Danıştay 5. Daire, 675 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan ve Bank Asya ilişkileri ile beraat kararı sonrası göreve iade talebi reddedilen davacının temyiz başvurusunu reddetmiştir.
Özet: 675 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacının, göreve iade talebinin reddi üzerine açtığı davada, ilk derece mahkemesinin iptal kararını kaldıran ve davanın reddine hükmeden Bölge İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenmesi sonucunda, davacının hakkında verilen beraat kararı, Bank Asya hesaplarının meşruiyeti ve diğer iltisak iddialarına ilişkin savunmaları dikkate alınmaksızın, Danıştay Beşinci Daire, temyiz edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığına hükmederek davacının temyiz istemini oyçokluğuyla reddetmiş ve göreve iade talebinin reddini onaylamıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2022/13082Karar No : 2025/7923Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):... Vekili : Av. ...Karşı Taraf (Davalı): ... Enstitüsü / ...Vekili : Av. ...İstemin Özeti : 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:... K... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde beraat kararı verildiği, Bank Asya'ya örgüt liderinin talimatı üzerine para yatırmadığı, ... Suudi Arabistan temsilcisi olarak görev yaptığı sırada maaşının döviz üzerinden ödendiği, kendi ikametine yakın olması ve döviz işlemlerinde kolaylık sağlaması nedeniyle Bank Asya ile işlem yaptığı, bankanın TMSF'ye devrinden sonra da bankacılık işlemlerine devam ettiği, Bank Asya ile işlem yaptığı tarihlerde farklı bankalarda da hem de daha fazla tutarda parasının bulunduğu, burslu eğitim hizmeti vermesi nedeniyle çocuğunu özel okula gönderdiği, kapatılan kuruma yapıldığı belirtilen ödemelerin de okul taksit ödemeleri olduğu, iltisaklı derneğe yapıldığı belirtilen ödemenin ise oğlunun İstanbul'da kaldığı özel yurda yapılan ödeme olduğu, Cihan Medya A.Ş.'ye yapıldığı belirtilen ödemelerin deneme sınavı ücretleri olduğu, Kimse Yok Mu Derneğine yetimlere destek olmak amacıyla para gönderdiği, örgüt tepe yöneticisi ile iki defa irtibatının bulunduğu iddiasına ceza yargılaması aşamasında da savunma yaptığı, söz konusu telefon irtibatının Suudi Arabistan'da çalıştığı tarihte arapça öğrenmek amacıyla ihtiyaç duyduğu kitabın yazarı ile yaptığı görüşmeye ilişkin olduğu, hizmet bilgileri ve soyut nitelikteki kurum kanaatinin aleyhine değerlendirilemeyeceği, hakkında verilen beraat kararının İdare Mahkemeleri tarafından dikkate alınmasının gerektiği, dava konusu işlemle masumiyet karinesinin, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesinin, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi: Zübeyde Aysun DumanDüşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 24/06/2025 tarihinde, oyçokluğuyla, kesin olarak karar verildi.(X)KARŞI OY :675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Dosyanın incelenmesinden; davacı beyanları ve dosyada yer alan bilgi ve belgelere göre, davacının Bank Asya hesabının örgüt liderinin talimat tarihinden önce 20/09/2000 tarihinde açıldığı, anılan tarihten sonra bankanın farklı şehirlerdeki şubelerinde de hesap açma işlemlerinin bulunduğu, söz konusu hesaplarda katılım hesabı açma, para yatırma, para çekme, kredi kartı ödeme, okul taksit ödemeleri gibi bankacılık işlemlerinin 12/07/2016 tarihine kadar devam ettiği, örgüt liderinin 25/12/2013 tarihli "Bank Asya'ya para yatırın" talimatından çok önce bankacılık işlemlerinin mevcut olduğu ve bankanın TMSF'ye devri sonrasında da bankacılık işlemlerinin devam ettiği, öte yandan, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ve beraat kararı verilerek kesinleşen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararında; "...Dosya arasına giren Bank Asya hesaplarına ilişkin bilirkişi raporu ve Masak raporu birlikte göz önüne alındığında; sanığın örgüt liderinin talimatından önce de Bank Asya hesabında belli bir miktar para bulundurduğu ve bu hesabı aktif olarak kullandığı, sanığın örgüt liderinin talimatı ile Bank Asya'ya para yatırdığı yönünde ve savunmasının aksini gösterir mahiyette kesin bir delil elde edilemediği, söz konusu hesap hareketlerinin rutin bankacılık faaliyetleri kapsamında olduğu ve söz konusu delilin örgüt üyeliği açısından sanık aleyhine değerlendirilemeyeceği..." tespitlerine yer verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde; davacının Bank Asya hesabında örgütün talimatları doğrultusunda hesap artışı yaptığı veya hesabından para çektiğinin somut olarak ortaya konulamadığı, bu nedenle örgüt liderinin talimatıyla uyumlu olarak davacının banka hesabında oransal bir artış olmadığı görüldüğünden davacının Bank Asya'ya para yatırmış olmasının aleyhine delil olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır.Öte yandan; her ne kadar davacının FETÖ/PDY terör örgütü tepe yöneticisi (H.K.) ile 18/12/2012-19/12/2012 tarihleri arasında irtibatının tespit edildiği belirtilmiş ise de; davacı tarafından söz konusu görüşmenin iki defaya mahsus olduğu, Suudi Arabistan'da görev yaptığı sırada arapça dilini öğrenmek amacıyla almak istediği kitaba internet üzerinden ulaşamaması nedeniyle yayın evinden yazarın bilgilerini temin ettiği, Türkiye'ye geldiğinde de kitabı alabilmek amacıyla söz konusu kitabın yazarı ile görüştüğü, görüşme içeriğinin kitap teminine yönelik olduğu yolunda beyanda bulunduğunun anlaşıldığı, dosya kapsamında söz konusu görüşmenin içeriğine dair davacının beyanlarının aksine bir tespit bulunmadığı, öte yandan davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması aşamasında da söz konusu görüşmenin davacının aleyhine delil olarak değerlendirilmediği anlaşıldığından anılan tespitin davacının aleyhine değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.Bununla birlikte, Bölge İdare Mahkemesi kararında, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yayın organı olan Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye, FETÖ/PDY'ye müzahir olması nedeniyle kapatılan Atlantik Eğitim Yay. Taş. Bil. A.Ş. ile kapatılan Tahir Mutlu Eğitim ve Kültür Derneği'ne ödemede bulunduğu ve çocuklarının FETÖ/PDY ile iltisaklı özel okulda kaydının olduğu tespitine yer verilmiş ise de; davacı tarafından bu iddialara yönelik olarak, oğlunu ilk etapta İstanbul'da bulunan bir Devlet lisesine gönderdiği, bu okulda okuduğu dönemde Tahiri Mutlu Yurdu'nda kaldığı, mahkeme kararında belirtilen dernek ödemesinin yurt ücretine ilişkin ödeme olduğu, daha sonra oğlunun devamsızlık ve başarı durumu nedeniyle bu okuldan kaydını almak zorunda kaldığı, tamamen maddi sebeplerle, okul tarafından indirim yapılması ve evine yakın olması sebebiyle Özel Atlantik Ulusoy Sosyal Bilimler Lisesine gönderdiği, kızını ise üniversite sınavında derece yapması nedeniyle kazandığı burs ile Turgut Özal Üniversitesine gönderdiği, Cihan Medya A.Ş.'ye yapılan ödemelerin ise deneme sınavı alımına ilişkin olduğu yolunda beyanda bulunduğu, dava dosyasında söz konusu beyanların aksini ortaya koyacak, okul kaydının örgütsel saikle gerçekleştirildiğine, eğitim ve barınma amacıyla yapıldığı belirtilen ödemelerin örgüte yardım amacıyla yapıldığına yönelik somut bir bilgi ve belgenin de bulunmadığı, Kimse Yok Mu Derneği'ne yapılan bağışların ise insani duygular dışında örgüte mali destek sağlamak amacıyla yapıldığına dair dava dosyasında herhangi bir somut tespit bulunmadığı anlaşıldığından söz konusu ödemelerin davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisakının tespiti açısından yeterli delil niteliğinde olmadığı sonucuna varılmıştır.Diğer taraftan, dosyanın incelenmesinden, kurum kanaatine dayanak yukarıda belirtilen hususlar dışında, davalı idarece dava dosyasına davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna dair başkaca bir bilgi ve belgenin de sunulmadığı görülmüştür.Bu durumda, dava dosyasında davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibatını gösterecek yeterlilikte bilgi ve belge olmadığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin kabulüyle davanın konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.