3402 sayılı Kadastro Kanunu 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunda parsel yüzölçümündeki küçük eksilmenin tecviz sınırları içinde kalması nedeniyle davanın reddi Yargıtay tarafından onandı.
Özet: Kadastro uygulaması sonucu taşınmazının yüzölçümünde küçülme olduğunu iddia eden davacının, hatanın düzeltilmesi talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi, uygulama kadastrosunun usul ve yasalara uygun yapıldığı, yüzölçümdeki cüzi eksilmenin ölçüm yöntemlerinden kaynaklandığı ve tecviz sınırlarında kaldığı gerekçeleriyle davayı reddetmiş olup, Yargıtay da bu kararın usul ve yasaya uygun olduğuna hükmederek temyiz başvurusunu esastan reddetmiş ve kararı onamıştır.

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/21 E., 2025/34 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin Kadastro MahkemesiSAYISI : 2021/238 E., 2022/87 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Mersin ili .. ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 1 36... parsel sayılı 13,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 36... parsel numarasıyla ve 12,73 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.2. Davacı MESKİ Genel Müdürlüğü vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın yüzölçümünün uygulama kadastrosu sırasında küçüldüğünü belirterek, uygulama kadastrosundaki hatanın düzeltilmesinin talep etmiştir.II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "dava konusu taşınmaza ait uygulama tutanağı, tesis kadastrosuna ait tespit tutanağı, çakıştırılmış pafta haritası, ölçü krokisi, sınırlandırma krokisi, hesap çizelgesi, yapılan keşif sırasındaki mahkeme gözlemi, mahalli bilirkişi beyanı, keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile diğer belgelerin birlikte ele alınıp değerlendirilmesi sonucu; dava konusu taşınmaz ve komşu taşınmazlarla ilgili 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca uygulama çalışmalarında sınırlandırmasının ve ölçüsünün doğru yapıldığı, yapılan kadastro çalışmasının doğru olduğu" gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu taşınmazın uygulama tespiti gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.III. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı MESKİ Genel Müdürlüğü vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "İlk Derece Mahkemesince getirtilen belgeler ve sonrasında yapılan keşif ve uygulama sonucunda alınan usul ve esasa uygun hüküm vermeye elverişli bilirkişi heyet raporu ile taşınmazlar arasındaki 22/2-a uygulama paftasındaki ve fiilen keşif tarihindeki sınırın dava konusu taşınmaza ait 1987 tarihli hava fotoğrafları ile tesis kadastrosuna en yakın 1990 tarihli hava fotoğrafında belirlenen sınır ile uyumlu olduğunun belirlendiği, tesis kadastrosuna ait belgelerde herhangi bir tersimat ve hesap hatasının belirlenmediği, dava konusu taşınmazın yüzölçümünde meydana gelen 0,27 metrekarelik eksilmenin ilk tesis kadastrosundaki ölçü ve hesap yönteminden kaynakladığı ve bunun da tecviz sınırlarında kaldığı tespit edildiği, yenileme kadastrosunda bir yanlışlık olmadığı" gerekçesiyle davacı MESKİ Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.IV. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı MESKİ Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı MESKİ Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.V. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.