11. Ceza Dairesi, bilişim sistemleri dolandırıcılığında beraat kararını bozarak sanığın mahkumiyetini gerektirirken, resmi belgede sahtecilik suçunda olağanüstü zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine karar vermiştir.
Özet: Yüksek Mahkeme, yerel mahkemenin sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve bilişim sistemleri aracılığıyla dolandırıcılık suçlarından verdiği beraat kararını temyiz incelemesi sonucu, resmi belgede sahtecilik suçunda olağanüstü dava zamanaşımının dolması nedeniyle kamu davasının düşmesine hükmetmiş, bilişim sistemleri aracılığıyla dolandırıcılık suçunda ise sanığın sahte çekle menfaat temin etme eylemlerinin nitelikli dolandırıcılık oluşturduğunu tespit ederek beraat kararını hukuka aykırı bularak bozmuştur.
11. Ceza Dairesi         2021/34249 E.  ,  2026/5989 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/174 E. 2015/193 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak
kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
1. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Yapılan yargılamada sanığa yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla, Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322 nci maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
1. Bilişim Sistemlerinin Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Sanık ...'ın katılan ...'a ait N ... numaralı çeki tespit edilemeyen bir şekilde ele geçirdiği ve 05.01.2009 keşide tarihli, 8.000,00 TL bedelli olarak sahte imza ile tanzim ettirdiği, lehtar olarak görülmesi nedeniyle birinci ve ikinci ciranta olarak cirolayıp diğer katılan ...'ye verdiği ancak çekin bankaya ibrazında karşılıksız çıktığı, suça konu çek üzerinde yapılan kriminal incelemede çekin ön yüzünde bulunan yazı ve imzaların ...'ın eli ürünü olduğuna ilişkin yeterli grafolojik ve kaligrafik bulgular tespit edilemediği, yine söz konusu yazı ve imzaların ...'in eli ürünü olmadığının belirlendiği olayda, sanığın alınan savunmalarında suça konu çekin katılan ... tarafından kendisine hatır çeki olarak verildiğini beyan etmiş ise de, dosya kapsamında sanığın savunmasını doğrular nitelikte herhangi bir delilin bulunmadığı, bu haliyle suça konu çeki elinde bulundurma sebebini kanıtlayamayan sanığın söz konusu çeki katılan ...'ye vererek katılandan menfaat temin ettiği, sanığın sübuta eren eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, sanığın atılı suçtan mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine hükmedilmesi,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
03.06.2026 tarihinde karar verildi.