Uygulama kadastrosu sırasında yapılan hatalı tespit sonucu yola cephesi ortadan kalkan taşınmazın tapu tescilinin düzeltilmesi istemiyle açılan temyiz davası.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının taşınmazının uygulama kadastrosu çalışmaları sırasında yol bağlantısının kesildiği ve tapu kayıtlarında hatalı düzenlemeler yapıldığı iddiasıyla açtığı tapu iptal ve tescil davasında, ilk derece mahkemesinin bilirkişi raporuna dayanarak davacı parselinin kamu yoluna cephesinin hatalı uygulama sonucu kaldırıldığını ve kullanımının kısıtlandığını tespit ederek davanın kabulüne, taşınmazların yeniden tesciline karar vermesi, davalıların bu karara karşı istinaf başvurusunun bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmesi ve davalıların kararı temyiz etmesi sürecini anlatmaktadır.
8. Hukuk Dairesi         2025/5361 E.  ,  2026/3667 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1209 E., 2025/1059 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Anamur 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/83 E., 2024/266 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Mersin ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 1538 parsel sayılı 2.720,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 2 22... parsel numarasıyla ve 2.742,54 m² yüzölçümlü olarak; tapuda davalılar adına kayıtlı bulunan eski 15 39... parsel sayılı sırasıyla 2.920. 00... ,00 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, yeni 2 22... ve 71 parsel numarasıyla ve sırasıyla 3.154. 09... ,10 m² yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın yüzölçümünün uygulama kadastrosu sırasında küçüldüğünü belirterek, uygulama kadastrosundaki hatanın düzeltilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ..., ... ve ... cevap dilekçesinde; kullanımın yıllardır aynı olduğunu, sınırların değişmediğini, iddiaların mesnetsiz olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 22.11.2023 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacıya ait taşınmaz ile davalılara ait 2 22... parselin ortak sınırında taşların üst üste konması şeklinde oluştuğu, basit kuru taş duvar olduğu, yenileme ekibinin bu taş duvarı ortak sınır olarak aldığı ve tarafların bu sınır konusunda bir sorunlarının olmadığının anlaşıldığı, 1973 yılında tanzim edilen kadastro paftasında yol olarak gözüken ve krokide (C) ile kırmızı taralı olarak gösterilen kısmın davalılara ait 2 22... parsele katıldığı ve davacının parselinin yol ile bağlantısının kesildiği, davacıya ait parselin öncesi tesis kadastrosunda parsel numarası olan 1538 parsel sayılı taşınmazın kadastro paftasında mevcut kamunun eline geçmiş bir yola bağlantısı olmasına rağmen, yenileme çalışmalarında yapılan yanlış uygulama nedeni ile parselin yol ile bağlantısı/cephesinin ortadan kalktığının anlaşıldığı, yenileme ekibince davalılara ait parseller arasında gösterilen yol krokide (B) harfi ile sarı taralı olarak gösterilmiş olup davacıya ait taşınmazın bu hali ile yola cephesinin kalmadığının anlaşıldığı, bu hali ile uygulama kadastrosu ile davacı taşınmazın kamuya ait yola cephesi kalmadığının anlaşıldığı, her ne kadar uygulama kadastrosunda davacı taşınmazında bir eksilme olmamışsa da yola cephesinin kaldırılmasının ve davacı taşınmazının bu hali ile kullanımının kısıtlanmasının davacı taşınmazına tecavüz niteliğinde olduğu kanaatine varıldığı" gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 2 22... parsel sayılı taşınmazdan 22.11.2023 havale tarihli raporda krokide (A) harfi ile gösterilen 90,57 m²lik kısmın ve (C) harfi ile gösterilen 87,07 m²lik kısmın iptali ile taşınmazın 2.976,45 m² olacak şekilde tapuya tesciline, (B) ile sarı taralı olarak gösterilen ve yol olarak bırakılan 76,47 m²lik kısmın iptal edilmesine, (B) ile gösterilen 76,47 m²lik kısım ve (A) harfi ile gösterilen 2 22... parselden iptal edilen 90,57 m²lik kısmın 2 22... parsele katılması suretiyle 2 22... parsel sayılı taşınmazın 626,14 m² olacak şekilde tapuya tesciline, (C) ile kırmızı taralı olarak gösterilen 2 22... parselden iptal edilen 87,07 m²lik kısmın yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar ..., ... ve davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda vicdani kanaatin oluştuğu, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, kararın dayandığı deliller ile kanuni sebepler ve gerekçe içeriğine göre, davanın esası ile ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... temyiz dilekçesinde; usul ve kanuna aykırı karar olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... temyiz dilekçesinde; usul ve kanuna aykırı karar olduğunu, ek raporun, dosyadaki diğer belgelere ilişkin tebligatların, duruşma günlerini bildirir tebligatların tebliğ edilmediğini, davacı taraf ait taşınmazda eksilmenin değil artışın olduğunu, hava fotoğraflarıyla zıt karar verildiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; usul ve kanuna aykırı karar olduğunu, hava fotoğraflarıyla zıt karar verildiğini, uygulamanın doğru olduğunu, tesisin yanlış olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ..., ... ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.