Boşanma davasında kadın yararına hükmedilen maddi ve manevi tazminat ile iştirak nafakasının miktarı ve yoksulluk nafakasının ödeme şekli hususlarında Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına dair Yargıtay kararı.
Özet: Yüksek mahkeme, boşanma davasında bölge adliye mahkemesinin kararını, davacı kadın lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat ile ortak çocuk için belirlenen iştirak nafakasının miktarlarını yetersiz bularak ve kadının yoksulluk nafakasının toptan yerine irat şeklinde ödenmesi gerektiğine hükmederek kısmen bozmuş; tarafların diğer temyiz itirazlarını ise reddederek hükmün bozma kapsamı dışındaki kısımlarını onamıştır.

MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/871 E., 2025/1463 K.DAVA TÜRÜ: BoşanmaİLK DERECE MAHKEMESİ: Ünye Aile MahkemesiSAYISI : 2023/668 E., 2025/175 K.Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen nafaka ve tazminatların miktarı, kadın lehine yoksulluk nafakasına toptan hükmedilmesi, irat şeklinde verilmemesi ve miktarı yönünden; davalı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, erkeğin usulüne uygun olarak açılan bir karşı dava bulunmadığından karşı dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin verilen karar, kadın lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat, nafaka ve velayet düzenlemesi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın yararına hükmolunan maddî ve manevî tazminat miktarı azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3.Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre ortak çocuğun ihtiyaçlarına nazaran hükmedilen iştirak nafakası azdır. Mahkemece, 4721 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı görülmüş ve bozmayı gerektirmiştir.4.Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. 4721 sayılı Kanun'un 176 ncı maddesinin birinci fıkrasına göre, yoksulluk nafakasının toptan ve durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir. Yoksulluk nafakasının toptan ya da irat biçiminde ödenebilmesine karar verilebilmesi için, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile ödeme gücü ve isteklerinin göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır. Toplanan delillerden, boşanmaya sebep olan olaylarda kadının daha ağır kusurlu olmadığı ve boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiş ise de; tarafların ekonomik ve sosyal durumları, ortak çocuklarının olması, ortak çocuğun velayeti nedeniyle çocuğun bakımı ile ilgilenecek olan kadının düzenli ve sürekli bir işte çalışamayacağı dikkate alındığında kadın lehine 4721 sayılı Kanun'un 175 nci maddesi uyarınca "irat" şeklinde yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerekirken, somut olaya uygun düşmeyecek şekilde bir defaya mahsus olmak üzere "toptan" yoksulluk nafakasına hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.KARARAçıklanan sebeplerle;1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının maddî ve manevî tazminat ile iştirak nafakası miktarları ve yoksulluk nafakasının ödeme şekli yönünden kadın yararına BOZULMASINA, bozma sebebine göre yoksulluk nafakasının miktarına yönelik taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,2.Her iki taraf vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ...'ye iadesine,Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden...e yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna,Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.