Aday memurun güvenlik soruşturması olumsuzluğuyla görevine son verilmesi işleminin, Anayasa Mahkemesince iptal edilen kanun hükmüne dayanması nedeniyle hukuka aykırılığı değerlendirildi.
Özet: Deniz Kuvvetleri Komutanlığında aday memur olarak görev yapan davacının, Anayasa Mahkemesince iptal edilen yasal dayanağa göre yapılan güvenlik soruşturması neticesinde görevinin sonlandırılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı bulunması nedeniyle Bölge İdare Mahkemesince iptaline ve yoksun kalınan parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesine hükmedilmiş olup, davalı idare bu kararı temyiz etmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YONİKİNCİ DAİREEsas No : 2022/1318Karar No : 2025/2923 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... BakanlığıVEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Deniz Kuvvetleri Komutanlığında aday memur statüsünde ... olarak görev yapan davacının, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (8) numaralı alt bendi ve 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile 15/08/2017 tarihinden itibaren ödenmeyen maaş ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Deniz Kuvvetleri Komutanlığında görev yapacak personelin her türlü siyasi ve ideolojik akımlardan uzak olmasının, kamu hizmetinin en iyi şekilde yerine getirilebilmesinin gereği olduğu, kamu hizmetlerinde görev yapacak personelin, kendisini etkileyebilecek yakın çevresinin ve içinde bulunduğu ortamın, yasadışı siyasi ve ideolojik faaliyetlerle herhangi bir bağının olmamasını zorunlu kıldığı, bu nedenle, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ... Bakım Onarım ve İstihkam Komutanlığında aday memur statüsünde inşaat mühendisi olarak görev yapan davacının, güvenlik soruşturmasında tesbit edilen hususlar ve görev yaptığı kurumun statüsü ile görevinin önem ve özelliği dikkate alındığında görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 15/03/2021 tarih ve E:2019/4209, K:2021/1326 sayılı bozma kararına uyularak; dava konusu işlemin dayanağını oluşturan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına konu edilecek bilgi ve belgelerin neler olduğu, nasıl elde edileceği, kullanılacağı ve işleneceğine yönelik güvenceler ve temel ilkeler belirlenmeksizin, bunların alınması ve kullanılmasına izin verilmesine dair yapılan kanuni düzenlemenin Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edildiği ve bu kararın da Resmi Gazete'de yayımlandığı 29/11/2019 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşıldığından; Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştay'ın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda, Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmüne göre elde edilen kişisel verilere dayanılarak güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı, öte yandan, Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararının ilgililer hakkında güvenlik soruşturması yapılamayacağı yönünde olmadığı; aksine, kamu görevinde çalıştırılacak kişiler hakkında Anayasa'nın 129. maddesi uyarınca kamu hizmetinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini teminen haklarında güvenlik soruşturması yapılması yönünde düzenlemeler getirilmesinin, kanun koyucunun takdir yetkisinde olduğu hususunun açıkça belirtildiği, ancak, Anayasanın 138. maddesinin son fıkrası ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesinin birinci fıkrası uyarınca davacı hakkında verilen maddi ve hukuki koşullara göre uygulanabilir nitelikte olan iptal kararının “aynen” ve “gecikmeksizin” uygulanması amacıyla davalı idarece işlem tesis edilmesi gerektiğinin açık olduğu, diğer taraftan, 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu uyarınca, verilen iptal kararının uygulanması aşamasında ya da göreve başlatıldıktan sonra, davalı idarece davacının durumunun yeniden değerlendirileceğinde ise kuşkuya yer bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, yoksun kaldığı parasal hakların dava açma tarihinden (22/09/2017) itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev alacak personelde aranacak nitelliklerin tek tek sayıldığı, hakkında güvenlik soruşturması yapılanın, kurumun ve yürütülen hizmetin gereği olarak değerlendirmeye tabi tutulacağı, Türk Silahlı Kuvvetlerinin bir parçası olan davalı idarede emniyet ve asayişe dair görevlerin yürütüldüğü dikkate alındığında, kapsamına alınacak olan personel için takdir hakkının en uygun adaydan yana kullanılmasının hukuka uygun olduğu, idarenin harçtan muaf olduğu dikkate alınmaksızın yargılama giderlerinin idarelerine yüklenmesinin mevzuata aykırılık oluşturduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma sebeplerinin bulunmadığı, kararın usul ve hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME :Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların dava açma tarihinden (22/09/2017) itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 02/06/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.