Danıştay 5. Daire, 375 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan personelin terör örgütü iltisakının ankesör/sabit hat görüşmeleriyle değerlendirilmesini temyizen inceledi.
Özet: Davacı, 375 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali ve parasal haklarının ödenmesi talebiyle açtığı davanın reddedilmesi üzerine temyiz başvurusu yapmıştır; Yüksek Mahkeme, davacının terör örgütüyle iltisaklı olmadığı yönündeki iddialarına karşılık, ceza yargılamasındaki hapis cezası kararının henüz kesinleşmemiş olmasına rağmen, davacının kullandığı GSM hatlarının örgütün mahrem imamları tarafından ankesörlü/sabit hatlardan ardışık ve sistematik olarak aranması gibi somut delillerin, terör örgütüyle bağlantı kurmaya yeterli olduğu kanaatine vararak, masumiyet karinesini gözetmekle birlikte alt mahkeme kararını onamıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2021/1155Karar No : 2025/8079Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):...Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...Vekili : Av. ...İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılacak herhangi bir eyleminin bulunmadığı, tanık beyanlarının terör örgütüyle iltisaklı ve irtibatlı olduğunu ortaya koyacak nitelikte olmadığı, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi: ...Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.Öte yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden; silahlı terör örgütüne üye olma suçu kapsamında yürütülen kovuşturma neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla davacı hakkında hapis cezası verildiği, anılan kararın temyiz kanun yolu incelemesinde olduğu, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün olmamakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır.Bu doğrultuda; ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...sanık ...'ın (Astsubay KADEMELİ Üstçavuş DKK) kullanımında bulunan ..., ... numaralı GSM hatlarının, örgütün mahrem imamları tarafından kullanıldığı tespit edilen 24/02/2012 tarihinde İstanbul İlinde bulunan ankesör/sabit hat üzerinden, 10/03/2012 tarihinde Kocaeli İlinde bulunan Ankesör/sabit hat üzerinden, 11/03/2012 tarihinde Sakarya İlinde bulunan Ankesör/sabit hat üzerinden, 26/03/2013 tarihinde Kocaeli İlinde bulunan Ankesör/sabit hat üzerinden sivil şahıslar veya kayıt bulunamayan numaralar ile ardarda, 31/03/2012 tarihinde Sakarya ilinde bulunan Ankesör/sabit hat üzerinden M.A. (Astsubay DKK) ile ardışık , 03/04/2012 tarihinde Sakarya ilinde bulunan Ankesör/sabit hat üzerinden S.T. (astsubay Kademeli Çavuş DKK) ile ardışık, 29/04/2012-16/05/2012-19/05/2012 tarihinde Kocaeli ilinde bulunan Ankesör/sabit hat üzerinden sivil şahıslar ve kayıt bulunamayan numaralar ile ardarda, 02/06/2012 tarihinde Sakarya ilinde bulunan Ankesör/sabit hat üzerinden M.K. (Teğmen JGK), M.A. (Astsubay DKK) ile ardışık, 08/06/2012-23/06/2012 tarihinde istanbul ilinde bulunan Ankesör/sabit hat üzerinden sivil şahıslar ve kayıt bulunamayan numaralar ile ardarda, 29/06/2012 tarihinde İstanbul ilinde bulunan Ankesör/sabit hat üzerinden M.A. (Astsubay DKK) ile ardışık, 22/07/2012 tarihinde Sakarya ilinde bulunan Ankesör/sabit hat üzerinden Y.İ. (Astsubay Kademeli Üstçavuş DKK) ile ardışık, 26/07/2012-04/08/2012-28/08/2012-29/08/2012-09/09/2012 tarihlerinde İstanbul ve Sakarya illerinde bulunan Ankesör/sabit hat üzerinden sivil şahıslar veya kayıt bulunamayan numaralar ile ardarda, 12/10/2012 tarihinde Muğla ilinde bulunan Ankesör/sabit hat üzerinden B.O. (Üsteğmen KKK) ile ardışık, 13/10/2012 tarihinde İstanbul ilinde bulunan Ankesör/sabit hat üzerinden kayıt bulunamayan numaralar ile ardarda, 25/11/2012 tarihinde Sakarya ilinde bulunan Ankesör/sabit hat üzerinden M.A. (Astsubay DKK) ile ardışık, 27/11/2012 tarihinde Muğla ilinde bulunan Ankesör/sabit hat üzerinden M.A. (Astsubay DKK) ile ardışık, 12/12/2012 tarihinde Muğla ilinde bulunan Ankesör/sabit hat üzerinden M.A. (Astsubay DKK) ile ardışık, 01/01/2013 tarihinde Muğla ilinde bulunan Ankesör/sabit hat üzerinden U.B. (Astsubay DKK) ile ardışık (birtakım kişilere ait büfelerde bulunan kontörlü telefondan müteaddit defalar aralığında, arka arkaya aynı büfeden veya kontörlü telefondan aynı saat diliminde askeri personel şahısların aranması), 22/12/2012 -05/01/2013 -13/01/2013 -05/06/2013 -14/06/2014 -10/09/2014-09/11/2014 tarihlerinde Sakarya, İstanbul, Bolu, Kocaeli, Bursa illerinde bulunan Ankesör/sabit hat üzerinden sivil şahıslar veya kayıt bulunamayan numaralar ile ardarda şeklinde olduğu görülmüştür. Sanık tarafından bu aramaların bir kısmına cevap verildiği bir kısmına ise cevap verilmediğini görüldüğü yine sanığın Sakarya, Kocaeli, İstanbul, Muğla ,Bolu, Balıkesir, Bursa illerindeki ankesör hatlarından bireysel olarak arandığı kimi aramaların görüşme sürelerinin bulunduğu kimilerinin ise görüşme süresinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanığın birlikte ardışık olarak arandığı asker şahıslar hakkında aynı suçtan soruşturma ve kovuşturmaların bulunduğu (...)Tanık A.Y. Mahkememizde Alınan Beyanında: Sanık ...ı 2006 yılında Askeri okulda tanıdım. Gölcük'te ... ile 2008 - 2012 yılları arasında ... mağazasının yakının bir yerlerinde görüşüyordum. ... ile görüşmelerimizde sanık...'ın da geleceğini söyledi ancak sanık ... gelmedi, bu görüşmelere hiç katılmadı. Ben ...ın görüşmelere katıldığı hatırlamıyorum, katılmadı diye hatırlıyorum. S.G. ile görüşmelerimiz oldu ancak o da sonra katılmadı. Daha sonra benim tek başıma görüşmelerim oldu. Ben İzmit Merkez'de S.'ın bahsettiği karşılaşmayı ... ve ...'ı o cafe ile ilgili olayı hatırlamadığım için bilmiyorum, aradan zaman geçmiştir, demiştir. (...) Tanık S.G. Mahkememizde Alınan Beyanında: Ben örgüt ile lisede tanıştım. Askeri okulu kazanınca beni aradılar. Ben mümkün olduğunca uzak durmaya çalıştım. 3-4 kez görüşmüş bulundum. 2008'de İzmit'te görev yaptığım sırada beni örgüt abisi ... ile tanıştırdılar. ... Bir keresinde geminin santralinden ... beni aradı. ... İzmit'e geleceksin dedi. Ben de korktum. 2009'da İzmit Merkez'e gittim. A.Y.'ı da aynı şekilde çağırmış. İzmit'e bir cafede A. ile karşılaştım, biz bir masada otururken ...'inde başka bir masada ... ile oturduğunu gördüm. Bir süre sonra ...'ı gönderdi, yalnız başına bizim yanımıza geldi, telkinlerde bulundu. ... A.Y. bana 4 kişilik grup içerisinde ...'ın da olduğunu söyledi ancak ben ... ile hiçbir sohbet ortamında bu yapı ile ilgili herhangi bir toplantıda karşılaşmadım ve bulunmadım. ...'n durumunu en iyi bilenler A.Y. ve ... isimli şahıstır. Ben polise ifade verirken örgüt abisinin adını net olarak hatırlamadım. ... olarak verdim ancak A.Y.'ın itirafçı beyanını okuduğumda bunun adını ... olarak öğrendim. Her ne kadar oradaki ifademde örgüt abisinin bana M. ve A.'un iyi olduğunu, benim asi olduğumu söylemişsem de; Örgüt abisi bana A.'un ve diğer arkadaşlarının iyi olduğunu söylemişti. A. da grupta ...in olduğunu söylediği için ben bahsedilen kişinin ...'in olduğunu düşünerek o şekilde beyanda bulunmuştum. A.Y. ile 2009'dan sonra bir irtibatım olmadı. ... Toplamda 3-4 kez görüştüm demiştir." şeklindeki tespitler bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.