Yargıtay, silahlı terör örgütü üyeliği mahkûmiyetinde AİHS ve Anayasaya aykırı tanık dinleme ile eksik araştırma sebebiyle hükmü bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet kararının istinafça onanmasının ardından yapılan temyiz başvurusunda, Yargıtay; sanığın temel haklarını ihlal edecek şekilde, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici tanıkların doğrudan ve aleni duruşmada sanığın huzurunda dinlenmeden yalnızca ifadelerinin okunmasıyla yetinilmesi ve sanığın operasyonel eylemler sonrası örgütsel faaliyetlerinin olup olmadığına dair UYAP örgütlü suçlar bilgi havuzunda yeterli araştırma yapılmadan eksik incelemeyle hüküm kurulması nedenleriyle mahkûmiyet hükmünü bozmuştur.
3. Ceza Dairesi         2023/16247 E.  ,  2026/7993 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/306 E., 2022/350 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/402 E., 2019/389 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Sanık müdafii tarafından yasal temyiz süresi içerisinde, usulüne uygun şekilde temyiz başvurusunda bulunulduğu ve sanık tarafından verilen 02.04.2026 tarihli temyiz dilekçesinin ek temyiz dilekçesi niteliğinde olduğu değerlendirilmiştir.
Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A. Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanıklar ..., ... ve ...'in doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180. maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek hüküm verilmesi,
B. Sanık ile ilgili UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak silahlı terör örgütü .../PDY'nin kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra örgütsel herhangi bir faaliyetinin olup olmadığının tespit edilebilmesi açısından, sanık hakkında herhangi bir şüpheli beyanı bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa aşama beyanları dosyaya getirtilip tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.