Yargıtay, evlat edinme yoluyla mirasçılık sıfatına ilişkin uyuşmazlık içeren mirasçılık belgesi iptali davasında hukuki yarar itirazını inceleyerek istinaf kararını onadı.
Özet: Mirasçılık belgesinin iptali ve yeni bir mirasçılık belgesi düzenlenmesi talebiyle açılan davada, murisin tek mirasçısı olduğunu iddia eden davacı, davalının yalnızca murisin eşi tarafından evlat edinildiğini, kendisinin ise muris ve eşi tarafından birlikte evlat edinildiğini ileri sürerek, davalının mirasçı olarak gösterildiği mevcut mirasçılık belgesinin iptalini talep etmiş; davalı ise mirasın reddi davası açtığı ve zaten mirasçı sıfatı kalmadığı için davacının hukuki yararı bulunmadığını savunmuş, ancak ilk derece, bölge adliye ve Yargıtay mahkemeleri davacının taleplerini haklı bularak mevcut mirasçılık belgesini iptal edip davacıyı tek mirasçı olarak tescillemiştir.

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1185 E., 2025/677 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 15. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2021/467 E., 2022/327 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'ın muris ...'ın tek mirasçısı olduğunu, Adana 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/1267 Esas ve 2020/1568 Karar sayılı veraset ilâmında davalı ...'ın da müvekkili ile mirasçı olarak gösterildiğini, davalı ...'ı muris ...değil murisin eşi ... ... evlat edindiğini, müvekkilini ise muris ... ve eşi ... ... birlikte evlat edindiğini, davalı ...'ın muris ...mirasçısı olmadığını ileri sürerek, Adana 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/1267 Esas ve 2020/1568 Karar sayılı veraset ilâmının iptalini, muris ...'ın tek mirasçısının müvekkili ... olduğunun tespiti ile bu şekilde yeni bir veraset ilâmı verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; tarafların ... ... ve ...'ın evlat edinme yoluyla alt soyları olduğunu, müvekkilinin yalnızca ... ... tarafından evlat edinildiğini, ... ... eşi olan muris ...’ün 14.03.2011 tarihli vasiyetnamesi ile tüm malvarlığını davacıya bıraktığını, vasiyetnamenin görevli mahkemece açıldığını ve murisin ölüme bağlı tasarrufundaki iradesinin müvekkili tarafından kabul olunduğunu, tüm malvarlığının sadece kanuni mirasçılıkla değil atanmış mirasçı sıfatıyla da zaten davacıya intikal edeceğini, ayrıca müvekkilinin 23.12.2020 tarihinde açtığı dava ile mirasın reddine karar verildiğini, müvekkilinin yaptığı işlemlere göre zaten mirasçılık sıfatı bulunmadığından bu davanın muhatabı olmaması gerektiğini, tüm bu olaylar silsilesine rağmen açılan bu davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, Adana 3. Sulh Hukuk Mahkemesince düzenlenen 22.12.2020 tarih ve 2020/1267 Esas, 2020/1568 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptaline, muris ...'ın 20.10.2020 tarihinde vefatı nedeniyle verasetin subutuna, terekesinin toplam 1 pay kabul edilerek 1 payın ... ... ve ... ... oğlu ...'a verilmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 312/2 hükmünde belirtilen ve yargılama giderlerinden davalının sorumlu tutulmaması için öngörülen şartların olayda mevcut olmadığı, davalının davanın kabulü yönünde bir beyanlarının bulunmadığı, aksine davanın reddine karar verilmesini savunduğu anlaşıldığından bu yönde ve esas yönden ileri sürdükleri istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili zaten mirasçı olmadığından müvekkiline husumet yöneltilmemesi gerektiğini, müvekkilinin kendisine husumet yöneltilmemesi için mirasın reddi davası da açtığını, davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, mirasçılık belgesinin iptali ile yeni bir mirasçılık belgesi düzenlenmesi istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.K A R Ş I O YDava, mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesinin verilmesi talebiyle açılmıştır.Dosyada mevcut bulunan Adana 3. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 22.12.2020 tarihli, 2020/1267 Esas, 2020/1568 Karar sayılı muris ... hakkında düzenlenen mirasçılık belgesinin davacısının ... olduğu, hasım gösterilmeden mirasçılık belgesi talep edildiği, verilen mirasçılık belgesine göre murisin terekesi 2 pay kabul edilerek 1 payının 1964 doğumlu ...’a, 1 payının davacı 1973 doğumlu ...’a aidiyetine aksi sabit oluncaya kadar geçerli olmak üzere karar verildiği anlaşılmıştır.Davacı ... 19.03.2021 tarihli dava dilekçesiyle, muris ...’ın tek mirasçısının kendisi olduğunu belirterek, kendi talebi üzerine verilen ve ...’ı da mirasçı gösteren Adana 3. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 22.12.2020 tarihli, 2020/1267 Esas, 2020/1568 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptalini ve yeni mirasçılık belgesi verilmesini talep etmiştir.Mirasçılık belgesinin iptalini ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi isteyen ve bu yönde dava açan kişi ile iptale konu mirasçılık belgesini mahkemeden alan kişi ...’dır. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilerek Adana 3. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 22.12.2020 tarihli, 2020/1267 Esas, 2020/1568 Karar sayılı mirasçılık belgesi iptal edilerek yeni mirasçılık belgesi verilmiştir.Davalı vekili, istinaf ve temyiz aşamasındaki itirazlarında; davacının kendi talebiyle aldığı mirasçılık belgesinin iptalini talep ettiğini, bu davanın açılmasında davalının bir kusurunun ve sorumluluğunun bulunmadığını belirterek, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmalarına itiraz etmiş ve bu yönden kararın bozulmasını talep etmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 3 12... . maddelerine göre; yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedilir. Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez.6100 sayılı Kanuna göre, kural olarak taraflarca hazırlama ilkesi uygulanır. Taraflarca getirilme ilkesinin uygulanmadığı (kamu düzenini ilgilendiren) davalarda temel amaç maddi gerçeğin ortaya çıkarılması olduğundan, hâkim, tarafların dile getirmedikleri vakıaları ve delilleri kendiliğinden araştırabilir, toplayabilir ve dikkate alabilir. Bu durumlarda "kendiliğinden araştırma ilkesi" geçerli olup, medeni usul hukukunda mirasçılık belgesi verilmesi gibi çekişmesiz yargı işleri, boşanma, soybağı gibi davalarda, hâkim tarafların getirmediği delillere dayanabilir. Bu tür davalarda, hâkim davalıların kabul beyanlarını yeterli görerek karar veremez.Dava konusu olayda, davalının iptali istenen mirasçılık belgesinin alınmasında herhangi bir etkisi olmamış, belki haberi dahi bulunmamaktadır. Mirasçılık belgesi de bu davanın davacısının müracaatı üzerine hasımsız olarak, mahkemeden talep edilmesi üzerine alınmıştır. Mirasçılık belgesinin iptali davasının açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş olan davalınınyargılama giderlerinden sorumlu tutulması adalet duygusunu zedeler. Bu davanın açılmasına davalı değil, bizzat davacının kendi özensiz davranışı sebep olduğundan, davalının yargılama giderleri konusundaki temyiz itirazlarının kabul edilerek hükmün bu yönden bozulması gerekirken, kararın onanması yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılamıyorum.