Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, Tekirdağda mera niteliğindeki arazilerin 6831 sayılı Kanun 9. maddesi uyarınca orman olarak gösterilmesine karşı açılan fenni hata düzeltme davasının reddine ilişkin karar.
Özet: Tekirdağda kadimden beri mera vasfındaki taşınmazların 6831 sayılı Orman Kanununun 4999 sayılı Kanun ile değişik 9. maddesi uyarınca yapılan fenni hataların düzeltilmesi çalışmalarıyla orman olarak tespit edilmesi üzerine açılan davada, davacılar hayvancılıkla geçimlerini sağlayan vatandaşların mağduriyet yaşadığını belirterek düzeltme kararının kaldırılmasını talep etmiş; ilk derece mahkemesi düzeltme çalışmalarının kanunlara uygun olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi ise fenni hataların düzeltilmesi sonucunda belirlenen orman sınırlarının, kesinleşmiş önceki orman kadastrosu sınırlarıyla aynı olduğunu tespit ederek davacıların istinaf başvurularını reddetmiş, ancak bazı davalıların pasif husumet yokluğu nedeniyle dava dışı kalmasına karar vermiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2364 E., 2025/829 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Saray(Tekirdağ) Kadastro MahkemesiSAYISI : 2021/8 E., 2023/43 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ... vekili, ... ve arkadaşları vekili, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Tekirdağ ili ... ilçesi ... Mahallesinde ilk tesis kadastrosu 1970 yılında yapılmış olup, eski 2236 parsel (yeni 9 02... parsel) ve eski 2254 parsel (yeni 9 02... parsel) sayılı taşınmazlar ... Köyü Tüzel Kişiliği adına mera vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline kaydedilmiştir. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede, 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre orman kadastrosu ve aynı Kanun'un 3302 sayılı Kanun'la değişik 2/B maddesi uygulaması yapılmış ve 13.04.1999 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir. Aynı yörede 6831 sayılı Kanun'un 4999 sayılı Kanun ile değişik 9. maddesi kapsamında yüzölçümü ve fenni hataların düzeltilmesi çalışması yapılarak 30.07.2021 tarihinde ilan edilmiş, bu çalışma eldeki dava nedeniyle kesinleşmemiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Tekirdağ ili ... ilçesi ... Mahallesinde 6831 sayılı Kanun'un 4999 sayılı Kanun ile Değişik 9. maddesi uyarınca yapılan fenni hataların düzeltilmesi çalışmalarında kamu orta malı vasfındaki 9 02... ve 101 parseller ile tescil harici olan Demirhan Devlet ormanı içinde 434.634,58 metrekarelik alanın, ... Devlet ormanı içinde 48.074,52 metrekarelik alan ve 44.238,04 metrekarelik alanın orman sınırları içerisinde gösterildiğini, taşınmazların kadimden beri mera olduğunu, pek çok hanenin geçimini hayvancılık üzerinden sağladığını, bu nedenle hayvanların otlayabileceği geniş alanlara ihtiyaç duyulduğunu, bu nedenle yapılan çalışma ile mera niteliğindeki dava konusu taşınmazların ve devletin hüküm ve tasarrufu altındaki dava konusu taşınmazların orman olarak gösterilmesinin mağduriyete yol açacağını belirterek, yapılan düzeltme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 3. Birleşen dosya davacıları ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; 9 02... ve 101 parsel sayılı taşınmazların 59 numaralı Orman Kadastro Başmühendisliğinin 30.07.2021 tarihli Kadastro tutanaklarına göre bir kısmının orman olarak tespit gördüğünü, taşınmazın mera niteliğinde olduğunu, hayvancılıkla geçimini sağlayan vatandaşların bu merada hayvanlarını otlattığını ve üreticiler için mera kullanımının maliyetleri düşürdüğünü belirterek bu nedenle orman olarak yapılan tespitinin iptali ile taşınmazın mera olarak tescil ve devamına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalılar, davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının talebinin 6831 sayılı Kanunun 4999 sayılı Kanunla değişik 9. maddesine göre yapılan fenni hataların düzeltilmesine ilişkin olduğu, keşif sonucu alınan teknik bilirkişi raporlarından; dava konusu ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan dava konusu taşınmaz kısımları yönünden 4999 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca yapılan fenni hataların düzeltilmesine ilişkin çalışmaların kanun ve yönetmeliklere uygun olarak yapıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar ... vekili, ... ve arkadaşları vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6831 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 4999 sayılı Kanun ile değişik hükmü gereğince yapılan fenni hataların düzeltilmesi çalışması ile belirlenen orman sınırları ile 13.04.1999 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu sınırlarının bire bir aynı olduğu ve bir fark bulunmadığının belirlendiği gerekçesiyle davacılar ... vekili ve ... ve arkadaşları vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine, 4999 sayılı Kanuna göre açılacak davalarda ... ile Hazinenin taraf sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına davanın esas hakkında yeniden hüküm kurulması suretiyle davacının davalı ... ile Hazineye karşı açtığı davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davacının dava konusu Tekirdağ ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 9 02... , 101 parselde kayıtlı taşınmazların (A) harfiyle gösterilen kısımları ve ... Devlet ormanı 1 kısmı, ... Devlet ormanı 2 ve 3 kısmı yönünden 59 numaralı Orman Kadastro Başmühendisliği tarafından 4999 sayılı Kanunla değişik 6831 sayılı Kanunun 9. maddesine istinaden yapılan fenni hataların düzeltilmesi çalışmasının iptaline ilişkin açtığı davanın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1.Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece kök raporda itiraz ettikleri hususlara değinilmediğini, diğer taşınmazlar yönünden hiç bir inceleme yapılmadığını, keşif esnasında açıkça görüldüğü üzere taşınmazların orman özelliği bulunmadığını, 4999 sayılı Kanun çalışmasında orman vasfı bulunmayan yerlerin orman olarak belirlenmesinin hukuka ve mevzuata aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazların belediyeye iadesine karar verilmesi gerektiğini, 4785 sayılı Kanun yürürlüğe girdiği tarihte var olan bütün ormanların devletleştirildiğini, akabinde çıkarılan 5658 sayılı Kanunla Devletleştirilen ormanların bir bölümünün istek halinde iade edileceği hüküm altına alındığını, dava konusu parsellerin 4785 sayılı ve 5658 sayılı Kanuna kapsamında belediyeye iade edilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazların kadastro çalışmalarının 1972 yılında kesinleştiğini, bu nedenle taşınmazların iadesi gerektiğini, yapılan çalışmanın 4342 sayılı Mera Kanunu hükümlerine aykırı olduğunu, orman örtüsü bulunmayan toprağın orman sınırlarına alınmasının hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2.Davacılar ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme ile hazırlanan bilirkişi raporlarına göre hüküm kurulduğunu, tanık beyanlarına bakılması gerekirken, net olmayan hava fotoğraflarına bakılarak karar verildiğini, bilirkişi raporunun net ve anlaşılabilir nitelikte olmadığını, raporun hakimin ve tarafların anlayacağı şekilde sadeleştirilmesi gerektiğini, hava fotoğraflarının kendilerince değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle eksik ve gerekçesiz bilirkişi raporuna göre verilen kararın hatalı olduğunu, bilirkişilerce dava konusu taşınmazların 2/B kapsamında orman vasfını yitirip yitirmediği hususunda değerlendirme yapılmadığını, dava konusu taşınmazların mera ve otlak olarak kullanılıp köylülerin hayvancılık faaliyetleri için elzem bir yer olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 3.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili idare yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmişse de lehe vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince re'sen davaya dahil edildiği gerekçesiyle vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu yönüyle bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, 6831 sayılı Kanun'un 4999 sayılı Kanun ile değişik 9. maddesine göre yapılan fenni hataları düzeltme çalışmasına itiraz istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ... vekili, ... ve arkadaşları vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenler davacılar ... ile ... ve arkadaşlarından alınmasına,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.