Danıştay, belediyelerin AVM ve benzin istasyonlarından tahsil ettiği katı atık yönetim ücretlerinin somut atık tespitlerine dayanması gerekliliğine ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Davacı şirketin, Bayraklı Belediyesinin 2021 yılı katı atık yönetim sistemi ücret tarifesinde yer alan ve işletmelerine uygulanan kısmının iptali talebi üzerine, bölge idare mahkemesi, belediyenin atık miktarlarını somut ölçüm ve tespitlere dayanmaksızın, konteyner sayısı ve doluluk oranı gibi hukuken itibar edilemeyecek varsayımlar üzerinden belirlemesinin hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. Mahkeme, atık miktarlarının davacının bilgisi dahilinde, işletmenin yoğun ve yoğun olmayan günleri dikkate alınarak ayrı ayrı ölçümle tespit edilmesi gerektiğini vurgulamış; ayrıca belediyenin sonraki yıllarda aynı işletmeler için belirlediği atık miktarlarını önemli ölçüde azaltmasının, ilk tarifenin fahiş olduğu yönündeki davacı iddialarını desteklediğini belirterek, tarifenin ilgili kısmını hukuka aykırı bulmuştur.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2025/5973 E.  ,  2026/104 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/5973
Karar No : 2026/104
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
DİĞER DAVALI: ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) :... Hizmetleri İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E..., K... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İzmir ili, Bayraklı ilçesinde bulunan..., ... ve ... işletmelerinin sahibi davacı şirket tarafından, Bayraklı Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile belirlenen 2021 mali yılı bütçesine ilişkin ücret tarifesinin Katı Atık Yönetimi Sistem Ücretlendirmesi bölümünün 'Büyük İş Merkezleri' bölümünde yer alan ... alışveriş merkezine ve 'Benzin istasyonları' kısmında yer alan ... ile ... 'ye ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine, bozmaya uyularak İdare Dava Dairesince; tarifenin dava konusu olan ilgili kısmında davalı idarelerce ...'ın, günlük 21 ton; ...'ın günlük 1,40 ton ve ... Park'ın günlük 2,1 ton katı atık ürettiği/üreteceği yolunda tespitlere yer verildiği, her ne kadar davalı İlçe Belediyesince savunma dilekçesinde, "...'ta 60; ...'ta 4; ... Park'ta 6 adet konteyner bulunduğu, bu konteynerlerin doluluk oranlarının %50 ve 0,35 ton doluluk oranlarına sahip olduğunun tespit edildiği, bu değerlere göre davacıya ait işletmelerden kaynaklanan katı atık miktarının tespit edilmiş olduğu" yolunda beyanlarda bulunulduğu ve istinafa konu Mahkeme kararı ile "dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş olduğu" görülmekte ise de, davalı İlçe Belediyesinin aktarılan beyanlarının hukuken itibar edilebilir somut tespitler ile ortaya konulduğundan bahsedilebilmesi için, aktarıldığı üzere işletmedeki yoğun ve yoğun olmayan günlerin tespit edilerek bu günlerde toplanan atıkların davacının bilgisi dahilinde ayrı ayrı ölçümünün yapılması suretiyle tespitinin gerektiği, başka bir anlatımla konteyner sayısı; bu konteynerlerin yarısının dolu olduğu gibi somut ve hukuken itibar edilemeyecek şifahi veri ve varsayımlara dayalı olarak davacıya ait işletmedeki atıkların ölçüldüğünden bahisle doğrudan iş yeri adına ve aleyhine olacak şekilde atık tarifesi ve ücreti belirlenemeyeceği, nitekim davacı tarafından da bu hususa ilişkin olarak "belirlenen ücretin fahiş olduğu, devam eden yıllarda...'ta için öngörülen 21 tonluk katı atık miktarının önce 12,5 ton; daha sonra alınan meclis kararı ile de 4 ton olarak belirlendiği" yolundaki beyanlarla itirazlarda bulunulduğu, 2023 yılında...'ın günlük 12,50 (daha sonra alınan 01/03/2023 tarihli meclis kararı ile 4) ton; ...'ın günlük 0,50 ton ve ... Park'ın günlük 1 ton katı atık ürettiğinin/üreteceğinin kabul edildiği hususları bütün halinde dikkate alındığında, davacı tarafından işletilen dava konusu işletmelerin dava konusu meclis kararlarına konu edilen kadar katı atık ürettiklerinin somut bilgi ve belgelerle ortaya konulamadığı kanaatine varıldığından, dava konusu Tarifenin ilgili kısmında bu gerekçe ile hukuka uyarlık; istinafa konu edilen Mahkeme kararında ise sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varıldığı belirtilerek istinaf başvurusunun kararda belirtilen değişik gerekçe ile reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı Bayraklı Belediye Başkanlığı tarafından, katı atık tarifesinin belirlenmesinde Yönetmelik ve Kılavuzdaki esaslara uyulduğu, dava konusu işlemin mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 3. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir." hükmüne, 4. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun'un "Temyizen verilen karar üzerine yapılacak işlem" başlıklı 50. maddesinin 2. Fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararı üzerine ilgili merci, dosyayı öncelikle inceler ve varsa gerekli tahkik işlemlerini tamamlayarak yeniden karar verir." hükmüne, 3. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, Danıştayca verilen bozma kararına uyabileceği gibi kararında ısrar da edebilir. " kuralına yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen Kanun hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi tarafından yapılan inceleme neticesinde, ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun bulunması durumunda istinaf başvurusunun reddine, hukuka uygun bulunmaması halinde ise istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verileceğinin, bu halde işin esası hakkında Bölge İdare Mahkemesince karar verileceğinin, bu karara karşı temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararı üzerine ise ilgili merci tarafından dosyanın öncelikle inceleyerek ve varsa gerekli tahkik işlemleri tamamlanarak yeniden karar verileceğinin kurala bağlanmış olduğu görülmekte olup, Danıştayın temyiz incelemesi sonucunda verdiği bozma kararı üzerine bölge idare mahkemesinin vereceği kararlar ile istinaf aşamasında bölge idare mahkemesinin vereceği kararların farklı usullere ve sonuçlara bağlandığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, Bölge İdare Mahkemesince, istinaf incelemesi neticesinde Mahkeme kararının hukuka uygun bulunmayarak istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak işin esası hakkında karar verilmesi halinde ilk derece Mahkemesi kararının hukuki varlığını kaybetmiş olması nedeniyle Danıştay'ın bozma kararına uyulması üzerine yeniden yapılan yargılamanın istinaf incelemesi niteliğinde olmadığı dikkate alındığında, hüküm mahkemesi sıfatıyla uyuşmazlığı sona erdirecek bir karar vermesi gereken Bölge İdare Mahkemesince ortada geçerli ve sonuç doğurabilir nitelikte bir ilk derece Mahkemesi kararı olduğu kabul edilerek istinaf başvurusunun reddi yolunda karar verilmesi usul ve hukuka uygun olmayacaktır.
Uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, Danıştay Dördüncü Dairesinin 05/05/2025 tarih ve E:2024/2255, K:2025/2844 sayılı kararıyla bozulması üzerine, Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince, bozma kararına uyularak, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda, bozma kararına uyan Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince, uyuşmazlığı sona erdirecek bir karar verilmesi gerekmekte olup, ortada hukuken geçerli ve sonuç doğurabilir nitelikte bir ilk derece Mahkemesi kararı olduğu kabul edilerek istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolunda verilen temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 14/01/2026 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.