Merci tayini kesinleşmesine ve ek savunmaya rağmen bilişim sistemleri aracılığıyla dolandırıcılıkta eksik ceza tayini ve etkin pişmanlık hükümlerinin araştırılmaması nedeniyle mahkumiyetin bozulması.
Özet: Sanık hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmü, Asliye Ceza Mahkemesinin eylemi TCK 158/1-f maddesi gereğince nitelikli dolandırıcılık yerine basit dolandırıcılık olarak değerlendirip eksik ceza tayin etmesi, ayrıca mağdurun kısmi ödeme beyanı bulunmasına rağmen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması konusunda rızasının sorulmaması ve gerekçeli kararda suç tarihinin hatalı gösterilmesi gibi usul ve esasa ilişkin nedenlerle bozulmuştur.
11. Ceza Dairesi         2022/5032 E.  ,  2026/5806 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/108 E., 2021/473 K.
SUÇ :Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09/05/2017 tarihli ve 2014/469 Esas - 2017/260 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere, merci tayini kararları kesin olup, görev konusunun tekrar değerlendirme konusu yapılamayacağı, bu durumda Asliye Ceza Mahkemesince atılı eylem nedeniyle sanığa 20.07.2021 tarihinde ek savunma hakkı da verildiği nazara alınarak TCK'nın 158/1-f maddesi gereğince hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, basit dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini;
2-Kabule göre de;
a-Katılanın Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/139 Talimat sayılı dosyasında 03.02.2015 tarihinde vermiş olduğu beyanında, sanığın kendisine 1.000 dolar ödeme yaptığını belirtmesi karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/4. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına katılanın rızasının olup olmadığının sorulması gerektiğinin gözetilmemesi,
b- Katılanın sanığa son kez para gönderdiği 29.08.2006 tarihinin suç tarihi olduğu gözetilmeksizin gerekçeli karar başlığında 24.02.2006 şeklinde gösterilmesi,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. Maddesi uyarınca hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
01.06.2026 tarihinde karar verildi.