/464DAVA : Marka ... sayılı ... kararı iptali - hükümsüzlükDAVA TARİHİ : 18/09/2024KARAR TARİHİ : 19/11/2025 Yazıldığı Tarih: 04/12/2025İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Davacı taraf vekili dava dilekçesi ve sair beyanlarında özetle; müvekkilinin ...'nın bağlı bulunduğu ....'in 14.000'i aşkın çalışanı, 100'den fazla ülkeye ihracat yapan güçlü bir şirket olduğunu, hızlı tüketim sektöründe özellikle temizlik kağıtları, ev bakım ürünleri ve hijyen ürünlerinde faaliyet gösterdiğini, davacının piyasadaki önemli markaları arasında .... yer aldığını, bu nedenle davanın müvekkilin sektördeki gücü ve bilinirliği dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini, Dava konusu “...” başvurusunun, müvekkiline ait ... markasıyla görsel, fonetik ve kavramsal açıdan ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, aynı sınıfta (özellikle 16. sınıf - kağıt, karton, tuvalet kağıdı, kağıt havlu vb.) emtialarını kapsadığı için ciddi iltibas tehlikesi bulunduğunu, ... markasının 2006'dan beri Türkiye'de ve 60'tan fazla ülkede bilinen, ödüllü, güçlü bir marka olduğunu, tanınmış marka niteliği taşıdığını, “...” ibaresinin jenerik ve tali bir unsur olduğunu, esas unsurun .../... olduğunu, her iki kelimenin de “aile” anlamına geldiğini, “....” ile “....” arasındaki farklılığın benzerliği ortadan kaldırmaya yetmeyeceğini, telaffuz ve anlam itibarıyla markaların aynı algılanacağını, markaların işitsel, görsel ve kavramsal benzerliğin tüketici nezdinde iltibas yaratacağını, ... markasının tanınmış marka olduğunu, bu nedenle farklı mal ve hizmetlerde dahi olsa benzer başvuruların reddedilmesi gerektiğini, aksi halde müvekkilinin markasının itibarının zarar göreceğini, ayırt ediciliğinin zedeleneceğini ve haksız yarar sağlanacağını, Dünya çapında tanınan ... markasının bilinmemesinin mümkün olmadığını, buna rağmen benzer marka başvurusu yapılmasının kötü niyetin göstergesi olduğunu, kötü niyetin tek başına hükümsüzlük sebebi olduğunu ...'nın ... sayılı kararının iptalini “...” başvurusunun tüm sınıflar bakımından reddine karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı Şahıs Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Davacının açtığı davanın haksız ve dayanaksız olduğunu, bu nedenle reddedilmesi gerektiğini, dava konusu “...” ibareli marka ile davacının markası arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, markaların görsel, işitsel ve anlamsal bakımdan birbirinden farklı olduğunu, ortalama dikkat ve özen yükümlülüğüne sahip tüketiciler nezdinde markaların birbirine karıştırılmasının mümkün olmadığını, yalnızca kelime unsurlarının benzerliğinin markalar arasında iltibas için yeterli olmayacağını, markanın bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini “...” markasının ayırt edici nitelikte, kendine özgü bir ibare olduğunu, davacı markasının tanınmış marka statüsünde bulunmadığını, davacının tanınmışlık iddiasını destekleyecek ölçüde somut delil sunmadığını, davacı tarafından öne sürülen tanınmışlık ve markanın bilinirliği yönündeki iddiaların Google arama sonuçları, mağaza sayıları veya ticari hacim beyanları ile ispatlanamayacağını, tanınmışlığın ... nezdinde resmi prosedürle tespit edilmediğini, davalılar vekili davacının markasının farklı sınıflarda tescilli olduğunu, “...” markasının ise farklı mal ve hizmet gruplarında, özellikle 3. sınıf temizlik ve hijyen ürünleri kapsamında başvurduğunu, dolayısıyla emtia ve hizmet listeleri bakımından da çakışma bulunmadığını, Davacının kötü niyet iddiasının yerinde olmadığını, “...” markasının seçilmesinde davacı markasından haksız yararlanma amacının bulunmadığını, davacının iddia ettiği gibi kötü niyetli hareket edilmediğini, markanın özgün ve farklı bir marka olarak tasarlandığını, Türk Medeni Kanunu'nun 2. Maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile Türk Ticaret Kanunu'nun 18/2 maddesinde düzenlenen basiretli tacir ilkesi kapsamında da davalıların davranışlarının aykırılık taşımadığını, ayrıca davacının haksız rekabet iddiasının dayanaksız olduğunu, ... kararının yerinde ve hukuka uygun olduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimali olmadığı gibi davacının sunduğu delillerin de bu iddiayı desteklemediğini, davacının benzer markalara ilişkin daha önce kabul edilmiş itiraz kararlarının somut uyuşmazlık için bağlayıcı olmadığını, her marka başvurusunun kendi koşulları içinde değerlendirilmesi gerektiğini, davacının açtığı davanın dayanaktan yoksun olduğunu, markalar arasında benzerlik bulunmadığını, tanınmışlık ve kötü niyet iddialarının ispatlanamadığını, savunarak davanın reddini talep etmiştir.MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı firmanın itiraz mesneti markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın SMK 6/5 maddesine göre tanınmışlık, SMK 6/9 maddesine göre kötü niyetli başvuru yapıldığı iddialarının marka başvurusuna ve alınan ... kararına, etki edip etmeyeceği, ...... sayılı ... kararının iptalinin, davalı markasının tescili halinde de hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 18.07.2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 18.09.2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.... ...'nun... sayılı kararında;" ... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun .... sayılı” "...." ibareli markalar gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. Kurul'da, ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmış ve başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmamıştır. Bu itibarla, markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Somut olayda, itiraza konu başvurunun itiraz gerekçesi markalar ile karıştırılmaya yol açabilecek derecede benzer görülmemesi de dikkate alınarak başvurunun tescili halinde 6769 sayılı SMK'nın 6/5 maddesinde belirtilen koşulların ortaya çıkmayacağı değerlendirildiğinden tanınmışlık gerekçesine dayalı itiraz haklı görülmemiştir. Başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönündeki iddia da somut delillerle ispatlanmadığı gibi, sadece markalar arasındaki benzerlik iddiasına dayandırıldığından ve Kurul'un kanaatine göre, markalar arasındaki benzerlik, diğer başkaca koşulların varlığı aranmaksızın, tek başına, kötüniyet iddiasının kabulü için bir kanıt teşkil etmediğinden (....) bu gerekçeye dayalı itiraz da haklı görülmemiştir." ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.",Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin (aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın ) yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;Davalı başvuru Markası Davacı Markaları... ... 18.09.2025 tarihli Bilirkişi Raporunda ÖZETLE;" Dava konusu ... sayılı marka başvuru kapsamında yer alan malların 16. sınıftaki “Kağıt, karton (mukavva); kağıt veya karton malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri, karton kutular; kağıttan yapılmış tek seferlik kullanıma mahsus ürünler (kırtasiye amaçlı ürünler hariç): kağıt havlular, tuvalet kağıtları, kağıt peçeteler. Plastik malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri. Matbaa ve ciltleme malzemeleri. Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları. Büro makineleri. Badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar.” malları ile davacı taraf markalarının aynı, aynı tür ya da benzer ilişkili mal ve hizmetleri kapsadıkları, Rapor kapsamında ayrıntılı olarak izah olunan nedenlerle taraf markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açacak düzeyde bir benzerliğin mevcut olduğu, Davacı yanın markalarının tanınırlığı hususundaki dava dosyasına sunduğu delillerden davacı markalarından “...” markasının özellikle turizm temizlik sektöründe tanınmış marka olduğu, ancak taraf markalarının kapsamlarında farklı emtia grupları bulunmadığından ve mevcut tüm emtialar yönünden de taraf markaları benzer bulunduğundan davacı yanın tanınmışlık temelli iddiaları somut olay açısından varılan nihai sonucu değiştirmeyeceğinden SMK m. 6/5 koşullarının somut olayda oluşmadığı, Davacı yanın kötü niyet iddialarının takdirinin Sayın mahkemeye ait olduğu, Hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı konusu salt hukuki değerlendirmeyi gerektirdiğinden nihai takdiri Sayın Mahkemeye ait olduğu, Heyetimizin değerlendirmelerinin ...'nin... sayılı kararı iptali ile uyumlu olmadığı " şeklinde ifade edilmiştir.Davalı şahıs vekilinin aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talep reddedilmiştir.GEREKÇE:Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;Davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacının .... sayılı " .... " ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu;Diğer yönden bilirkişi heyeti raporunda sayfa 10-11-12 deki karşılaştırma tablosuna göre dava konusu başvuru markasının kapsamındaki 16. Sınıftaki "...........kağıttan yapılmış tek seferlik kullanıma mahsus ürünler (kırtasiye amaçlı ürünler hariç) ; kağıt havlular, tuvalet kağıtları, kağıt peçeteler." mallarının davacıya ait ....sayılı markaların kapsamındaki 16 sınıftaki " Kağıttan mamul havlular, peçeteler, tuvalet kağıtları, mendiller;" malları ile AYNI/BENZER /İLİŞKİLİ emtialar olduğundan KISMEN emtia benzerliği de gerçekleştiği; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu yukarıda belirtilen mallar açısından ayırdığı satın alma /faydalanma süresi içinde davalının başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının itiraz mesnedi .... sayılı " ... " ibareli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki taraf markasındaki benzerlik nedeniyle yanılgı yaşayabileceği, bu mallar açısından her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği , taraf markaları arasında bu mallarda SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluştuğu; Bu emtialar açısından aksi yöndeki ... kararı yanlış olarak değerlendirildiği;Davacının diğer markaları olan .... sayılı markaları açısından emtia benzerliği oluşmadığı; Davacının diğer markaları olan.... sayılı markalar açısından ise emtia benzerliği oluşsa da görsel,işitsel,kavramsal benzerlik oluşmadığı;( HMK 282 .nci maddede " Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmünden hareketle ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08/06/2016 tarih .... sayılı kararı uyarınca iltibas incelemesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin gerekmesi karşısında bilirkişi raporunun iltibas ve emtia değerlendirmesine ilişkin aksi yöndeki görüşüne kısmen itibar edilmemiştir.)Diğer yönden ise ;Somut olayda SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( yani davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan davalı başvurusu nedeniyle " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ;Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı;Ancak bu durumlar yukarıda açıklanan kısmi iltibası ortadan kaldıran sebepler oluşturmadığından neticeden dava kabul edilmiştir.H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 2-Dava konusu ...... Sayılı ... Kararının dava konusu edilen ... başvuru sayılı markanın kapsamında yer alan 16. Sınıftaki "...........kağıttan yapılmış tek seferlik kullanıma mahsus ürünler (kırtasiye amaçlı ürünler hariç) ; kağıt havlular, tuvalet kağıtları, kağıt peçeteler." malları yönünden ... Kararının KISMEN İPTALİNE, markanın bu emtialar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine, karar kesinleştiğinde .... müzekkere yazılmasına, 3-Diğer kısımlar yönünden ise davanın REDDİNE, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davalılardan eşit tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,5-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle eşit şekilde davalılara verilmesine, 6-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine,7-Davacının yaptığı; 13.000,00 TL bilirkişi ücreti, 4.150,00 TL tebligat gideri, 427,60 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 17.577,60 TL nin kabul ve red oranına göre takdiren 1/2 si olan 8.788,80 TL nin davalılardan eşit tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 19/11/2025 Katip .... E imza Hakim ....E imza