Danıştay 4. Dairenin, Van çığ felaketinde idarelerin hizmet kusuru ve vefat edenin kurtarma faaliyeti sırasındaki müterafik kusuru hakkında tazminat davası.
Özet: Van-Çatak-Bahçesaray karayolunda meydana gelen çığ düşmesi olayında hayatını kaybeden bir kişinin mirasçılarının, davalı kamu idarelerinin (AFAD ve Karayolları Genel Müdürlüğü) çığ riskine karşı yeterli tedbirleri almayarak hizmet kusuru işledikleri iddiasıyla açtığı maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesi idarelerin kusurlu olduğunu (%30 ve %20 oranlarında) belirlerken, uzman olmadığı halde izinsiz kurtarma faaliyetine katılan murisin de %50 oranında müterafik kusuru bulunduğuna karar vermiş; belgelendirilemeyen cenaze ve defin gideri talebini reddederken, davacıların müterafik kusur değerlendirmesi hakkında bilgilendirilmemesi nedeniyle maddi tazminatın reddedilen kısmı için aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğine kanaat getirmiştir.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2025/1161 E.  ,  2025/4133 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/1161
Karar No : 2025/4133
TEMYİZ EDENLER : I- (DAVALI) ... Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
II- (DAVALI) ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
III- (DAVACILAR)
1- ...
2- ...
...
8- ... 9- ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 04/02/2020 tarihinde Van- Çatak-Bahçesaray karayoluna çığ düşmesi nedeniyle icra edilen arama ve kurtarma faaliyetlerinin devamı sırasında 05/02/2020 tarihinde meydana gelen çığ düşmesi sonucu davacılardan ...'nın eşi, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... nın babası ...'nın vefat etmesinde, davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık olmak üzere eş ... için 100,00 cenaze ve defin gideri, 1.000,00 TL (ıslah edilmek suretiyle 784.447,77-TL) destekten yoksun kalma tazminatı, 150.000 manevi tazminat, çocuk ... için 1.000,00 TL (ıslah edilmek suretiyle 43.445,08-TL) destekten yoksun kalma tazminatı, 150.000 manevi tazminat, diğer çocuklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... için ayrı ayrı 50,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, ayrı ayrı 150.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi kök ve ek raporları ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, olay bölgesine sağlık, arama ve kurtarma ile ilk yardım ekiplerinin sorunsuz ve süratli bir şekilde ulaşabilmesi için trafik, emniyet ve çevre güvenliği tedbirlerinin alınmadığı ve bir çığ riskini göze alarak tehlikeli ortamda arama ve kurtarma faaliyetlerinin sürdürüldüğü, çığ düşmesinden korunmak için alınması gereken tedbirlerin alınmadığı, çığ riski olan yerlerde uyulması gereken kurallara uyulmadan ve çığ riski olan bölgede yapılacak yolda gereken ölçütlere dikkat edilmeden yol yapıldığı ve meydana gelen çığ olayının yaşanmasında davalı idarelerin mevzuat gereği üstlendikleri kamu hizmetini tam ve etkin bir şekilde yerine getirmedikleri görüldüğünden, davacıların murisleri olan ...'nın 05/02/2020 tarihinde meydana gelen çığ olayında çığ altında kalarak vefat etmesi olayında davalı idarelerin hizmet kusuru (Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının %30, Karayolları Genel Müdürlüğünün %20 kusurlu) bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Diğer yandan, davacıya ilişkin olarak davalı idarelerce sunulan bilgi ve belgelerden davacının olay günü idareler tarafından görevlendirilmediği, kendi iradesiyle olay mahallinde bulunduğu, dava konusu olay mahalline uzman olmadığı halde gelip herhangi bir görevi yokken yetkili ve görevlilerden talimat ve izin almadan kurtarma faaliyetine katıldığı hususu da dikkate alındığında, uzman olmadığı halde kurtarma faaliyetine katılan davacının dava konusu tazminat istemine esas teşkil eden olayın meydana gelmesinde %50 oranda müterafik kusuru bulunduğu sonucuna varıldığından kusura yönelik bilirkişi raporunda davacının %50 oranında kusurlu olduğu değerlendirmesinin yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.
Olayda, davacıların yakınının ölümü sonucunda destekten yoksun kalınması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararların tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırıldığı anılan bilirkişi incelemesi neticesinde belirlenen tutarlar dikkate alınarak davacı vekiline dava tutarını artırıp artırmayacağına yönelik olarak ara karar yapıldığı ve davacı vekilince Mahkeme ara kararı uyarınca bilirkişi raporu dikkate alınmak suretiyle davanın ıslahı yoluna gidildiği ancak Mahkeme tarafından, meydana gelen zarar sonucunda davacıların vefat eden yakının müterafik kusuruna ilişkin değerlendirme konusunda davacı vekilinin bilgilendirilmediği, maddi tazminatın bir kısmının reddine de davacıların yakının müterafik kusuru nedeniyle karar verildiği, davacıların dava değerini arttırmasında, davacılara atfedilecek herhangi bir kusur veya ihmalin bulunduğundan söz etmeye olanak bulunmadığı, mahkemeye erişim hakkının ihlal edilmemesi ve hakkaniyet gereği maddi tazminatın ıslah nedeniyle reddedilen kısmı yönünden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan, her ne kadar davacılar tarafından yakınlarının ölümü nedeniyle cenaze işlemleri için masraf yaptıkları ve bu tutarın tazmini talep edilmiş ise de; davacılar tarafından yakınlarının ölümü nedeniyle cenaze işlemleri nedeniyle yapıldığı belirtilen masrafları ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belgeyi dava dosyasına sunamadıkları, bir başka ifade ile davacıların maddi zarara uğradığının ortaya konulamadığı gerekçesiyle 100,00-TL maddi zararın tazmini isteminin kabulüne olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 413.946,43-TL maddi tazminat istemi ile, 750.000,00-TL manevi tazminat isteminin kabulüne, ..., ..., ..., ..., ... ve ... için 50,00'şer TL maddi tazminat, cenaze masraflarına yönelik 100,00-TL maddi tazminat talebi, destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminata ilişkin diğer taleplerin reddine, kabul edilen tazminatın yasal faiziyle birlikte davalı idareler tarafından kusurları oranında davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince;Mahkeme kararının açıklamalar kısmında "eş ... için 220.334,33-TL tazminatın... kabulü ile AFAD tarafından anılan idareye başvuru tarihi olan 06/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, eş ... için 171.889,56-TL tazminatın Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından anılan idareye başvuru tarihi olan 09/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi," şeklindeki açıklamanın, eş ... için idarelerce ödenecek tutarın bilirkişi raporu esas alındığında kusur oranlarının %60 AFAD ve %40 Karayolları Genel Müdürlüğü olacak şekilde, "eş ... için 235.334,33 TL tazminatın davalı AFAD tarafından anılan idareye başvuru tarihi olan 06/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, eş ... için 156.889,56-TL tazminatın Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından anılan idareye başvuru tarihi olan 09/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi" şeklinde düzeltilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Mahkeme kararı belirtilen şekilde düzeltilmek suretiyle istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1-Davacılar tarafından, davacıların murisine kusur atfedilmesinin hukuka aykırı olduğu, davacı çocuklar ... ve ... için destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanması gerektiği, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğu, cenaze ve defin gideri isteminin hiç bir araştırma yapılmadan reddedildiği, davalı idarelerin müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmaları gerektiği ileri sürülmektedir.
2-Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından, hükme esas alınan bilirkişi raporunun bilimsel dayanaktan yoksun olduğu, dava konusu olayın meydana gelmesinde idarelerine kusur atfedilemeyeceği, idarelerinin hasım mevkiinden çıkarılması gerektiği, Danıştay 1.Dairesinin 15/12/2020 tarih ve E:2020/1670, K.2020/1674 sayılı kararında idarelerinin dava konusu olayda kusurunun bulunmadığının belirtildiği, idarelerinin kusurlu ya da kusursuz sorumluluğunun mevcut olmadığı, idareleri ile illiyet bağı kurulabilecek bir zararın söz konusu olmadığı, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğu ileri sürülmektedir.
3-Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından, idarelerine atfedilen kusur oranın hatalı belirlendiği, dava konusu olayın meydana gelmesinde idarelerine kusur yüklenemeyeceği, bilirkişi raporunun hükme esas alınmaya yeterli olmadığı, bilirkişi raporunda yer alan idarelerinin kusurlu olduğu tespitinin hiçbir somut veriye dayanmadığı, idarelerinin kusurlu ya da kusursuz sorumluluğunun mevcut olmadığı, reddedilen tazminat miktarı için idaleri lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 30/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.