Usulsüz tebligat nedeniyle temyizin süresinde kabul edilmesi sonrası nitelikli tehdit suçunda zamanaşımı gerekçesiyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi.
Özet: Sanığa nitelikli tehdit suçundan verilen mahkumiyet hükmünün usulsüz tebligat nedeniyle temyiz süresinin baştan değerlendirilmesinin ardından, isnat edilen suç için Türk Ceza Kanununda öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, zamanaşımını kesen son işlem olan 05.03.2014 tarihli mahkumiyet kararının üzerinden geçtiği tespit edilmiştir. Bu sebeple, hükmün bozulmasına ve yeniden yargılamaya gerek kalmadan sanık aleyhindeki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle oy birliğiyle düşmesine karar verilmiştir.
6. Ceza Dairesi         2025/1982 E.  ,  2026/4436 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/384 E., 2014/118 K.
SUÇ : Nitelikli tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme
Sanığın yokluğunda verilen 05.03.2014 tarihli karar, sanığın "... Mahallesi....Sokak No: 17 Kat : 3 Merkez/ Ordu" adresine gönderilerek muhtara tebliğ edilmiş ise de, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinde yer alan “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” şeklindeki düzenleme karşısında gerekçeli kararın öncelikle sanığın savunmasının alındığı duruşmada mahkemesine bildirmiş olduğu adresi olan ".... Mahallesi .... nolu sokak No:.... Kat : 3 .../ Ordu" adresine tebliğe çıkartılması gerekirken, gerekçeli kararın sanığın bilinen son adresine tebliğ edilmeksizin başka bir adresine tebliğe çıkartılması nedeni ile yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla, bu nedenle sanığın 19.04.2024 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın yargılama konusu nitelikli tehdit eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu' nun (5237 sayılı Kanun) 106/2-c maddeleri uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmış, 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 05.03.2014 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Açıklanan nedenle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321/1 maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8 maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,20.05.2026 tarihinde karar verildi.