6831 Sayılı Orman Kanunu 9. Maddesine Göre Fenni Hataların Düzeltilmesiyle Orman Olarak Tespit Edilen Tarla Vasfındaki Taşınmazın Orman Kaydının İptali ve Tarla Olarak Tescili Talepli Dava.
Özet: Bu dava, Tekirdağdaki 902... parselin 4.257,41 m²lik kısmının 6831 sayılı Orman Kanununun 9. maddesi uyarınca yapılan fenni hataların düzeltilmesi çalışmasıyla orman olarak tespit edilmesine itiraz eden davacının, bu alanın tarla niteliğinde olduğu ve orman vasfı taşımadığı gerekçesiyle tespitin iptali veya 2/b arazisi olarak devamı talebinin, ilk derece mahkemesince ve Bölge Adliye Mahkemesince orman kadastrosu sınırları ile fenni düzeltme sonuçlarının örtüştüğü gerekçesiyle reddedilmesi üzerine, davacı vekili tarafından bilirkişi raporunun yetersizliği iddiasıyla temyiz edilen bir uyuşmazlıktır.
8. Hukuk Dairesi         2025/2498 E.  ,  2026/3648 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/2018 E., 2025/602 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Saray (Tekirdağ) Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/28 E., 2023/17 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Tekirdağ ili ... ilçesi ... Mahallesinde ilk tesis kadastrosu 1970 yılında yapılmış olup, eski 650 parsel (yeni 9 02... parsel) sayılı 14.125,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfıyla ... adına tespit ve tescil edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede, 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre orman kadastrosu ve aynı Kanun'un 3302 sayılı Kanun'la değişik 2/B maddesi uygulaması yapılmış ve 13.04.1999 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir. Aynı yörede 6831 sayılı Kanun'un 4999 sayılı Kanun ile değişik 9. maddesi kapsamında yüzölçümü ve fenni hataların düzeltilmesi çalışması yapılarak 30.07.2021 tarihinde ilan edilmiş, bu çalışma eldeki dava nedeniyle kesinleşmemiştir.
2. Davacı vekili dava dilekçesinde; Tekirdağ ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 9 02... parsel sayılı taşınmaz 14.201,60 metrekare olduğunu, kadastro çalışmasında (A) ile gösterilen kısmı olan 4.257,41 metrekarenin orman olarak tespit gördüğünü, taşınmazın tapu kaydında da incelendiği takdirde niteliğinin tarla olduğu kayıtlı olduğunu, ancak tespitte (A) kısmı 4.257,41 metrekare orman olarak tespit gördüğünü, taşınmaz tarla vasfında olup müvekkilinin onlarca yıldır bu taşınmazını kullandığını ve hayvancılık faaliyetine devam ettiğini, (A) kısmı ile gösterilen alanda ağaç ve orman vasfı bulunmadığını, yapılan tespitin hatalı olduğunu, 4.257,41 metrekarelik kısmının orman olamayacağını, davanın kabulüyle 59 numaralı Orman Kadastro Başmühendisliği'nin 30.07.2021 tarihli kadastro tutanaklarına askı süresi içinde itiraz ettiklerini belirterek, itirazlarının kabulüyle Tekirdağ ili ... ilçesi ... Mahallesi 9 02... parsel sayılı taşınmazın (A) kısmı 4.257,41 metrekarelik alanın orman olarak yapılan tespitinin iptal edilerek tarla olarak tescil ve devamına; olmadığı takdirde en azından orman vasfını yitirmiş 2/B arazisi olarak devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının talebinin 6831 sayılı Kanunun 4999 sayılı Kanunla değişik 9. maddesine göre yapılan fenni hataların düzeltilmesine ilişkin olduğu, keşif sonucu alınan teknik bilirkişi raporlarından; dava konusu ... ilçesi ... Mahallesi 9 02... parsel sayılı 14.701,60 metrekare yüzölçümlü taşınmazın (A) harfiyle gösterilen 4.257,41 metrekarelik kısmı yönünden 4999 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca yapılan fenni hataların düzeltilmesine ilişkin çalışmaların kanun yönetmeliklere uygun olarak yapıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6831 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 4999 sayılı Kanun ile değişik hükmü gereğince yapılan fenni hataların düzeltilmesi çalışması ile belirlenen orman sınırları ile 13.04.1999 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu sınırlarının bire bir aynı olduğu ve bir fark bulunmadığının belirlendiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, 4999 sayılı Kanuna göre açılacak davalarda ... ile Hazinenin taraf sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulması suretiyle davacının davalı ... ile Hazineye karşı açtığı davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davacının dava konusu Tekirdağ ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 9 02... parselde kayıtlı taşınmazın (A) harfiyle gösterilen 4.257,41 metrekarelik kısmı yönünden 59 numaralı Orman Kadastro Başmühendisliği tarafından 4999 sayılı Kanunla değişik 6831 sayılı Kanun'un 9. maddesine istinaden yapılan fenni hataların düzeltilmesi çalışmasının iptaline ilişkin açtığı davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemece verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, dosyaya sunulan 30.12.2022 tarihli bilirkişi raporunun bilimsel, denetime elverişli ve açık olmadığını, gerekçesiz ve detaysız olarak oluşturulduğunu, dava konusu taşınmazın öncesinin orman olmadığını, dava konusu taşınmaz hakkında 2/B kapsamında orman vasfını yitirip yitirmediği hususunda bir değerlendirme yapılmadığını, orman kadastro tespitinde dava konusu taşınmaz özel mülkiyette olmasına rağmen orman olarak tespiti yapılmış olup bu durumun esaslı hata teşkil ettiğini, bu nedenle herhangi bir hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi gözetilmeden tespite karşı dava yoluna gidilebileceğini, aynı zamanda ise, özel mülkiyete konu olan (davacılara ait tapusu mevcut olan) dava konusu taşınmaz hakkında, orman tespiti yapılırken yalnızca ilan yoluyla bildirim yapılmasının da kanuna aykırı olduğunu, bu durum başta 1982 Anayasası olmak üzere kanunlarımıza ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Madde 4'te yer alan mülkiyet hakkına aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 6831 sayılı Kanun'un 4999 sayılı Kanun ile değişik 9. maddesine göre yapılan fenni hataları düzeltme çalışmasına itiraz istemine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.