Danıştay 10. Dairenin, özel muayenehanede yetkisiz kişilerce estetik uygulamalar yapılması nedeniyle uygulanan idari para ve faaliyet durdurma cezasının temyiz incelemesi.
Özet: Plastik ve rekonstrüktif cerrahi alanında faaliyet gösteren bir muayenehanenin, yetkisiz personel (estetisyenler) tarafından tıbbi işlemlerden farklı olarak estetik uygulamalar yapıldığına dair ikinci tespiti üzerine verilen idari para cezası ve bir ay süreyle faaliyet durdurma işlemine karşı açılan davada, ilk derece ve bölge idare mahkemeleri davayı reddederek işlemleri hukuka uygun bulmuş, tespit tutanaklarının davacı tarafından imzalanıp itirazsız kabul edildiği ve muayenehanenin güzellik merkezi gibi kullanıldığı gerekçeleriyle kararı onaylamışken, davacı tüm tıbbi işlemlerin bizzat kendisi tarafından yapıldığını, tutanakların gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek temyiz etmiş, Danıştay Tetkik Hakimi ise temyiz isteminin kabulü yönünde görüş bildirmiştir.
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2022/4855 E.  ,  2026/338 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/4855
Karar No : 2026/338
TEMYİZ EDEN (DAVACI) :...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği
İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi,.........Mahallesi, ... Sokak, No:... adresinde faaliyet gösteren muayenehanesinde yetkisi olmayan kişiler tarafından işlem yapıldığının 2019 yılı 2. tespiti üzerine (mülga) Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin 31. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendi ve Yönetmeliğin eki Ek-6 Müeyyide Formu'nun 27. satırı uyarınca 2.457,33 TL idari para cezası verilmesine ve faaliyetin bir ay süreyle durdurulmasına ilişkin İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün... tarih ve ...-... sayılı işleminin ve bu işlemin gereği için Beşiktaş İlçe Sağlık Müdürlüğüne bildirim yapılmasına ilişkin ... tarihli ve E... sayılı işlemin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; davacıya ait muayenehanede yetkisi olmayan kişiler tarafından işlem yapıldığı yolundaki 19/09/2019 tarihli birinci tespite ve 23/10/2019 tarihli ikinci tespite ilişkin tutanakların davacı tarafından kaşelendiği ve imzalandığı, herhangi bir şerh, kayıt konulmadığı, diğer bir ifadeyle yapılan tespitlerin davacı tarafından da kabul edildiği, estetisyen olarak çalışan kişilerin kullandıkları tıbbi araç gereçler dışındaki birtakım teçhizat ve malzemelerin tutanak ve fotoğraflarla kayıt altına alındığı, dolayısıyla davacıya ait muayenehanede tıbbi işlemlerden farklı olarak estetisyen ünvanlı tabip olmayan kişilerce estetik işlemleri uygulandığının sübuta erdiği, verilen para cezasının belirlenmesi usulünde yanlışlık bulunmadığı, diğer yandan UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede ilk tespite istinaden tesis edilen İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarihli ve E... sayılı işlemine karşı yargı yoluna başvurulmadığı ve anılan işlemin de kesinleştiği anlaşıldığından, davacıya ait muayenehanede yetkisi olmayan kişiler tarafından işlem yapıldığının ikinci tespiti dolayısıyla tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davacı tarafından, muayenehaneye başvuran hastaların bütün tıbbi tanı ve tedavi işlemlerinin bizzat kendisi tarafından yapıldığı, yetkisiz kişiler tarafından hastalara söz konusu işlemlerin uygulanmadığı, tespit tutanaklarında estetisyenler tarafından işlem yapıldığı belirtilmiş ise de, işlemin ne olduğuna yönelik herhangi bir açıklama yapılmadığı, denetim esnasında bulunan hastaya, kendisine işlem uygulayacak doktorun isminin sorulduğu, hasta tarafından bir hekim ismi belirtilmesine rağmen bu hususun tutanaklara geçirilmediği, işleme esas alınan tutanakların hukuka ve maddi gerçeğe aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
İstanbul İli, Beşiktaş İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No:... adresinde plastik rekonstrüktif ve estetik cerrahi branşında faaliyet gösteren davacıya ait muayenehanede Beşiktaş Kaymakamlığı İlçe Sağlık Müdürlüğü ekiplerince yapılan 19/09/2019 tarihli denetim sonucu aynı tarihte düzenlenen tutanakta; bodrum kattaki odalarda estetisyen B.K., A.K., R.B. ve hemşire olduğunu beyan eden N.S. tarafından hastalara uygulama yapıldığının görüldüğü, değişik kozmetik ve cilt bakım ürünlerinin bulunduğu, iki adet ürün dolabının ve bu ürünlere ait broşürlerin görüldüğü, adı geçenlerin sağlık personeli izlenimi veren üniforma giydikleri, B.K. tarafından kendilerince dermapen cihazıyla hastanın yüzüne uygulama yapıldığının belirtildiği, çatı katında muhasebe odası olarak görülen odada estetisyen D.U.'nun başvuran hastaya cilt bakımı ile ilgili bilgilendirme yaptığının görüldüğü, cilt bakım 1, cilt bakım 2 ve cilt bakım 3 odalarında çok sayıda cilt bakım, LPG vb. kozmetik amaçlı güzellik salonlarında kullanılan cihazların mevcut olduğu, mahallin muayenehane vasfından çıkarak estetik ve kozmetik işlemler yapan güzellik merkezi gibi kullanıldığı tespitleri üzerine İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemiyle (mülga) Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin 31. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendi ve Yönetmeliğin eki Ek-6 Müeyyide Formu'nun 27. Satırı uyarınca 346,06 TL idari para cezası verilmesine, muayenehanenin 1 ay süre ile faaliyetin durdurulmasına ve Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiştir. Söz konusu işlem 20/01/2020 tarihinde davacıya tebliğ edilmiştir.
Öte yandan ... Derneği vekili tarafından davaya konu muayenehanede yetkisiz sağlık hizmeti sunumu yapıldığından bahisle Beşiktaş İlçe Sağlık Müdürlüğüne ayrıca şikayet başvurusunda bulunulmuş, söz konusu başvuruya ilişkin olarak davaya konu yerde Beşiktaş Kaymakamlığı İlçe Sağlık Müdürlüğü ekiplerince 23/10/2019 tarihinde denetim yapılmış ve söz konusu denetimde; 1. katta G.A. adına düzenlenen odada bulunan kişiye sorulduğunda vitamin detox ve mikro gençlik aşısı uygulanacağının belirtildiği ve odada soğuk jel kompres poşet üzerinde 2 adet kullanıma hazır içi dolu enjektör görüldüğü, bodrum kattaki bir odada estetisyen olduğunu beyan eden E.A.'nın hasta başında görüldüğü ve sorulduğunda sivilce sıkımı, yağ boşaltma ve peeling işlemlerinin yapıldığının söylendiği, çatı katında A.K. ve S.K. isimli iki kişini olduğu, bu kişilerin güzellik uzmanı oldukları ve cilt bakım işlemi yaptıklarının görüldüğü tespitlerine yer verilmiştir. Söz konusu tespitler üzerine söz konusu muayenehanede yetkisi olmayan kişiler tarafından işlem yapıldığının 2019 yılı 2. tespiti olduğundan bahisle (mülga) Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin 31. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendi ve Yönetmeliğin eki Ek-6 Müeyyide Formu'nun 27. satırı uyarınca 2.457,33 TL idari para cezası verilmesine ve faaliyetin bir ay süreyle durdurulmasına ilişkin İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarihli ve E... sayılı işlemi tesis edilmiş ve İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ...tarih ve E... sayılı yazısıyla bu işlemin gereğinin yerine getirilmesi Beşiktaş İlçe Sağlık Müdürlüğü'ne bildirilmiş, davacı tarafından ise söz konusu işlemlerin iptalleri istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun "Yönetmelikler" başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarını belirleme, sağlık kurum ve kuruluşlarını sınıflandırma ve sınıflarının değiştirilmesi, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmaları, sağlık hizmet zinciri oluşturulması, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususların Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle tespit edileceği hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanun'un -dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle- Ek-11. maddesinde, "Sağlık hizmeti sunumu ile ilgili tüm iş ve işlemler Sağlık Bakanlığınca denetlenir.
Olağanüstü durumlarda mesleğini icraya yetkili kişilerce acil sağlık hizmeti ulaşana ve sağlık hizmeti devamlılık arz edene kadar verilecek olan sağlık hizmeti hariç, ruhsatsız olarak sağlık hizmeti sunan veya yetkisiz kişilerce sağlık hizmeti verdirenler, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Özel izne tabi hizmet birimlerini Sağlık Bakanlığından izin almaksızın açan veya buralarda verilecek hizmetleri sunan sağlık kurum ve kuruluşları, bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yarısına kadar idari para cezası ile cezalandırılır.
Bakanlıkça belirlenen kayıtları uygun şekilde tutmayan veya bildirim zorunluluğunu yerine getirmeyen sağlık kurum ve kuruluşları iki defa uyarılır. Uyarıya uymayanlara bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde biri kadar idari para cezası verilir.
Sağlık Bakanlığınca belirlenen acil hastaya müdahale esaslarına; personel, tıbbi cihaz ve donanım, bina ve hizmet birimleri, malzeme ile ilaç standartlarına uyulmaması hâllerinde bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde beşine kadar idari para cezası uygulanır.
Bu maddedeki idari para cezasını gerektiren fiillerin bir yıl içinde tekrarı hâlinde idari para cezaları bir kat artırılarak uygulanır; üçüncü defa işlenmesinde ise sağlık kurum ve kuruluşunun ilgili bölümünün veya tamamının faaliyeti on güne kadar durdurulur. Aynı isim ve sahiplikte birden fazla sağlık kurum ve kuruluşu bulunması hâlinde idari yaptırımlar sadece ihlalin yapıldığı sağlık kurum ve kuruluşu ile sınırlı olarak uygulanır.
Bu maddede belirtilen idari para cezalarını vermeye valiler, faaliyet durdurma cezasını vermeye Sağlık Bakanlığı yetkilidir. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, üniversite sağlık uygulama ve araştırma merkezleri yönünden Yükseköğretim Kurulunun görüşü alınarak Sağlık Bakanlığınca düzenlenir." hükmüne yer verilmiştir.
15/02/2008 tarihli ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan (mülga) Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin 31. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde; "Sağlık kuruluşundaki herhangi bir faaliyet alanı veya birim, yetkisi olmayan kişiler tarafından kullanılamaz." kuralı; Yönetmeliğin eki Ek-6 Müeyyide Formu'nun 27. satırında; "Yönetmeliğin 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendine aykırılık halinde; 1. tespitte, sağlık kuruluşu, bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin binde üçü oranında idarî para cezası ile cezalandırılır. Bu kapsamda yetkisiz sağlık hizmeti sunulduğunun tespiti halinde ilgili birimin  faaliyeti bir ay süreyle  durdurulur, ayrıca Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulur; 2. tespitte, sağlık kuruluşu, bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin binde altısı oranında oranında idarî para cezası ile cezalandırılır. Bu kapsamda yetkisiz sağlık hizmeti sunulduğunun tespiti halinde sağlık kuruluşunun  faaliyeti bir ay süreyle  durdurulur, ayrıca Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulur." kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Doktrinde genel kabul gören tanıma göre tekerrür; bir ceza yaptırımına uğradıktan sonra yeniden suç işleyen kimsenin durumudur ve bu durumdaki kimselere "mükerrir" denilmektedir. Hukuka aykırı bir eylemin tekerrürü halinde verilecek cezanın artırılması, daha önce verilen cezanın ıslah edici olmadığı ve failin suç işleme konusundaki ısrarının daha ağır bir cezayı gerektirdiği düşüncesinden doğmaktadır. Bu kapsamda, faile tekerrür nedeniyle daha ağır bir ceza verilebilmesi, bir başka deyişle failin ıslah olmadığının ve suç işleme konusundaki ısrarının ortaya konulabilmesi için failin hukuka aykırı bir eylemi birden çok kere gerçekleştirmiş olması tek başına yeterli olmayıp tekerrüre esas alınan eylemi nedeniyle daha önce cezalandırılmış olmasına rağmen bu tarihten sonra tekrar aynı eylemde bulunmuş olması gerekmektedir.
Bununla birlikte, belirli bir kesinlik içinde yasada hangi eyleme hangi hukuksal yaptırımın bağlandığının bireyler tarafından bilinmesi ve eylemlerin sonuçlarının öngörülebilmesi gerektiğinden, hukuka aykırı bir eylemde bulunduğu tarih itibarıyla hakkında daha önce verilen bir ceza bulunmayan kişinin tekerrür hükümleri uygulanarak cezasının artırılması hukuk devleti ilkesine uygun düşmemektedir. Suçu işlediği tarihte henüz mükerrir olarak kabulü mümkün olmayan kişiye tekerrür hükümlerinin uygulanması, suç ve cezaların yasallığı ilkesine de aykırılık oluşturacaktır.
Bu bakımdan, tekerrür hükmüne esas alınacak sonraki eylemin her halde ilk eylem için tesis edilen işlemin ilgilisine tebliğinden sonraki bir tarihte gerçekleşmiş olması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta; İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı kararıyla, 346,06 TL idari para cezası verilmesine, muayenehanenin 1 ay süre ile faaliyetin durdurulmasına ve Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması yolundaki ilk kararın 20/01/2020 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, ancak bakılan davaya konu işlemlere esas alınan tespitin ise 23/10/2019 tarihinde yapıldığı, dolayısıyla ilk işleme yönelik tebligat yapılmadan önce tekerrüre esas alınan denetimin gerçekleştirildiği ve bu denetim sonucu işlem tesis edildiği görülmektedir.
Dava konusu olay ve mevzuatta öngörülen düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; tekerürre ilişkin hükümlerin uygulanabilmesi için, mevzuata aykırılığın tespitine yönelik ilk işlem davacı tarafa tebliğ edildikten sonra, yeniden yapılan denetimde de aynı mevzuata aykırılıkların tespiti halinde yine düzenlemede öngörülen tekerrüre ilişkin idari yaptırım kararının uygulanması gerekirken, tekerrür durumu oluşmaksızın tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bu durumda davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Davanın reddine ilişkin... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 04/02/2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.