11. Ceza Dairesi, kamu kurumlarının kullanıldığı dolandırıcılık suçunda, uzlaşma sonrası kalkmış önceki hükümlere dayalı tekerrür uygulamasını düzeltti.
Özet: Temyiz incelemesinde, sanık hakkında 5809 sayılı yasaya aykırılıktan verilen adli para cezası hükmünün kesin nitelikte olduğu gerekçesiyle bu yöndeki temyiz talebi reddedilirken, kamu kurum ve kuruluşlarını araç olarak kullanma suretiyle dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmü, sanığın farklı zamanlarda birden fazla mağduru dolandırmasına rağmen tek suçtan ceza tayin edilmesinin eksik olduğu belirtilmesine rağmen aleyhe temyiz olmaması nedeniyle bozma sebebi yapılmamış, ancak, sanık hakkında uygulanan tekerrür hükümlerinin, esas alınan önceki mahkûmiyetlerin uzlaştırma hükümleri neticesinde ortadan kalkması nedeniyle yasal dayanağının kalmadığı tespit edilerek, tekerrüre ilişkin kısmın hükümden çıkarılması suretiyle düzeltilerek onanmıştır.
11. Ceza Dairesi         2021/37705 E.  ,  2026/6061 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/89 E., 2021/95 K.
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının vb. tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, 5809 sy yasaya aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
A.Sanık Hakkında 5809 Sayılı Yasaya Aykırılık Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Sanığın Temyizi Yönünden;
Sanık hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca sanık hakkında doğrudan hükmedilen 820 TL adli para cezasına ilişkin hükümlerin kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin,5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 317. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B.Sanık Hakkında Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Vb. Tüzel Kişiliklerinin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanığın Temyizi Yönünden;
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın farklı zamanlarda katılan ..., ... ve TT Mobile'e yönelik ayrı ayrı hileli hareketleri ile menfaat temin ettiğinin anlaşılması karşısında; mağdur sayısınca dolandırıcılık suçunun oluştuğu, buna göre sanığın ayrı ayrı üç kez cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yanılgılı değerlendirme ile tek nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulmak suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Mahkeme tarafından tekerrüre esasa alınan Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.04.2011 tarihli ve 2009/872 Esas, 2011/237 Karar sayılı ilamına konu mahkumiyetler yönünden 5237 sayılı Kanun'un 106/1. maddesinde düzenlenen tehdit suçu ile aynı kanunun 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçuna ilişkin mahkumiyet hükümleri yönünden 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesine göre uzlaştırma hükümleri neticesi yapılan uyarlama yargılaması ile Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.07.2018 tarihli ve 2009/872 esas, 2011/237 karar sayılı ek kararı ile ortadan kaldırıldığı ve tekerüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydına konu tekerrüre esas olabilecek başkaca ilamının da bulunmadığı gözetilmeksizin mükerrir kabul edilerek sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
04.06.2026 tarihinde karar verildi.