Kamu görevlisi ilişkisiyle nitelikli dolandırıcılık suçunda sanıkların beraati onanırken, diğer sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmadığı için mahkumiyet bozulmuştur.
Özet: Kamu görevlileriyle ilişkisi olduğu vaadiyle iş görme iddiasıyla dolandırıcılık suçundan yapılan temyiz incelemesinde; bazı sanıkların atılı suçu işlemediklerinin sabit olması nedeniyle haklarındaki beraat hükümleri onanırken, bir sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyeti suçun sübutu ve nitelendirmesi açısından isabetli bulunmuştur; ancak, bu sanığın mağdurdan birden çok kez para alarak aynı suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünü değişik zamanlarda ihlal etmesi karşısında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması yasaya aykırı bulunarak hükmün bozulmasına karar verilmiş, tekerrürle ilgili husus ise infaz aşamasında değerlendirilmek üzere belirtilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/30247 E.  ,  2026/6093 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/20 E., 2015/364 K.
SUÇ : Kamu görevlileri ile ilişkisi olduğundan bahisle bir işin gördürüleceği vaadiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında kurulan kurulan hüküm yönünden;
Sanığın tekerrüre esas alınan Milas 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 2005/10042 Esas, 2006/1200 Karar sayılı ilamına konu 765 sayılı TCK’nın 503/1 maddesindeki dolandırıcılık suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla, bu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
5237 sayılı Kanun'un 158. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için, failin, ismen söylemese bile kimden söz edildiğini karşı tarafın anlayacağı şekilde makamı, rütbesi, unvanı ve lakabını beyan etmesinin yanı sıra lakabını söylediği kamu görevlilerini tanıdığını, hatırının sayıldığını ve işini yaptırabileceğini belirterek mağduru kandırması gerektiği; somut olayda da, katılan ... ile sanık ...'nun 2012 yılı ağustos ayında Kuşadasında tanıştıkları, sanığın kendisini ... Belediye başkan vekili ve eski ... Partisi Milletvekili ................ oğlu olarak tanıttığı ... Belediye'sinin evleneceklere yardım ettiğini söylediği daha sonra vergi parasını kendisinin ödediğini belirtip katılandan para aldığı, dikkate alındığında 5271 sayılı CMK’nin 217. maddesi uyarınca duruşmadan ve dosyadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip, atılı suçun sübutu ve nitelemesi yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık ... ve katılan vekilinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Sanığın muhtelif konuşmalarla vadettiği eşyaların alınabilmesi için birden çok kere katılandan para istediği ; 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ettiği göz ardı edilerek zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin ve sanık ...'nun temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 04.06.2026 tarihinde karar verildi.