Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin trafik kazası sonucu oluşan cismani zararlar, iş göremezlik ve tedavi giderleri nedeniyle sigorta şirketine açılan tazminat davasına ilişkin istinaf kararıdır.
Özet: Bu hukuki belge, 18.06.2024 tarihinde meydana gelen bir trafik kazasında yaralanan ve kalıcı maluliyet oluşan davacının, kazada %100 kusurlu bulunan karşı aracın sigorta şirketi olan davalıdan belirsiz alacak davası kapsamında 1.000 TL maddi tazminat (kalıcı/geçici iş göremezlik, bakıcı ve tedavi giderleri için) talep ettiği tazminat davasına ilişkin istinaf incelemesini ele almaktadır; davalı, poliçe limitleri ve kusur oranında sorumluluk olduğunu, maluliyeti ve talep edilen miktarları reddederken, ilk derece mahkemesi kazanın meydana gelişinde karşı taraf sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, davacının maluliyetini ve aktüer hesaplamasıyla maddi zararını tespit etmiştir.

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.KONYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ... KARAR NO : ...KARAR TARİHİ: 07/09/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ... (...)ÜYE : ... (...)ÜYE : ... (...)KATİP : ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ: 03/02/2026NUMARASI : ... Esas ... KararDAVACI : ...... VEKİLİ : Av...DAVALI : ...... VEKİLİ : Av...DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)İSTİNAF KARAR TARİHİ : 07/09/2026İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 07/09/2026 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili 19/11/2024 tarihli dilekçesiyle; 18.06.2024 tarihinde Konya ......'in sevk ve idaresindeki ...... plakalı aracın seyir halindeyken ......’in sevk ve idaresindeki ...... plakalı motosiklet ile çarpışması sonucunda yaralanmalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda ...... plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu, müvekkilinin ise herhangi bir kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini, kaza neticesinde müvekkilinin yaralandığını tedavi altına alındığını, müvekkilinde kalıcı maluliyet meydana geldiğini, ...... plakalı aracın, ...... AŞ tarafından Zorunlu Trafik Mali Mesuliyet Sigortası bulunduğunu, yapılan arabuluculuk müzakereleri neticesinde müvekkilinin mağduriyeti yönünden bir sonuca varamadıklarını, açıklanan nedenlerle davalarının kabulüne, dava değerini artırma hakları saklı kalmak kaydıyla; HMK 107. Madde uyarınca belirsiz alacak davası kapsamında; davalı sigorta şirketinden 1.000,00 TL maddi tazminatın (kalıcı iş göremezlik, geçici iş göremezlik, geçici iş göremezlik dönemindeki bakıcı gideri, belgelendirilen, belgelendirilmeyen ve ileride yapacağı muhtemel olan kaçınılmaz tedavi giderleri, olmak üzere her bir kalem için 250'şer TL olmak üzere,) -bakıcı gideri ve tedavi giderleri açısından poliçede ayrı ayrı belirtilen teminat limitleri dahilinde- davalı sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...... vekili 29/11/2024 tarihli cevap dilekçesiyle; Müvekkili Şirketin sorumluluğunun poliçe limitleri dahilinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, kusur durumunun konusunda uzman kurum veya kişiler tarafından oran gösterir şekilde tespit yapılması gerektiğini, davacının kaza sebebi ile geçici ve kalıcı bir özürlülük durumlarının mevcut olmadığını, bu sebeple bu talebin reddinin gerektiğini, davacıda oluşan sakatlığın gerçekleşen trafik kazası ile illiyet bağının bulunduğunun ispatının gerektiğini, talep edilen tazminat miktarının kabul edilemeyeceğini, müvekkili sigorta şirketinin geçici iş göremezlik tazminatından, tedavi/bakıcı giderlerinden sorumlu olmadığını, sigortanın zenginleşme aracı olmadığını, dava dilekçesinde faiz hesabının kaza tarihinden itibaren işletilmesi talep edilmiş ise de müvekkili şirketin temerrüdü söz konusu olmadığından bu talebin kabulünün mümkün olmadığını, kabul etmemekle birlikte her ne kadar kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi talep edilmiş ise de davacı şahıs olmakla birlikte yasal faiz talep edilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle kusur raporu ve maluliyet raporu alınarak davacının davasının esastan reddine ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında özetle; "Yukarıda izah edilenler, bilirkişi raporları, adli tıp raporları, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02/12/2021 tarihli 2017/1179 E. Ve 2021/1563 karar sayılı ilamı ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin yerleşmiş içtihatları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ...... plakalı araç ile davacının sevk ve idaresindeki ...... plakalı aracın çarpışması neticesinde maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği, kaza neticesi ...... plakalı araçta bulunan davacının yaralandığından bahisle mahkememizde tazminat davası açıldığı, davalı tarafın ise davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır. Söz konusu trafik kazasının meydana gelmesinde ...... plakalı araç sürücü ......'in %100 oranında kusurlu olduğunun alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davacının dava konusu trafik kazasına bağlı olarak maluliyetine ilişkin rapor aldırıldığı, davacının maddi zararının aktüer bilirkişi marifetiyle hesaplamasının yapıldığı, kazaya karışan ...... plakalı sayılı aracın davalı ...... şirketine ..... poliçe numarası ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, davacının maddi zararlarının tazmininde davalı ...... şirketinin ZMMS poliçesi uyarınca sigortacı sıfatı ile müteselsilen sorumlu olduğu anlaşılmakla; dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağına göre, emniyet kemerinin takılı olup olmadığı "belirsiz" olarak işaretlendiğinden, davacının kemerinin takılı olmadığına dair dosya kapsamında herhangi bir delil olmayıp, takılı olmadığının ispatının davalı taraf üzerinde bulunması nedeniyle müterafik kusur indiriminin yapılmamış, dava tarihi itibariyle zaman aşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla, TRH 2010 yaşam tablosuna göre alınan rapor doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş ve oluşan vicdani kanaat ile;Davacının davasının KABULÜ ile; 18/06/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacıda meydana gelen yaralanmadan dolayı, 1.659.751,95 TL sürekli iş göremezlik zararı tazminatı, 22.891,73 TL geçici iş göremezlik zararı tazminatı, 40.005,00TL bakıcı gideri zararı tazminatı, 8.000,00 TL tedavi gideri zararı tazminatı olmak üzere toplam 1.730.648,68 TL maddi tazminatın (davalı sigorta şirketlerinin olay tarihi itibariyle geçerli olan kaza başına ölüm ve sakatlık ile sağlık teminat klozu limiti ile sınırlı olarak), 16/08/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE," karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesiyle sigortalanmış araç ile davacının sevk ve idaresindeki motosikletin çarpışması neticesinde meydana gelen yaralanmalı trafik kazasında, yerel mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, kaza tarihi itibariyle uygulanması gereken Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tespitte bulunulması gerekirken üniversite adli tıp anabilim dalı tarafından yetkisiz şekilde ve iyileşme süreci tamamlanmadan rapor düzenlendiğini, yönetmelik uyarınca adli tıp anabilim dalarının bu tür raporları hazırlama yetkisinin bulunmadığını ve ilgili uzmanlık kollarından oluşan usulüne uygun bir kurul marifetiyle kişinin bizzat görülerek rapor tanzim edilmesi gerektiğini, dosyadaki uzman mütalaası ile mevcut raporlar arasındaki maluliyet oranlarına ilişkin fahiş çelişkilerin giderilmesi adına dosyanın bizzat muayene şartını da içerecek şekilde denetlenebilir ve gerekçeli bir rapor tanzimi için Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesine gönderilmesi gerektiğini, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın tam kabulüne karar verilmesine rağmen gerekçeli kararda herhangi bir açıklama yapılmaksızın talep edilen avans faizi yerine yasal faize hükmedilmesinin kanuna aykırı olduğunu ve hak kayıplarına yol açtığını, davalı sigorta şirketinin tacir sıfatı ve temerrüt tarihi dikkate alınarak alacağa avans faizi işletilmesi gerektiğini, ayrıca paranın enflasyon karşısında değerini koruyamaması ve mülkiyet hakkının ihlal edilmemesi gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi'nin yasal faiz oranına ilişkin iptal kararı ile günümüz ekonomik koşullarının da bu talebi zorunlu kıldığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesinin faize ilişkin hatalı kararının kaldırılarak tazminat alacağına avans faizi işletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dava trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.1-Davalının kusura yönelik itirazının incelenmesinde;Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir.Karayolları Trafik Kanunun 86/1 maddesinde, "İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur" denilmektedir.Birbirini teyit eden nitelikteki kaza tespit tutanağı ile mahkemece alınan ayrıntılı, gerekçeli, oluşa ve delillere uygun kusur raporuna göre davalı taraf sürücünün tamamen kusurlu olduğu biçimdeki belirlemenin dosya kapsamındaki delillere ve oluşa uygun olduğundan buna yönelik itirazın reddine karar verilmiştir.2-Davalının müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğine yönelik itirazının incelenmesinde;6098 sayılı Borçlar Kanun’un, "Tazminatın belirlenmesi" üst başlıklı 51/1 maddesi ile (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 43.maddesi); Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır.Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı Borçlar Kanun’un 52.maddesinde (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 44.maddesi) düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK.nun 52.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağına göre koruyucu ekipman takılı olup olmadığı "belirsiz" olarak işaretlenmiştir. Davacının koruyucu ekipmanının takılı olmadığına dair dosya kapsamında herhangi bir delil olmayıp, takılı olmadığının ispatı davalının üzerindedir. Davalı tarafça, yargılama aşamasında sunulmuş herhangi bir delil bulunmadığından,aslolan takılması olup ,bu hususun aksinin davalı tarafça da ispatlanamadığından indirim uygulanmaması kararı yerinde olup istinaflar yersizdir3-Davalının tedavi giderleri, bakıcı gideri ve geçici iş göremezliğin teminat dışı olduğuna yönelik itirazının incelenmesinde; Geçici iş göremezlik zararı bedensel zarar niteliğinde bir zarar türü olup geçici iş göremezlik zarar kaleminin sürekli sakatlık teminat limiti içinde değerlendirilmesi gerekmekte olup belirtilen teminat limiti göz önüne alınarak davalının sorumluluğu bulunmaktadır. (Bkz. aynı yönde geçici iş göremezlik tazminatının sakatlık ve ölüm teminat limitinde yer aldığına dair Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/9892 Esas, 2025/17135 Karar; 2025/10719 Esas, 2025/16838 Karar; 2024/9922 Esas, 2025/16425 Karar sayılı ilamları)Öte yandan; Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre de sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesi hükmü gereğince sona ermiştir. Buna göre mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır. Bu itibarla, tedavi süresince bakıcı giderleri ile tedavi giderleri Sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir.6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır. Bu halde, istinaf eden davalının geçici iş göremezlik, tedavi ve bakıcı giderlerinin teminat dışı olduğuna yönelik istinaf itirazları yerinde değildir. 4-Davalının maluliyet raporuna yönelik itirazının incelenmesinde; Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, kaza tarihi itibariyle geçerli yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.ANAYASA MAHKEMESİNİN 09/10/2010 TARİHLİ RESMİ GAZETEDE YAYIMLANAN 17/07/2020 TARİHLİ VE 2019/40 ESAS,2019/40 SAYILI KARARINA GÖRE VE YİNE ANAYASA MAHKEMESİNİN 14/02/2023 TARİHLİ RESMİ GAZETEDE YAYIMLANAN 2021/82 ESAS ,2022/167 KARAR SAYILI İLAMLARI GEREĞİNCE, YİNE DANIŞTAY 8.DAİRESİNİN 2022/786 ESAS 2025/6004 KARARI İLE YİNE DANIŞTAY 8. DAİRESİNİN 2022/772 ESAS 2025/4513 KARAR SAYILI İLAMLARI GEREĞİNCE, DAİREMİZCE HER İKİ ANAYASA MAHKEMESİ İPTAL KARARLARI VE SONRASI DANIŞTAY DAİRESİNİN İPTAL KARARLARI GEREĞİNCE ZARAR GÖREN MAĞDURLARIN MALULİYETLERİNİN ÖZÜRLÜLÜK ÖLÇÜTÜ YÖNETMELİĞİ İLE ERİŞKİNLER İÇİN ENGELLİLİK YÖNETMELİĞİNİN UYGULAMA YÖNETMELİĞİNİN UYGULANMA İMKANI OLMAYACAĞINDAN BAHİSLE ÇALIŞMA GÜCÜ VE MESLEKTE KAZANMA GÜCÜ KAYBI ORANI TESPİT İŞLEMLERİYÖNETMELİĞİNE GÖRE BELİRLENMESİNE YÖNELİK DİRENME KARARLARIMIZ HGKK ... ESAS VE ... KARAR ,... ESAS ... KARAR SAYILI İLAMLARI ÇERÇEVESİNDE BOZULDUĞUNDAN BU ÇERÇEVEDE;Bu yönetmelikler ve geçerli olduğu tarihler; - 11.10.2008 tarihine kadar “Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü”, - 11.10.2008-01.09.2013 tarihleri arasında “Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği”,- 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası “Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği” (Bu yönetmeliğin eki %60 maluliyeti belirlemek için düzenlenmiştir. %60‘ın altı ve üstü yoktur. Bu nedenle bir önceki yönetmelik çizelgesi uygulanacaktır.) (Maluliyet Bilirkişi Kongresi) - 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Genel Şartlar Ek 6. Maddesine göre 30/3/2013 tarihli “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik”,- 20 Şubat 2019 tarihinden sonra “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” ve “Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” şeklindedir. Davaya konu kazanın meydana geldiği 18/06/2024 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu yönetmeliğin ekinde yer alan “Engel Oranları Cetveli'nin “alt ekstremiteye ait sorunlarda engellilik oranları” başlıklı 3 üncü maddesinde, “... engellilik hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi engelinin zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı engellilik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır.” düzenlemesine yer verilmiştir.Mahkemece 03/03/2025 tarihinde maluliyet raporu alınmıştır.Somut olayda; yaralanma alt ekstremiteye ilişkin olup kazanın meydana geldiği tarih ile hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun düzenlendiği tarih arasında bir yıllık süre geçmemiştir. Bu nedenle hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmeden alınan rapora itibar edilerek karar verilmesi doğru değildir.(Aynı yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 03/12/2025 tarih, 2024/10490 esas, 2025/16140 karar sayılı ilamı)Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Engel Oranları Cetveli’ne göre yukarıda açıklandığı şekilde ek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.5-Davalının Sgk tarafından yapılan ödemelerin düşülmediğine yönelik itirazının incelenmesinde; Davaya konu trafik kazası nedeniyle mahkemece Sgk tarafından yapılan 45.116,75 TL geçici iş göremezlik ödemesi belirlenen geçici iş göremezlik tazminatından düşüldüğünden buna yönelik itiraz yersiz bulunmaktadır. 6-Davacının faiz türüne yönelik itirazının incelenmesinde;Zarara neden olan, tazminat talep edilen karşı aracın kullanım amacının kaza tespit tutanağından "hususi araç" olduğu anlaşılmış bulunmasına göre, davada tazminat temerrüt faizi olarak yasal faize hükmedilmesine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, buna yönelik itirazın reddi gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için davacı vekilinin istinaf başvurusunun faiz türüne yönelik olduğu nazara alınıp usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan sebeplerle KABULÜ ile Yerel Mahkeme kararının HMK.m.353/1-a/6 hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,3-Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,4-İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca peşin olarak yatırılan, başvuru harcı dışında kalan, istinaf karar harçlarının talep halinde yatıran taraflara iadesine, 5-Dosya üzerinde inceleme yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf yasa yoluna başvuranlar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 7-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 8-Konya .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına davalı ...... A.Ş tarafından sunulan; ...... / Hocacihan / Konya Şubesine ait; 23/03/2026 tarih ...... numaralı 3.350.000,00 TL bedelli teminat mektubunun İİK 36/5 maddesi gereğince talep halinde ilgilisine iadesine, HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle KESİN olarak karar verildi.07/09/2026 ...Başkan... e-imzalı...Üye... e-imzalı...Üye... e-imzalı...Katip...e-imzalı Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.