3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosu sonucunda taşınmaz yüzölçümünün küçülmesinden doğan davanın Bölge Adliye Mahkemesince reddedilmesi kararının Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Davacılar, uygulama kadastrosu işlemleri neticesinde tapulu taşınmazlarının yüzölçümünde meydana gelen küçülmenin düzeltilmesi talebiyle dava açmış; ilk derece mahkemesi bu talebi kabul ederek kadastro hatasının düzeltilmesine karar vermişken, bölge adliye mahkemesi takeometrik ölçülerin doğru olduğunu ve kadastro uygulamasının usulüne uygun yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine hükmetmiş; davacıların temyiz başvurusu üzerine Yüksek Mahkeme, bölge adliye mahkemesinin uygulama kadastrosunun usul ve kanuna uygun olduğu yönündeki ret kararını onamıştır.

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1796 E., 2025/2190 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2021/799 E., 2025/459 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Konya ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 25 parsel sayılı 21.200,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 391 27... parsel numarasıyla ve 21.433,45 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda davalı adına kayıtlı bulunan eski 13 parsel sayılı 21.400,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 391 27... parsel numarasıyla ve 21.242,47 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir.2. Davacılar ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın yüzölçümünün uygulama kadastrosu sırasında küçüldüğünü belirterek, uygulama kadastrosundaki hatanın düzeltilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın usul ve kanuna aykırı olduğunu ve zamanaşımının geçtiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "Mahkemece icra edilen keşif incelemesi, bilirkişi raporları ve tapu kayıtlarında yapılan incelemede; davaya konu 391 27... parsel sayılı, tarla vasıflı taşınmazın 1/4'er hisseyle ..., ..., ... ve ... adına kayıtlı olduğu, aynı yer, 391 27... parsel sayılı, tarla vasıflı taşınmazın tam hisseyle ... adına kayıtlı olduğu, davacılara ait 391 27... parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kanun 22/2-a uygulamasındaki sınırlandırma krokisine göre kuzey hududundaki davalıya ait 24 parsel ile olan sınırının batı bölümündeki yol olarak kullanılan bölümün sabit sınır, geriye kalan doğusundaki bölümün geçerli sınır olarak alındığı ancak batı bölümündeki yol olarak kullanılan bölümünün 252 Numaralı noktadan 203 no.lu noktaya kadar sabit sınır olarak alınması gerektiği, tesis kadastrosuna ait ölçü krokisinde 112 no.lu köşe nokta 22/2-a uygulamasında 161 no.lu köşe noktasından güneye doğru 156 Numaralı noktaya kadar olan hattın 22/2-a uygulama tarihindeki zemin sınırına uyularak sabit sınır alınması gerektiği" gerekçesiyle davanın kabulüne, 391 27... parselden 05.10.2024 tarihli raporlarında (A) harfi ile gösterdikleri 789,72 m² kısmın ifrazı suretiyle davalı adına kayıtlı olan tapu kaydının iptal edilerek, ifraz edilen (A) harfi ile gösterilen kısmın ... Mahallesi 391 27... parsele tevhidi suretiyle davacılar adına eşit oranda tapuya tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "Dosya içeriği ve toplanan delillere göre takeometrik ölçü krokisi noktalarının poligon noktalarına göre doğru konumlandırılarak paftasına doğru tersim edildiği, tesis kadastrosu sınırlarının uygulama sınırları ile büyük ölçüde uyumlu olduğu anlaşıldığı" gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi suretiyle; davanın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde: usul ve kanuna aykırı karar olduğunu, bilirkişi raporunda tesis ve uygulama kadastrosu çalışmalarının kroki ve paftalarının hava fotoğraflarının değerlendirilmediğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenlerden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.