Danıştayın arazi toplulaştırma işleminde, davacıya tahsis edilen parselin önceki araziye eşdeğer olup olmadığının verimlilik ve kullanılabilirlik kriterleriyle incelenmesi.
Özet: Şanlıurfada yapılan arazi toplulaştırma işlemine karşı açılan davada, davacı kendisine tahsis edilen yeni parselin verimlilik, konum ve şekil açısından önceki parseline eşdeğer olmadığını, sürülemez ve eğimli bir nitelikte verildiğini, bu durumun eşdeğerlik ilkesine ve Danıştayın yer tahsisine ilişkin içtihatlarına aykırı olduğunu iddia ederek işlemin iptalini talep etmiş; ilk derece ve istinaf mahkemeleri toplulaştırma işleminin hukuka uygun ve eşdeğer olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiş olsa da, temyiz incelemesi yapan tetkik hakimi davacının temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiği yönünde düşüncesini belirtmiştir.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2025/4648 E.  ,  2026/180 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/4648
Karar No : 2026/180
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) :... Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ..., Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Şanlıurfa ili, Viranşehir ilçesi, ... ... mahallesinde .../... nolu (yeni .../...) parseli de kapsayan alanda yapılan toplulaştırma işleminin anılan parsele ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyadaki bilgi ve belgelerle taşınmaz mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen ve hükme esas alınabilecek nitelikte görülen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, toplulaştırma işlemi sonucunda davacıya verilen taşınmaz ile önceki taşınmazın bulundukları konum ve verimlilik esaslarına göre eşdeğer oldukları, toplulaştırma işleminden önceki taşınmazın bulunduğu yerden ve büyük ölçüde bu esasa göre uygun işlem tesis edildiği, toplulaştırma işlemi ile davacının taşınmazından yapılan kesintide katılım payı oranlarına uyulduğu anlaşıldığından, toplulaştırma işleminin davacıya ait parsele ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Toplulaştırma öncesi tamamı sürülebilir verimli tarım arazisiyken toplulaştırma sonrası şekli bozukluklar meydana getirilip diğer parsellere ileride imar alabileceği düşünülerek diğer hak sahiplerine şehrin hududuna doğru pay verilirken kendisine şekli bozukluğu nedeniyle bir kısmının sürülemez eğimli dolayısıyla ekilemez ve sürülemez bir alan verildiği, eşdeğerlilik ilkesine aykırı bir işlem tesis edildiği, şeklen bozuk bir parselin verilmiş olmasının hakkaniyete aykırı olduğu, Danıştay’ın toplulaştırma neticesinde maliklere eski arazilerine eşdeğer arazi verilmesini yeterli görmeyip aksi yöndeki teknik gerekçeleri ortaya konulmadığı sürece eski arazilerinin bulunduğu alanda tahsis yapılmasını zorunluluk olarak kabul ettiği, dava konusu işlemin sebep, konu ve amaç olmak üzere üç unsur yönünden de hukuka aykırı olduğu, usul ve hukuka aykırı işlem gerçekleştirildiğinden dava konusu parselin bulunduğu alanda yapılan toplulaştırma işleminde hukuka uyarlık bulunmadığından kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ:...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini ... sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır.
07/02/2019 tarih ve 30679 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Uygulama Yönetmeliği'nin ''Parsellerin yeniden düzenlenmesi'' başlıklı 16. maddesinde,"(1) Proje idaresi tarafından proje alanının yeniden düzenlenmesi aşağıda belirtilen hususlara uygun olarak yapılır veya yaptırılır.
a) Maliklerin istekleri de dikkate alınarak parsel değer sayılarından azami yüzde on ortak tesislere katılım payı düşüldükten sonra kalan miktarın toplamına eşit değerdeki alan, mümkünse tek parsel olarak tercih sırasına göre verilmeye çalışılır.
b) Uygulamaya tabi parseller üzerinde zemine bağlı hakların varlığı halinde söz konusu parseller, hak lehtarlarının görüşü doğrultusunda parselasyon işlemine tabi tutulur.(....) düzenlemesine yer verilmiştir.
Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin, "Talimat Hazırlanması" başlıklı 71. maddesinde, Genel Müdürlüğün bu Yönetmeliğin uygulamasını sağlamak, kolaylaştırmak, tamamlamak ya da açıklamak maksadıyla talimat çıkarmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir.
Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı"nın "Yeni Parsel Planlarının Hazırlanması" başlıklı 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi,...parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi,...., düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarına dikkat edilmesi gerektiği kurallarına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, toplulaştırma öncesi dava konusu... nolu parselin alanı 170.363,00 m² olup davacının bu taşınmazdaki hissesinin 22.313,00 m² olduğu, toplulaştırmaya tabi olan ve davacının müşterek hissesinin olduğu...nolu parselin toplam alanı 73.159,53 m² olup davacının buradaki hissesinin 9.581,94 m² olduğu, dava konusu taşınmazın toplulaştırma sonrası ... nolu parsel olarak tahsis edilip tapuya tescil edildiği, davacı tarafından davalı idareye verilen 13/01/2022 tarihli dilekçe ile toplulaştırma işleminin kendisine ilişkin kısmına itiraz edildiği, itirazın ... tarih ve ... sayılı işlemle reddedilmesi üzerine açılan davada arazi toplulaştırması işleminin dava konusu parsel yönünden toplulaştırma amaç ve ilkeleri ile hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, Mahkemesince davanın reddine ilişkin karara yönelik istinaf isteminin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dosyada, toplulaştırma öncesi davacının dava konusu eski ... ada ...parsel ile dava dışı ... ada ... parselde müşterek malik olduğu, toplulaştırma işlemi sonrasında tahsis edilen ... ada ...parselin müstakil olarak davacıya verildiği, davacıya verilen ... ada ... parselin tamamının eski hissesinin olduğu ... ada ... nolu parselin bulunduğu bölgeden verildiği, buna göre Teknik Talimatta yer verilen "maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması" ilkesine uygun hareket edilmiş ise de; davacının "toplulaştırma öncesi arazinin tamamının sürülebilir verimli olduğu, kendisine şekli bozukluk nedeniyle bir kısmının sürülemez nitelikte ekilemez ve sürülemez alanların verildiği, şeklen bozuk bir parselin verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğu" iddiaları kapsamında Teknik Talimatta belirtilen "parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının ... -... arasında bulunmasına dikkat edilmesi" hususunun dikkate alınıp alınmadığı, davacıya tahsis edilen parsel şeklinin değerlendirmeye alınarak tarım araçlarının araziye girişi ve kullanımına elverişli olup olmadığı, Kuzey Güney yönlü parselasyon yapılarak daha düzgün şekilli parsel üretebilme imkanının olup olmadığı, Kuzey Güney yönlü parselasyon yapılmasına engel teşkil edecek teknik bir zorunluluk bulunup bulunmadığı gibi hususların gerekirse bilirkişi ek raporu alınarak ortaya konulmak suretiyle incelenmesi ve yapılan inceleme sonucunda karar verilmesi gerektiğinden temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 19/01/2026 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.