Yargıtayın kamu kurum ve kuruluşları aleyhine nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması, beraat, zamanaşımı ve ölüm nedeniyle düşme kararlarının incelenmesi.
Özet: Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlamalarıyla ilgili davada, temyiz edilemez nitelikteki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları incelenmeksizin iade edilmiş, sanıkların yüklenen suçu işlediğine dair kesin delil bulunmadığı gerekçesiyle verilen nitelikli dolandırıcılık beraat kararları onanmıştır; bazı sanıklar hakkındaki resmi belgede sahtecilik kamu davaları, suç tarihi ile temyiz inceleme tarihi arasında olağanüstü zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle düşürülmüş, bir sanık hakkındaki dava ise ölüm nedeniyle düşürülmüştür; aynı eylem nedeniyle başka bir mahkemede davanın devam ettiği gerekçesiyle verilen davanın reddi kararı ise, suç tarihlerindeki çelişkiler ışığında yeniden değerlendirilmek üzere ele alınmıştır.
11. Ceza Dairesi         2021/28291 E.  ,  2026/6052 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/223 E., 2015/462 K.
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, beraat, davanın reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme, Onama - Bozma
A.Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararları Yönünden
Sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi gereği verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2009/13-12 sayılı Kararı ile aynı Kanun'un 231/12. maddesi gereği itirazı kabil olup temyizinin mümkün bulunmadığı, kanun yolu incelemesinin itiraz mercisince yapılması gerektiği, nitekim, sanık ... hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına SGK vekilinin itirazının itiraz merciince reddedildiği anlaşılmakla, dava dosyasının Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan yukarıda belirlenen durum dışında kalan diğer hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Farklı duruşmalarda farklı Cumhuriyet savcıları tarafından farklı esas hakkında mütalaalarda bulunulduğu, Mahkemece son celsedeki esas hakkındaki mütalaaya uygun olarak karar verildiği anlaşıldığından, gerekçeli kararda son celsedeki esas hakkındaki mütalaa değil daha önceki bir esas hakkındaki mütalaanın yer alması yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
B.Sanıklar ........... ve ... hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Verilen Beraat Hükümleri Yönünden
Sanıkların sahte reçete düzenlemek sureti ile SGK'nu zarara uğrattığı iddia edilen olayda, karar başlığında suç vasfının "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık" şeklinde yazılması gerekirken "kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" şeklinde yazılması, yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan SGK vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C.Sanıklar ...... ve ... hakkındaki Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan, Sanık ... Hakkındaki Nitelikli Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçları Yönünden
Sanıklar ..... ve ... 'ye yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun 5237 sayılı TCK'nın 204/1. maddesindeki cezasının türü ve üst haddine göre, aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu, sanık ...'in UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden temin edilen nüfus kaydına göre hükümden önce 18.10.2013 tarihinde öldüğü anlaşılmakla ve bu itibarla katılan SGK vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca ayrı ayrı BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar ......... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davalarının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle, sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından açılan kamu davalarının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca ölüm nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
D.Sanıklar .... ve ......... hakkındaki Nitelikli Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçları Yönünden
Bu sanıklar hakkında her iki suç bakımından aynı eylem nedeniyle Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/321 Esas sayılı dosyası üzerinden davanın devam ettiği gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'un 223/7 maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmiş ise de;
Dairemizce Uyap üzerinden yapılan incelemede , bahse konu dava dosyasına ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2015/3707 Esas sayılı bozma ilamında; reçete tarihlerinin 2006 yılı olduğu belirtilerek suç tarihi belirlemesinin istendiği, temyiz incelemesine konu dosyada ise iddianamede suç tarihinin "24.01.2008 - 22.04.2008 tarihleri arası" şeklinde belirtildiği, dosyadaki ekspertiz raporlarında incelenen reçetelerin tarihlerinin iddianamede belirtilen bu tarih aralığı içinde kaldığı, Mahkemenin gerekçeli kararında hangi reçetelerin her iki davanın da konusu olduğunun belirtilmediği anlaşıldığından; Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/321 Esas sayılı dosyası celbedilerek o dosya ve temyiz incelemesine konu dosya konusu reçeteler arasında her iki dosyaya da konu olan reçete bulunup bulunmadığı, var ise hangi reçete olduğu somut olarak belirlenerek, mükerrer dava olmadığının anlaşılması halinde eylemlerine TCK'nın 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı da hüküm yerinde tartışılmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan SGK vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye kısmen uygun, kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
04.06.2026 tarihinde karar verildi.